Engin Ceber'in işkenceyle ölümü üzerine soruşturma yapılsa da diğer cezaevlerindeki işkence iddiaları ağırdan alınıyor. Sincan'dan Kırıkkale F tipi cezaevine nakilde gerçekleşen toplu işkence soruşturması 13 ayda bir arpa boyu yol alamazken, toplu dayağa karşı 'insanlık onuru işkenceyi yenecek' sloganı atan mahkumlara jet hızıyla cezalar kesildi.
HOŞ GELDİN İŞKENCESİ " İddia, Ankara Sincan bir ve iki nolu F tipi cezaevlerinden 15 eylül 2007'de Kırıkkale F tipi cezaevine 27'si siyasi olmak üzere 70 hükümlünün nakliyle gündeme gelmişti. Hükümlülerin cezaevine kabul aşamasında ve odalarına alındıktan sonra infaz koruma memurlarınca işkence ve kötü muamele yapıldığı bazı avukatların iki gün sonra müvekkillerini ziyaretinde ortaya çıktı.
DİLEKÇELER HASIR ALTI " Avukatlar Cezaevi müdürlerinin eşliğinde yaşanan ve darp izlerinin açıkça görüldüğü tablo üzerine harekete geçti ve hükümlülerin verdiği şikayet dilekçelerinin yetkili makamlara ulaştırılmadığını belirledi. 1. Müdür Hasan Karakurt dilekçelerden habersizmiş gibi tutum takınınca avukatlar Filiz Kalaycı ve H.İbrahim Akgün Kırıkkale Başsavcılığına gidip suç duyurusunda bulundu.
Dilekçeler işleme bu aşamada konuldu ve şikayetçi mahkumların ifadeleri alınmaya başlandı. Avukatlar, cezaevindeki izlenimlerini raporla İHD'ye onun aracılığıyla da Uluslararası İnsan Hakları örgütlerine ulaştırdı.
13 AYDIR NEDEN BİTMEZ " Adalet Bakanlığı'na da şikayette bulunup bilgi istediler, bakanlık sadece 'idari soruşturma var' demekle yetindi. Ve geçen 13 aya rağmen bu soruşturma bir türlü sonuçlandırılmadı.
SLOGANLARA JET CEZA " İşkenceye suç duyurusu sonuçlandırılmazken, hükümlülerin dayağa tepki olarak attıkları 'insanlık onuru işkenceyi yenecek' sloganları nedeniyle kendilerine jet hızıyla disiplin cezaları verildi.
SAVCI SORUŞTURUYOR " Avukat Kalaycı'nın soruşturmada tespit ettiği olumsuzlar şöyle:
* Soruşturma kötü muamelenin olduğu cezaevi savcısınca yürütülmüştür,
* Cezaevi hekimi bir takım ekimoz bulgularını tespit ettiği halde bu raporları yazmayarak işkenceyi gizlemek suçu işlemiştir,
* Hükümlüler savcıya yaralarını göstermiş, ancak sevkedildikleri hastanede işkence görmemiştir raporları yazılmıştır.
CEZAEVİNİN DIŞINDA DA " Bu arada gardiyan terörü cezaevi dışına da taştı. Sincan 1 Noılu F tipindeki siyasi tutuklardan Erol Zavar (aynı zamanda kanser, tahliye edilmiyor) Deniz Bakır ve Mahmut Soner'in yakınlarının gardiyanlarca dövüldüğü Derya Bakır adlı tutuklu yakının ayağının iki yerden kırıldığı ortaya çıktı. Olay raporla de tespit edilirken Bakır ve arkadaşlarının suç duyurusu Adalet Bakanlığı'na ulaştığı ve idari soruşturma başlatıldığı açıklandı.
DÖVÜLDÜK ŞİKÂYETÇİ DEĞİLİM
Kırıkkale F tipinde toplu işkence-kötü muamele iddiasıyla ilgili şikayetçi mahkûmların savcılık ifadelerinde şöyle ayrıntılar var:
Şehmus Özsubaşı: "Beni üniformalı 10 kişilik infaz meruru küçük odaya aldılar herhangi şey söylemeksizin ağır küfürler ederek tekme tokat dövüp üstümü soydular. Bana 'siz PKK'lısınız sizden intikam alacağız, burada hukuk işlemez, Kral biziz, kimse hesap soramaz' şeklinde sözler söylüyorlardı. Burnumdan-kulağımdan kan geliyordu.
Doktora götürdüler. Diyaveddin Turhan': "Dayak sonrası koridorda yürütüp sonra tekrar dayak attılar. Başka arkadaşların da dayak nedeniyle yaralarını gördüm. Görevlilere doktora savcı müdürle görüşme isteğimizi ilettiğimde memurlar oralı olmadığı gibi 'siz birbirinizi dövmüşsünüz' diye alay ettiler."
Cevat Soysal: PKK'nın üst düzey yöneticilerinden iken tutuklanıp mahkum edilen Cevat Soysal ise diğer mahkumlardan farklı şu ifadeyi verdi: Ben de infaz koruma memurlarınca dövüldüm. Ancak bu olaylar sonrasında şikayetçi olsam bile herhangi sonuç alamayacağımı düşündüğüm için şikayet dilekçesi vermedim. Bu nedenle şikayetçi değilim, ifade vermek de istemiyorum"