Rabbimizin "çevresini mübarek kıldığımız" diye buyurduğu ilk kıblemiz Mescid-i Aksa, yine Siyonist işgalcilerin tehdidi altında. Kudüs bugün görülmedik bir şekilde Siyonistler tarafından Yahudileştirilmekte, coğrafi ve demografik şekli değiştirilmek istenmektedir. Mescid-i Aksa ve Kubbetussahra'yı yıkıp Harem-i Şerif üzerinde "Süleyman Mabedi"ni inşa etmek isteyen İsrailliler, bu amaçla yıllardır sürdüre geldikleri "arkeolojik kazı çalışmaları"nın bir adım ötesine geçmiş bulunuyorlar. Altında kazılı olan 22 tünel, Mescid-i Aksa'nın temellerini sarsmaktadır. Yahudiler Sukot/Çardak Bayramı'nı kutlama bahanesi ile birkaç hafta öncesinden bu yana radikal Yahudi gruplar, bu kutsal bayramlarında 1 milyon kişi ile Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemek üzere çağrı yapmaktaydılar. Bugün Küdusun bütün kapılarını kapatmış durumdadırlar ve içeride ibadet eden Müslümanları da ya tutuklamaktadırlar yâda yiyeceksiz ve susuz bırakmatadırlar.
Kudüs'lü ve Filistinli Müslümanlar Mescid-i Aksa'da namaz kılmaktan alıkonuluyor. Mescid-i Aksa'nın hatibi Şeyh İkrime Sabri, soruşturma için hâkim karşısına çıkarılıyor Şeyh Raid Salah Mescidi Aksadan uzaklaştırılıyor ve sürgün ediliyor. Kudüslü Müslümanlar sürgün ediliyor. Evleri yıkılıyor, gasbediliyor ve sokaklara atılıyorlar. Müslümanların Mescid-i Aksa'da namaz kılmaları engellenirken, buna mukabil yerleşimci Yahudilere her türlü serbestlik tanınıyor.
Siyonistler, Kudüs'ü kirletmektedir. Kudüs'teki İslami sembolleri yok etmek için planlar hazırlıyorlar. Bütün bunlar, Kudüs'ü Yahudileştirmeyi hedefleyen planların bir parçasıdır. Bütün bunlar, Mescid-i Aksa ve Kudüs'ü tehdit etmektedir. Mescid-i Aksa, siyasi müzakereler de konuşulacak bir konu değil. Mescid-i Aksa ve mübarek kılınan çevresi, müzakerelere konu edilemez. Mescid-i Aksa ne sadece Kudüslülülerin ne de sadece Filistinlilerindir. Mescid-i Aksa, dünyadaki tüm Müslümanlarındır. Mescid-i Aksa bizim tarihimiz, medeniyetimiz ve geleceğimizdir.
İsrail'in her türlü insani ve ahlaki değerleri ayaklar altına alarak Müslümanlara, Mescidi Aksa'ya ve tüm insanlığa karşı yaptığı bu işgaller ilk değildir ama son olmak zorundadır. İşgalci İsrail, Gazze'deki katliamla ilgili raporlar aleyhine dönünce özellikle İran'a yönelik nükleer yaptırımlar için çabalarken bir anda kendisinin nükleer silahları tartışılmaya başlayınca, gündemi değiştirmek için yine dinamitin fitilini ateşledi.
Kudüs ve Mescid-i Aksa, bugün tüm dünya Müslümanların ayağa kalkmasını istemektedir. Peygamberimiz "Birbirini sevmede, birbirlerine acımada ve korumada müminler bir vücut gibidir. Vücudun herhangi bir organı rahatsız olursa, diğer organlar toptan humma ve uyumsuzluğa tutulur" buyurmuştur. Bugün Mescid-i Aksa, ümmetin önemli bir organıdır. Mescid-i Aksa, ümmetin şerefini temsil etmektedir. Ümmetin tarihini ve geleceğini temsil etmektedir. Onu kurtarmak bütün İslam ülkelerinin boynunun borcudur. Mescid-i Aksa'nın savunulması tüm Müslümanların görevidir.
Maalesef İsrail yönetiminin en büyük cesaret kaynağı, yaşananlar karşısında dünya kamuoyunun büründüğü korkunç sessizliktir. Ağızlarını her açtıklarında barıştan ve insan haklarından bahseden gelişmiş ülkeler nerede? Nerede Müslüman ve Arap ülkelerinin liderleri? Koltuklarının ellerinden gitmesinden korkan liderler nerede? Fakat Mescid-i Aksa yıkılırsa hangi koltuk, hangi şeref, hangi onur ve izzet kalacak? En acısı da İslam ülkelerinin yöneticileri, İslam Konferansı Örgütü, Arap Birliği, nerede? Mescid-i Aksa, saatli bir bombadır. Mescid-i Aksa'ya verilecek her türlü zarar halinde, ilk önce Siyonist işgalcilerin yüzüne karşı patlayacaktır, akabinde bütün Arapların ve dünyanın yüzüne.
Peygamberler şehri Kudüs ve Mescid-i Aksa Müslümanların namusu, insanlığın onurudur ve kültürel mirasıdır. Kudüs bize barış ve adaletiyle gönüllerde yer etmiş bir ecdadın mirasıdır. Biz harem mescitlerinin üçüncüsü olan Mescidi Aksa'mızı ve Kudüs'ümüzü unutmayacağız. Aksa'daki bütün muhafızları ve müdafaacıları selamlıyoruz. Biz sizinle aynı hendekteyiz ve asla Aksa'dan vazgeçmeyeceğiz diyoruz. Filistini, Gazze'yi Aksa'yı ve tüm mazlum ve mağdur coğrafyaları buradan selamlıyoruz.
"Filistin davası kendisine özgürlüğü yakıştıran bütün özgür insanların davasıdır"
ADANA FİLİSTİN DAYANIŞMA PLATFORMU