Basın Açıklamaları

İSRAİL YİNE HUKUK TANIMIYOR

28.11.2009 tarihinden beri bölgede İHH Batı Şeria temsilcisi olarak bulunan ve İbrani Üniversitesinde İbranice eğitimi alan İzzet Şahin, 27 Nisan 2010 tarihinde Beytüllahim'deki (Betlehem)bir kontrol noktasında İsrail polisince alıkonulmuştur. O tarihten bu yana Patah Tiqwa'daki tutukevinde tutulmuş ve askeri hakim tarafından sorgulanmıştır. Şahin, 13 Mayıs 2010 Perşembe günü İsrail askeri mahkemesi Salem Şumrun’da 3.kez hakim huzuruna çıkarılmıştır.

Gözaltı başlangıcından bu yana hakkında ağır suçlamalar olduğu iddia edilen Şahin hakkında henüz iddianame düzenlenmediğinden üzerine atılı suçlar da bilinmemektedir. İlk günlerde “Batı Şeria’daki iki illegal kuruluşla bağlantılı olduğu için” tutulduğu söylenen Şahin’in, avukatları aracılığıyla adı geçen örgütlerin İsrail ve Filistin’de legal örgütler olduğunun ispatlanması üzerine hakkındaki iddialar ve suçlamalar değiştirilmiştir.

Daha sonraki iddia ise, Türkiye'nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından birisi olan ve aynı zamanda dünyanın 120 ülkesinde insani yardım faaliyeti yürüten BM ECOSOC'da Danışman NGO statüsünde yer alan uluslararası sivil yardım kuruluşu İHH İnsani Yardım Vakfı’nın yasa dışı çalışmalar yapan bir kuruluş olduğudur. Bu iddianın da uluslararası düzeyde çürütülmesi üzerine son olarak Salem Şumrun' daki askeri hapishane içerisinde bir salonda elleri ve ayakları zincirli olarak askeri hakim önüne çıkarılan Şahin’in, “ismi çok gizli” bir örgütle bağlantılı olduğu ileri sürülmüş ve gözaltı süresinin 20 Mayıs tarihine kadar uzatılmasına karar verilmiştir.

Gözaltına alındığı ilk 30 saat kendisine su dahi verilmeyen, uyutulmayan, gördüğü baskılarla bilincini kaybeden, toplamda 50 saati aşkın süre sorgulanan, 20 gündür 4,5m2 lik duvarları siyah sıvalı, penceresi bulunmayan hücrede gözleri bağlı, pranga ve elleri zincirli olarak tutulan Şahin ile ilgili endişelerimiz devam etmektedir. İsrail Askeri Yargı Usulüne göre 3 hakimden oluşan heyet tarafından yargılanması gereken Şahin, aradan geçen 20 güne rağmen mahkeme huzuruna çıkarılmamıştır. Yalnızca bir hakim ve gözaltının her aşamasında kendisine eşlik eden bir Şabak görevlisince hukuka ve temel insan hakları kriterlerine aykırı olarak sorgulanmaktadır.

Türk Büyükelçiliğinin de yoğun çabaları sonrasında 12.05.10 günü tutulduğu Petah Tiqva'daki gözaltı ve sorgulama merkezinde MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Av. Cihat Gökdemir ve MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Av. Gülden Sönmez’le 1,5 saat görüştürülen Şahin, çok ciddi anlamda psikolojik işkenceye maruz kaldığını, aç, susuz, uykusuz bırakıldığını, günlerce sorgulandığını, tehdit edildiğini ifade etmiştir.

Şahin’in yargılandığı mahkemeye gözlemci sıfatıyla katılan aile avukatları ve MAZLUMDER temsilcileri, duruşma ortamı ve yargılama biçimi açısından adil bir yargılanmanın söz konusu olmadığını, Şahin’in gözaltı süresinin temel insan hakları normları ve uluslar arası hukuka aykırı olarak uzatıldığını, hakim tarafından alınan kararın siyasi olduğunu, İsrail Genel Kurmayının Şahin’in serbest bırakılmaması konusunda mahkemeye baskı yaptığını, her halükarda hücrede tutulma fiilinin başlı başına bir hak ihlali olduğunu belirterek duruma tepki göstermişler ve gözlemleri neticesinde, şahıs açısından İsrail’de adil bir yargılama ihtimalinin olmadığını dile getirmişlerdir.

İsrail, Türkiye ile arasındaki eğitim anlaşmaları ve uluslararası anlaşmaların kendisine yüklediği İnsani Yardım çalışmasında bulunan aktivistlere yönelik yükümlülüklerini açıkça ihlal etmektedir.

İsrail bu tavrı ile insani yardım kuruluşlarına gözdağı vermeye çalışmaktadır. Ulusal ve uluslar arası mevzuata göre suç isnat edilemeyen Şahin aleyhinde suç üretme çabaları sonuçsuz kaldığı halde, Şahin’in haksız yere özgürlüğünden mahrum bırakıldığı ve kötü muameleye tabi tutulduğu her dakika, İsrail suç işlemeye devam etmektedir. Bu süreçte Şahin’in hayatı ve psikolojik sağlığı ile ilgili endişelerimiz de artarak devam etmektedir.

MAZLUMDER olarak İsrail’deki duyarlı insanlar ve Musevi Cemaati Hahambaşılığı başta olmak üzere tüm inanç gruplarını, dünya insan hakları oluşumlarını/aktivistlerini, Türkiye ve dünya devletlerini -siyasi, ekonomik, diplomatik, askeri amborgo başta olmak üzere- ivedilikle tepki göstermeye davet ediyoruz.

Av. Elif Uzunpınar
MAZLUMDER İstanbul Şube Başkan Yardımcısı