İbadet ve Seyahat özgürlükleri en temel insan haklarındandır. Evrensel İnsan Hakları Beyannamesinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında bu iki hak çok açık olarak zikredilmiştir. Bunların keyfi ve sorumsuzca sınırlanması bir insan hakları ihlalidir. İnsan hakları ihlalinin olduğu yerde zulüm vardır, haksızlık vardır, insan onurunun çiğnenmesi vardır.
Tüm bunlara rağmen hala Türkiye'de, ekonomik imkansızlıkları, rahatsızlıkları, hastalıkları veya başka bir nedenden dolayı uçak yolculuğu yapmak istemeyenlerin, hac ibadetleri ve seyahat özgürlükleri kısıtlanmaktadır. Yani Türkiye'de bu alanda da ciddi bir insan hakları ihlali vardır.
Büyük bir esef ve kınama ile haykırıyoruz ki; Laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve bu laik devletin din işlerini tanzim etmek için kurdurduğu Diyanet İşleri Başkanlığı; Türkiye'deki, Hac ibadetini yerine getirmek isteyen Müslüman vatandaşların ibadet ve seyahat özgürlüklerine darbe vurmaktadır, engel olmaktadır ve bu ibadeti kendileri açısından bir rant kapısı haline getirmektedir!
Hac ve Umre ibadetinin mana ve özünden çok uzak, tamamen ticari kaygılar ve kar hesabı üzerine bina edilmiş bir anlayış ve yaklaşım sergilenerek, HAVAYOLU İLE HAC MECBURİYETİ dayatılmaktadır! Bu dayatma açıkça 'seyahat ve ibadet hürriyetinin engellenmesi' demektir.
Hacca nasıl gidileceğine karar veren Turizm Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı, TURSAB ve Diyanet İşlerinin yetkililerinden oluşan "Bakanlıklar arası Hac Kurulu"; Monako kumarhanelerine, İspanya boğa güreşlerine, başka din ve inançların etkinlik ve ibadetlerine kısacası pagan ve putperest adet ve geleneklerinin etkinliklerine gidip-gelmeye karışmadığı gibi, Müslümanların hacca nasıl gideceklerine de karışmamalı, hangi yolla olursa olsun engellememelidir.
MAZLUMDER olarak uluslararası sözleşme ve anlaşmalar ile anayasadan doğan ibadet ve seyahat hürriyetinin kısıtlanmaması gerektiğini hatırlatır, Laik Türk devletinin, Müslümanların Hac ve Umre ibadetini nasıl yerine getireceğine daha fazla karışmaması gerektiği konusunda uyarıda bulunmak istiyoruz.
Son olarak Bakanlıklar arası Hac Kurulu'nun, Hac ve Umre ibadetini yapmak isteyenlere, 'havayolları tek seçenektir' dayatmasını terk etmeye; Kara, Demir veya Deniz yollarını alternatif ulaşım yolları olarak kullanmak isteyenlerin ibadet ve seyahat hürriyetlerini engellememeye davet ediyoruz.
MAZLUMDER Şanlıufa Şubesi Başkan Yrd.
Ömer SİNİKAN