
Sadece insani yardım için yola çıkan bu konvoy, karşılaştığı bütün engellere rağmen yılmıyor, hem Gazze'ye girmek hem de Filistin'deki dramın son bulması için dua bekliyor.
> ŞAM - LAZKİYE
İHH İnsani Yardım Vakfı'nın Filistin'e Yardım Konvoyu gece geç saatlerde Şam'ın 30 kilometre dışındaki Sahara otele varıyor. Şam'a gelip dolaşmamak olur mu? Hem direksiyon sallamaktan, hem de yüzlerce kilometre yol yapmaktan o kadar yorulmuşum ki adım atacak halim yok. Yatağımın musalla taşı, yastığımın kaldırım taşı gibi olmasına bile aldırış etmeden ölü gibi yatıyorum.
Her dilden her renkten insanın hınca hınç doldurduğu salonda kahvaltı yaptıktan sonra Lazkiye'ye doğru yola çıkıyoruz. 200'ü Türkiye'den olmak üzere 17 ülkeden 385 kişinin katıldığı 210 araçlık konvoy otelin önünden düğün konvoyu gibi hareket ediyor. Yol kenarına dizilen insanlar Filistin, Türkiye, çeşitli parti ve direniş örgütü bayraklarıyla sevgi gösterisinde bulunuyor.
ORTA DOĞU LABİRENTİ
İçinde diyaliz makinesi, ilaç, gıda maddesi ve giyecekler olan İHH İnsani Yardım Vakfı araçlarının Orta Doğu labirentinde Gazze'ye bir çıkış yolu bulabilmesi için 400 kilometrelik yeni zorlu bir engel daha var.
Konvoyu Kızıldeniz'de burnunun dibindeki Nuveybe yerine, binlerce kilometre uzaklıktaki Akdeniz üzerinde alacağını açıklayan, bu yüzden Gazze'ye kavuşmayı 10 gün tehir eden Mısır, konvoydakilerden bol bol dua alıyor!
250 kilometrelik yolculuğun ardından Tartus'tayız, hem benzin almak hem de açlıktan zil çalan midemizi bastırmak için mola veriyoruz.
BİZE SAHABEYİ HATIRLATTINIZ
Araçlardan inenler Keşmir'de deprem zamanı birlikte bulunduğumuz ekip şefimiz Tuncay'ın kurduğu sofranın etrafını çeviriyor. İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım, Küba ve Haiti'de kasırga zamanı 17 gün mahsur kaldığımız MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, Darfur'daki kamplarda günlerce dolaştığımız Necmettin, Zimbabwe'de kurbanı birlikte geçirdiğimiz Mustafa, Endonezya'da yetimhane için çabaladığımız Osman Atalay, Suriye'deki kamplardan Ebu Ahmet, Irak'tan Salih, anlayacağınız bütün hayırseverler burada...
Akşama doğru Türkiye sınırındaki Lazkiye'deyiz. Baas Partisinin Akdeniz'in kıyısındaki İzci kampı bizim için tahsis edilmiş.
Bungalow tipi 6 adımlık evlere yerleştirilen 6 yatak kimseyi rahatsız etmiyor. Başka zaman olsa üç beş yıldızdan aşağı otelde kalamayacak insanlar, yıldız açığını gökyüzünden tamamlayıp mutlu oluyor.
Kamp alanı gecenin ilerleyen saatlerinde Filistinli ve Suriyeli grupların akınına uğruyor. "Birruh Biddem Neftike Ya Gazze", "Birruh Biddem Neftike Ya Etrak" (canım, kanım sana feda olsun ey Gazze, ey Türk) diye tezahüratlarla yanımıza gelip içinde tavuk döner olan dürümlerden ikram ediyorlar. Hatta bazıları ısrarla bizleri evlerine götürmek istiyor, "Sizleri görünce sahabenin seferlerini ve onlara yapılanları hatırlıyoruz. Ne olur bizi kırmayın, bizi bu ecirden mahrum etmeyin" diye yalvarıyorlar. İHH'dan bazı arkadaşlar kısa süreliğine de olsa evlerine misafir olup bu gariplerin gönlünü hoş ediyor.
ASKER PARASINI VERDİ
Gece olduğunda ise ortalık savaş alanına dönüyor. Türkiye'den gelen çok sayıda Ermeni ile Nasirilerin ağırlıklı olarak yaşadığı Lazkiye'de yeni yıl dalgasına millet gökyüzünü ateşe veriyor. Abartısız tam bir saat boyunca havai fişek atılıyor.
