Basın Açıklamaları

Evrensel hukuk yasalarına uygun davranmaya davet ediyoruz

Evrensel hukuk yasalarına uygun davranmaya davet ediyoruz
Evrensel hukuk yasalarına uygun davranmaya davet eden açıklamamızdır.

7 Mart 2016 Pazartesi günü Diyarbekir Valiliği tarafından Sur ilçesinde sivillerin tahliyesi amacıyla oluşturulan güvenlik koridorundan "güvenli bölgeye" alındıkları belirtilen kişilerin tahliyeleri sonucunda sosyal medya ile yazılı ve görsel basında paylaşıma giren fotoğraflar tahliyeler esnasında bu kişilere insan şeref ve onuruna aykırı bununla birlikte toplumda infial yaratacak  muameleler yapıldığını bizlere apaçık bir şekilde göstermiştir.

Diyarbakır Valiliğinin 8 Mart günü resmi sitesinde yapmış olduğu

"Teslim olan kişilerin üzerlerinin çıkarılması uygulaması, canlı bomba, bombalı tuzak, intihar eylemi vb. olumsuz durumlara karşı güvenlik güçlerimiz tarafından alınmış olan tedbir amaçlı bir uygulama olup, söz konusu çalışma bütün dünyada aynı şekilde gerçekleştirilmektedir."

şeklindeki açıklama yeterli ve tatmin edici bir açıklamadan varestedir. Zira bu kişilerin farklı fotoğraflarda ailelere birlikte askerlerin/güvenlik güçlerinin başlarında durduğu halde yine elbiseleri çıkarılmış olarak bekletildiği görülmektedir.

Bununla birlikte saklandıkları ya da tutuldukları yerden çıktıktan hemen sonra bataniyeler veya farklı yollarla üzeri çıkarılan kişiler bekletilmeden bu onur kırıcı ve haysiyet zedeleyeci eyleme maruz bırakılamadan tedbirler alınamaz mıydı?

Mazlumder olarak bizler burada bir ihmaldan öte bile isteye yapılmış hak ihlâli ve insan onuruna aykırı olan bir durum olduğuna inanmakta olduğumuzu ifade ederken çatışma ve savaş ortamında teslim olan veya ele geçirilen sivil ya da silahlı unsurların aşağıda da belirttiğimiz üzere uluslararası antlaşmalarda ve evrensel hukuk yasalarına uygun olarak muamele edilmesi gerektiğini yetkilileri uyararak sorumlu davranmaya çağırıyoruz.

Yetkilileri taraf oldukları sözleşme hükümlerini ve T.C ceza yasasını uygulamaya davet ediyoruz.

Cenevre Silahlı Çatışma Konvansiyonları

Madde 3

l. Silahlarını terkeden silahlı kuvvetler mensuplarıyle hastalık, yaralanma mevkufiyet dolayısıyle, veya sair herhangi bir sebeple harp dışı edilmiş bulunan şahıslar da dahil olmak üzere muhasamata doğrudan doğruya iştirak etmiyen şahıslara, ırk, renk, din ve akideye, cinsiyet, nesep veya servete, veya bunlara mümasil herhangi diğer bir kıstasa dayanan aleyhte bir tefrik gözetilmeksizin bilumum hallerde insanca muamele edilecektir.

Bu maksatla, yukarda zikredilen şahıslara karşı her zaman ve her yerde:

a. Cana veya vücut bütünlüğüne halel getiren taaddiler, ezcümle bütün şekilleriyle katil, sakatlamalar, zalimane muameleler, işkence ve tazipler;

b. Rehineler alınması,

c. Şahısların vakarına taaddiler ezcümle haysiyet kırıcı ve tezlil edici muameleler,

d. Usulü dairesinde teşkil edilmiş ve medeni milletlerce elzem olarak kabul edilmiş bulunan adli teminatı haiz bir mahkemece evvel emirde hüküm ısdar edilmeden mahkumiyet kararları verilmesi ve bunların icra ve infazı, memnudur ve memnu kalacaktır.

Madde – 13

Harp esirlerine her zaman insanca muamele edilmesi şarttır. Bunları elinde tutan devletin, hükmünde bulunan harp esirlerinin ölümüne müncer olacak veya sıhhatini vahim surette tehlikeye düşürecek her fiil veya ihmali memnudur ve işbu Sözleşmenin ağır bir ihlâli mahiyetinde sayılacaktır. Bilhassa hiçbir harp esiri, alâkalı esirin tedavisi bakımından lüzumlu ve menfaati muktazası olmayan bir vücut sakatlanmasına veya ne neviden olursa olsun bir tıbbi tecrübeye tabi tutulamıyacaktır.

Keza harp esirleri her zaman ve ezcümle her türlü şiddet veya sindirme hareketlerine ve umumun hakaret veya tecessüsüne karşı korunacaklardır.

Bunlara karşı misilleme (reprisal) hareketleri memnudur.

Esirlerin Şahıslarına Saygı

Madde – 14

Bilumum hallerde şahıslarına ve şereflerine saygı gösterilmesi harp esirlerinin hakları cümlesindedir.

Kadınlara, kadınlığa gösterilmesi icabeden bütün saygı ile muamele edilecek ve bunlar her halde en az erkeklere bahşolunan müsaadekâr muameleden istifade edeceklerdir.

Harp esirleri, esir alındıkları anda mevcut bulunan medenî ehliyetlerini tam olarak muhafaza edeceklerdir. Onları elinde tutan Devlet, bu ehliyetin kullanılması kendi ülkesinin içinde veya dışında ancak esaretin istilzam ettiği derecede takyit edebilecektir.

Türk Ceza Kanunu

Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Bu hükümler ışığında biz Mazlumder Diyarbekir olarak bu yapılanları kabul edilemez buluyor ve kınıyoruz. Yetkilileri bu işin sorumlularının etkin bir soruşturmayla ortaya çıkarılıp yargılanmaları çağrısında bulunuyoruz. Ayrıca bu olayın failleri hakkında da suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz.

 

MAZLUMDER Diyarbekir Şubesi