İsrail Ulusalüstü İnsani Hukuku Ayaklar Altına Alarak Dünya Barışını Dinamitlemektedir!
Günlerdir Müslümanlar'ın en kutsal mekanlarından olan Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya girme çağrıları yapan fanatik Yahudi Mahon Hamikdaş grubunun 25 Ekim günü polis gücü yedeğinde Haremi-i Şerif'e girmesi üzerine çatışmalar çıktı. 100 civarında Filistinli yaralandı ve 25 kişi gözaltına alındı. Yanı sıra, Mescid civarındaki mahallelerde sokakları tutan işgalci güçler, Müslümanlar'ın ibadethanelerine gitmelerine engel olurken Mescid içinde de polis ve mütecaviz Yahudiler ihlal ve saldırılarına devam ettiler.
İşgal altındaki Filistin topraklarında, hiçbir Filistinli'nin Yahudiler'in kutsal mekanlarına girmesine izin verilmezken Müslümanlar'ın bütün kutsal mekanlarına, rızaları alınmaksızın, devlet gücü kullanarak Yahudiler'in girmesi; ne mütekabiliyete, ne kutsal yerlere duyulması gereken saygıya, ne de ibadet özgürlüğüne uymaktadır. Ayrıca, Filistin toprakları İsrail işgali altına girene kadar, kısa süren Haçlılar dönemi hariç, hiçbir Yahudi'nin kutsal mekanlarına girmesine ve ibadet etmesine engel olunmamışken bugün yaşananlar bu toprakların geleneğine de uymamaktadır.
Kurulduğu günden itibaren komşuları aleyhine sürekli topraklarını genişleterek işgal ve ilhak suçu işleyen, BM kararlarını hiçe sayarak Kudüs'ü başkent yapan, Mescid-i Aksa'nın yakılmasına ve birçok tarihi eserin o yangında yok olmasına sebep olan ve Müslümanların yaşadıkları şehirleri yüksek duvarlar örerek zindana çeviren İsrail'in işlediği insanlık suçları sadece işgal ettiği topraklarda değil bütün Dünya'daki barışı tehdit etmektedir. Hukuku ayaklar altına alan İsrail'in bu tutumları, Yahudi ve İslam dinlerine mensup kitlelerin bilinçaltına nefret tohumları ekmek demektir.
MAZLUMDER başta BM ve tüm duyarlı çevre ve aktörleri, bu sorumsuzluğu durdurması için, İsrail'i hukuk alanına çekmeye davet eder.
Ahmet Faruk ÜNSAL