ERMENİ HALKINA YAPILAN ZULMÜ KINIYORUZ!
100 yıl önce bugün, bu topraklarda, diğer halklar kadar kadim olan bir halkın büyük bir kısmı öldürüldü, yerlerinden yurtlarından edildi ve mallarına el konularak yok edilmeye çalışıldı. Her ne kadar Rusya bazı batılı devletlerin Ermeni Taşnak Komitelerini silahlandırması ve doğuda yapılan bazı katliamlar bahane yapılsa da, bu katliamla ilgisi olmayan, hatta taraftar bile olmayan Anadolunun her yanından sivil Ermeni vatandaşlarımıza dönük zorunlu göç politikası ve uygulamaları vicdanları kanatacak bir zulme dönüştü. Dönemin zulüm odağı İttihat ve Terakki iktidarının ulus devlet projesinin inşasında ciddi bir engel olarak gördüğü gayrimüslim azınlıktan Ermeni halkına mensup 700 civarında aydını yok etmesiyle başlayan katliamlar, giderek Anadolu’nun her yerinde bu halktan çocuk-yaşlı, kadın-erkek demeden sayısı onbinlerle ifade edilen kişiye karşı topyekûn bir kıyım şeklini aldı. Bu halktan olanı koruyan ve kollayanların dahi ağır cezalarla cezalandırılacağı şeklindeki ferman bu mezalimin boyutunun bu kadar büyük olmasında ciddi etkenlerden biri olmuştu.
Ulus devletin inşasında bu ve bunun gibi korkunç katliamları gizlemek için uydurulan Türk tarihinin artık gerçek tarihe dönmesi gerekmektedir. Geleceğe umutla bakabilmek ve benzer acıların bir daha hiç kimse açısından tekerrür etmemesi için Türkiye’nin artık, bütün kurum ve kuruluşları ve dinamikleri ile tarihiyle yüzleşmesi gerekmektedir.
Bu yüzleşme için de devletlerin politikaları ile çıkarlarından bağımsız olarak;
-Mağdur tüm kişilerden, devlette devamlılığın esas olması dikkate alınarak yetkililer ile fiili uygulayanların ve haksızlığa ve zulme engel olabilecekken olmayan kişiler başta olmak üzere sorumlular, özür dilemeli,
-İşlenmiş zulümlerin kararlarını alan ve bu zulümleri işleyen faillerinin araştırılması için hakikatleri araştırma komisyonu kurulmalı,
-Sistematik olması halinde; yaşam hakkı ihlalleri, zorla göç ettirme ile mülkiyet hakkı ihlallerinin, insanlığa karşı suç oluşturma iddiaları ile isyan, katliam, bölgedeki çete ve aşiretlerin saldırıları da dâhil olmak üzere tüm yönleriyle araştırılmalı,
-Etkin bir ceza soruşturma yapılabilmesi için ilgili devlet arşivlerinin bağımsız araştırmacılara açılarak incelenmeli,
-Devlet talep eden mağdurların mağduriyetlerinin giderilme için gerekli girişimlerde bulunmalıdır.
MAZLUMDER olarak katliamın 100. yılında, hayatlarını kaybedenleri rahmetle anıyor, bu topraklarda meydana gelen bu trajedinin mağdurlarının acılarını paylaşıyor ve bu dünyanın hiçbir yerinde bu ve benzeri acıların bir daha meydana gelmemesini temenni ediyoruz.
M. ARİF KOÇER
MAZLUMDER GENEL BAŞKAN YRD.