Kampta ise ayrı bir hava hakim... Günlerdir aynı yolda olan insanlar küçük küçük ateşlerin başında Malatyalılar ve Antepliler zuladaki kuruyemişlerini çitleyerek sohbet ediyor... Çayların biri doluyor diğeri boşalıyor, söz dönüp dolaşıp Gazze'ye geliyor. Konvoya İstanbul'dan katılan Efraim Yeşil, Adana'da durduklarında nöbet tutan bir askerin yanına gelerek. "Amca Filistin'e mi gidiyorsunuz?" diye sorduğunu evet cevabı üzerine utana sıkıla cüzdanının içine üç dört kat katladığı 20 TL'sini çıkarıp, " Ne olur bunu da benim için götürün" dediğini anlatıyor. Zafer Göker ise bir simitçinin 3.5 TL verdiğinden bahsediyor... Sabah kampta kurulan sofralarda herkes birini misafir edebilmek için çaba gösteriyor. Çayı Siirtli Metin ağabeyin elinden içiyorum, kahvaltıyı ise Yalovalı Talha'nın nezih sofrasında yapıyorum.
HAREKET VAKTİ GELDİ
Hepimiz cumartesine (bugüne) odaklandık. Bugün öğleden sonra konvoyla birlikte Lazkiye Limanından Ro-Ro gemisiyle El Ariş'e gidiyoruz. Yabancıların "İsrail bombalar korkusuyla cesaret edemediği konvoyu" bir Türk gemisi taşıyacak. Yaklaşık 20 saat süren yolculuğun ardından yarın sabah El Ariş'e ulaşmış olacağız. 
Lazkiye'de gece boyunca kaldığımız izci kampında ateş yaktık. Çayların biri doluyor diğeri boşalıyor, söz dönüp dolaşıp Gazze'ye geliyordu. 
KAMPIN YABANCILARI
Konvoya San Diego'dan katılan 78 yaşındaki Larry ve eşi Fave Hampshire, günlerdir Gazze'ye girmek için bekleyenlerden. İrlandalı Die Murphy de (sağda) Mısır'ı protesto etmek için açlık grevi yapanlardan.
AKLA MANTIĞA SIĞMIYOR
Mısır'ın kapıyı üç gün açmakla ihsanda bulunmuş gibi davrandığını söyleyen MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, "Peki senenin 363 günü ne olacak? Burada kesinlikle insan hakları suçu işleniyor. Bu insanların hele hele Müslüman bir ülke kanalıyla mağdur edilmesi akla mantığa sığan bir şey değil" diyor.
İNSANİ YARDIM VAKFI BAŞKANI: Konvoyu Türk gemisi taşıyacak
Filistin'e Yol Açık Konvoyu'nun Mısır tarafından Akabe Limanından geri çevrilmesiyle birlikte Gazze'ye girişin geciktiğini anlatan İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım, bununla ilgili uluslararası çapta girişimde bulunacaklarını söyledi. Konvoyun geciktirilmesi ile birlikte işlerine geri dönemedikleri için istifa eden 7 İngiliz'e ve paraları bittiği için yola devam edemeyecek olan yabancılara İHH İnsani Yardım Vakfı'nın sahip çıktığını anlatan Yıldırım, Türkiyeli hayırseverlerin Filistin'e giden her yoldaki taşı kaldıracağını kaydetti. Mısır'ın uyguladığı anlamsız politikalar yüzünden konvoyun mağdur olduğunu söyleyen Yıldırım şöyle konuştu: "Cenevre Sözleşmesine göre yardım ekiplerini engellemek bir suçtur. Mısır bu suçun bedelini ödemek istemiyorsa aklını başına almalı. Mısır bir devlet olduğunu hatırlamalı ve İsrail'den bağımsız politika üretmeli. Biz İKÖ ve Arap Birliği'nden de destek bekliyoruz. Bu konvoy Müslüman kardeşlerimize yardım için giderken bir Müslüman ülkenin engeline takılıyor. Bunun hesabı çok ağır olur." Akdeniz üzerinden Gazze'ye geçme planları yapan konvoyun anlaşma yaptığı gemi firmalarının da konvoyu taşımaktan vazgeçtiğini anlatan Yıldırım, "Kaptanlar İsrail'in vururuz tehditlerinden çekinmişler. Ama biz kesinlikle vazgeçmeyeceğiz. Türk gemisi ULUSOY 6 ile anlaştık. İnşallah Cumartesi (bugün) gece Libya'dan buraya gelecek ve araçlarımızı o gemiye bindireceğiz . Biz de iki gün içinde Gazze'ye gireceğiz" dedi. Türkiye'nin hem hükümet olarak hem de halk olarak bu konvoyun yanında olduğunu hatırlatan Yıldırım, "Bileziklerini yüzüklerini bağışlayan hayırseverlerimizin emanetini Allahın izniyle yerine ulaştıracağız " diye konuştu.