Suriye, Irak, Yemen, Nijerya ya da Mısır; ülkelerin ismi değişiyor fakat yaşanan trajedi değişmiyor. İnsanlık ortak paydasında buluşan geniş bir coğrafya, her gün yeni bombardımanların, bombalı saldırıların, katliamların hedefi olmayı sürdürüyor.
Suriye’nin Halep şehrinde uzun süredir devam eden abluka, Rusya’nın hava desteğini alan Suriye ordusunun son haftalarda gerçekleştirdiği hava saldırılarıyla birleşerek, birçok can kaybı yaşanmasına yol açtı. Halep’te yaşanan insan hakları ihlalleri, son süreçteki gelişmelerle birlikte hızlı bir artış gösteriyor.Sivil yerleşim yerlerinin, gıda ve sağlık hizmeti veren tesislerin de hedef alındığı bombardımanlar can kayıplarını arttıran sivil katliamlarının dışında açlık, yetersiz beslenme, ilaç eksikliği ya da tedavi edilememe gibi sebeplere bağlı ölümlere ve kalıcı hasar bırakan hastalıklara neden oluyor. Halep, tüm insanlığın gözleri önünde, insanlıkla birlikte yok oluşa giderken; her geçen günün ardından daha büyük trajedilere sahne oluyor.
Irak’ta yaşanan iç karışıklıklar, yaşam hakkı başta olmak üzere temel insan hakları ihlallerini gündelik hayatın kötü bir rutinine dönüştürürken; ülkede kaotik durumu besleyen bombalı saldırılar da her gün daha fazla can kaybına yol açıyor. Geride kalan birkaç haftada; Felluce’de bir düğün salonuna yönelik bomba yüklü araçla ve Kaim kasabasında bir pazar yerine Irak hava kuvvetleri tarafından savaş uçaklarıyla yapılan saldırılarda yüzlerce sivil insan hayatını kaybetti ya da ağır şekilde yaralandı. Son olarak Irak ordusu ile IŞİD arasında çatışmaların devam ettiği bildirilen Musul’un En-Nur ve Et-Temim mahallelerinde evlere isabet eden roketler 15 kişinin ölümüne neden oldu.
Türkiye gündeminde fazla yer bulmamakla birlikte, Yemen de, şiddetin yıkıma ve yoğun insan hakları ihlallerine sahne olmaya devam ediyor. Suudi Arabistan önderliğindeki koalisyonun gerçekleştirdiği hava saldırılarında bugüne dek 7 binden fazla kişinin öldüğü ve savaş ortamında açlık, yetersiz beslenme ve eksik tedavi gibi nedenlere bağlı olarak binlerce çocuğun hayatını kaybettiği, 500 bine yakın çocuğun ise hayatta kalma mücadelesi verdiği tahmin ediliyor. İntihar eylemlerinin, siyasi suikastların, mayın tuzaklamalarının ve bombalı araçlarla gerçekleştirilen saldırıların krizi derinleştirdiği ülkede, son olarak IŞİD mensuplarınca gerçekleştirdiği iddia edilen bombalı saldırı, 50’den fazla ölüme yol açtı.
Askeri darbe sonrası sistematik insan hakları ihlallerinin yaşandığı bir diğer ülke olan Mısır'ın başkenti Kahire'de, Kıptilere ait olduğu belirtilen bir katedrale düzenlenen bombalı saldırıda 25 kişi hayatını kaybetti. Somali'nin başkenti Mogadişu'da gerçekleştirilen bombalı saldırıda can kayıplarının sayısı 11 olurken; Nijerya'nın kuzeyindeki Madagali kasabasında Boko Haram örgütü tarafından düzenlendiği iddia edilen bombalı saldırıda, alışveriş yapmakta olan 30 kişi hayatını kaybetti, 67 kişi ise yaralandı.
MAZLUMDER olarak, yaşam hakkı başta olmak üzere insanları ve en temel insan haklarını hedef alan her türlü savaş suçunu, şiddet eylemini, saldırı ve katliamı kesin bir dille kınıyoruz. Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanmakta olan çatışma süreçlerine kalıcı şekilde son verecek çözümlerin şiddet araçlarıyla değil şiddet-dışı mücadele yollarıyla, diyalog ve siyasal müzakerelerle geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu sebeple sadece masum insanları değil aslında bütün insanlığı katleden, çatışmaları derinleştirip yaygınlaştıran, toplumlar arasında etnik, dini ya da mezhebi ayrışma ve çatışma üreten, her türlü fiilin ve söylemin bir an önce son bulmasını temenni ediyoruz.
MAZLUMDER Genel Merkezi