Kanada'da müslümanların yoğun olarak yaşadığı Quebec'de bulunan etkili bir insan hakları örgütü, hükümetin başkanlık için aday gösterdiği isim nedeniyle tartışmaların odağına yerleşti.
İki hafta önce kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Haklar ve Demokrasi Kurulu başkanı Remy Beauregard'ın yerine, Kanada'nın sağ eğilimli hükümetinin aday gösterdiği kişi, müslüman göçmenlerin artışından duyduğu rahatsızlığı gizleme gereği görmeyen Gerard Latulippe...
Ülkenin aşırı sağcı görüşleriyle bilinen Birleşik Kanada Partisi'nden bir dönem milletvekili olan Gerard Latulippe, Montreal'deki müslüman nüfusun artmasının "endişe verici" olduğunu söylemiş, 2007 yılında hazırladığı bir raporla müslümanların özel bir testten geçmeden göçmen olarak eyalete girişine izin verilmemesini istemişti.

Şimdilerde Haiti'de 'demokrasi danışmanlığı' yapan bir Amerikan enstitüsü için çalışan Latulippe, Kanada siyasetinde ismi 80'lerden bu yana skandallarla ve tartışmalarla anılan bir isim oldu. Liberal partide başlayan siyaset serüvenine Quebec'teki ayrılıkçı gruplarla devam eden Gerard Latulippe, son olarak aşırı sağcı Birleşik Kanada adayı olarak girdiği seçimleri kaybedince siyasetten uzaklaştı.
Kanada'nın Fransızca konuşulan eyaleti Quebec'teki göçmenlik tartışmaları sırasında öne çıkan Latulippe, bölgede artan 'müslüman göçü'nün sosyal ve kültürel yapıyı bozduğunu savundu, göçmenlerin "Montreal dışına yerleştirilmesini ve Quebec değerlerine uyma sözü vermesini" istedi. Latulippe, başörtüsü gibi dini sembollerin yasaklanmasını isterken, "Quebec'in ulusal kimliğini yansıtan haçların kamu binalarında yer almasının gerekliliğini" savundu.
"İSRAİL LOBİSİ BASKISI"
Öte yandan, Kanada hükümetinin bu kararı, Haklar ve Demokrasi Kurulu içinde de, zaten varolan bir gerginliği iyice ortaya çıkardı.

Son dönemde hükümetin Kurul'a yaptığı atamaların 'İsrail yanlısı' isimler olduğunu savunan eski üyeler, gergin geçen bir toplantı sonucu hayatını kaybeden eski başkan Remy Beauregard'ın, bu yeni üyelerin baskısı nedeniyle zor günler geçirdiğini savundu.
Hükümetten yıllık 11 milyon dolar destek alan Kurul'un eski başkanı, Orta Doğu'da yaşanan olaylar karşısında verdiği, çoğu kez İsrail yanlısı lobileri rahatsız eden açıklamaları ve Filistin konusuna duyarlılığı ile tanınıyordu. Kanada'daki Filistinli gruplara maddi yardım sağlayan Beauregard, kurulun bazı üyeleri tarafından tam anlamıyla hedef alınmış, eski başkanın ofisinde "hiç bir yahudi çalışanı olmadığı" iddiası bile kullanılmıştı.
Kurul çalışanlarından bazıları, National Post'a yaptıkları açıklamada, çalışma ortamını "tam bir cehennem" olarak nitelerken, "dini fişleme" yapıldığını, baskı ve yönlendirmenin arttığını ifade etti.
Kanada hükümeti ise, aday seçimi konusunda geri adım atmayarak, eski başkan Remy Beauregard'ın "Kurul'u yoldan çıkardığını", Latulippe'nin "Kanada'nın değerlerinin Haklar ve Demokrasi Kurulu'na dönmesi için ideal aday" olduğunu savundu.