İsrail’in OECD üyeliği, Irkçı Karşıtı Dünyayı Umut Kırıklığına Uğrattı!
İsrail’in hukuk tanımaz ve insan haklarını hiçe sayan tutumu karşısında ulusal ve uluslar arası sivil toplum örgütleri başta MAZLUMDER olmak üzere İsrail’in OECD üyeliğini engellemek için yoğun çaba göstermiş ancak Türkiye veto hakkını kullanmayarak üyeliği onaylamıştır. OECD teşkilatının amaçlarına bakıldığında: “OECD'ye üye veya bu örgüte üyelik talebinde bulunan ülkeler, sosyo-politik ve ekonomik yaşamda, demokrasi, İnsan haklarına ve yurttaş özgürlüğüne bağlılık ile açık pazar ekonomisi çerçevesinde istikrarlı gelişimi vazgeçilmez değerler olarak benimseme” şartı getirmektedir. İsrail 1948 yılında işgal ettiği Filistin topraklarında ısrarlı olarak en temel hukuk ilkelerini ve insan haklarını çiğnemektedir. Ayrıca vatandaş statüsü verdiği Arapları ekonomik olarak dezavantajlı duruma iterek ve yurt dışından ithal ettiği Yahudi nüfusa ise özel ayrımcılık uygulayarak açıkça ırkçı tutum almaktadır. OECD teşkilatının kendi ilkelerini hiçe sayarak bu ülkeyi üyeliğe kabul etmesi aslında kendi kendisini yalanlaması anlamına gelir. Diğer OECD üyelerinin veto hakkını kullanmaması bir yana asıl vahim olan Türkiye’nin veto hakkını kullanmaması ve İsrail’in üyeliğine icazet vermesidir. Son alınan karar, özel olarak Türkiye’nin bir süredir İsrail’e karşı Filistin tarafında yürüttüğü politikanın uluslar arası sermaye ve politikaya kurban edildiğini göstermektedir. Uluslar arası arenada en çok yalnız bırakılması gereken bir zamanda prestijli bir teşkilata İsrail’in üye yapılması bu ülkenin işlediği suçları görmezden gelmek ve suç işleme potansiyelini cesaretlendirmek anlamına gelir. Bu tavır ve sorumluları, tarihin kayıtlarına alınmıştır. Ahmet Faruk ÜNSAL MAZLUMDER Genel Başkanı