<!--?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /-->
Dünün mazlumuydunuz ve bugün ne çabuk unuttunuz bunu!
Bu toprakların sakinleri çoğunlukla muhacir.
Ve biz insanlar bu dünyada hepten misafiriz.
Devletler, sınırlar, flamalar insandan daha kıymetli değildir.
Yaşamı öncelemeyen, insanı yaşatmayan hiç bir ideoloji, hiç bir din düşünülemez.
Politik hedefler için bir insanı, bir toplumu, bir inanç grubunu, bir etnik kimliği mağdur edemezsiniz/edilemez.
Biz insanlar, devletler oyununda yokuz,
Savaşlarınızda, kavgalarınızda yokuz, konu mankeniniz olmak istemiyoruz.
Yeryüzü herkese yeter ve herkes her yere aittir.
Kim tarafından yapılmış olursa olsun, geçmişte ve şimdi yaşanan zulumleri, katliamları, soykırımları kabul etmek bir erdemdir.
Hiç kimse babasının, dedesinin işlediği suçtan dolayı yargılanamaz, kınanamaz. Suç bireyseldir, suç devrin muktedirlerine, ittihatçılara aittir.
Kitleler, muktedirler tarafından tahrik edilebilir, manipüle edilebilirler.
Kitleler, haksız yere savaşa sürülebilir, kendilerine cinayetler işletilebilir.
Ayrıca "Ecdadımız soykırım yapmamıştır, yapmaz" deyip büyük konuşmayınız, ecdadınız da insandır. Sahi ecdat denen kurguya nasıl da inanmışsınız.
Bizler, komşularımızla insanca, dostça yaşamak istiyoruz.
Vatancılık, milliyetçilik, şövenizm, ulusçuluk kafeslerinden uzak durunuz. Daha dün mevlana törenlerinde bütün insanları sevdiğinizi söylemiştiniz.
Sayın başbakan!
"vatan tüm kötü alışkanlıkların anasıdır" diyen İspanyol yazar Juan Goytisolo'ya kulak veriniz.
Sizin inancınıza göre beden emanet, doğa emanet, sahip olduğumuz her şey imtihan(fitne) değil miydi?
Canan Arıtman bilmeyebilir ancak sizin bildiğinizden eminiz.
Ermeni komşularımıza, insanlarımıza sesleniyoruz!
Evimiz evinizdir, yurdumuz yurdunuzdur. Siyaset erkine aldırmayınız!
Hep ileriye evrensel değerlere bakınız.
Yeryüzünü yaşanabilir kılmak ellerimizde.
Dünya herkese yeter.
Ve başbakana tekrar sesleniyoruz : Yeni bir tehcir iradesini çağrıştıran talihsiz beyanlarınızı geri almanızı ve kaçak Ermeniler dahil tüm Türkiye kamuoyundan özür dilemenizi talep ediyoruz.
Mazlumların diliyle ifade edelim ;
"Hepimiz insanız ayırma bizi kendinden" sayın Başbakan.