ERMENİ DERNEĞİNE YAPILAN ZULMÜ KABUL ETMİYORUZ
Önceki gün, Merkezi İstanbul'da bulunan Sason-Ermeniler Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Dayanışma Başkanı Aziz Dağcı yanında Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Müdür Yardımcısı Ahmet Demir'in de bulunduğu halde beş kişilik bir heyetle, İlimiz Kozluk ilçesi Akça'lıdaki kilise ve mezarların tescili için iki mezrayı ziyaret etmek istemiştir. Basından alınan bilgilere göre yapılmak istenen bu ziyaret, Akçalı köyü girişinde korucuların keyfi ve mesnetsiz uygulaması sonucu engellenmiştir.
Kaynağını yasadan ve hukuktan almayan aksine hukuka ve insan haklarına açıkça meydan okuyan bu uygulamayı kınıyoruz. Günlerdir bilinçli bir şekilde kamu otoritesinin konuya mantıklı bir izah getirmesini bekledik. Ne var ki ilgililerce herhangi bir açıklama yapılmaması kamu otoritesini de bu hukuksuzluğa ortak etmiş ve zımnen onayladığı anlamını ortaya çıkarmıştır. Gayrimüslimlere karşı ayırımcılığı besleyen bu tür eylemlere karşı kamu otoritesi sessiz kalmamalıdır.
Yapılan keyfi uygulama evrensel insan hakları ölçütlerine aykırı olduğu gibi aynı zamanda hak ve özgürlüklerle birlikte seyahat özgürlüğünün açıkça engellenmesi anlamına gelmekte ve anayasal bir suç teşkil etmektedir. 21. yüzyıl Türkiye'sinde toplumun gözüne baka baka işlenen bu suçun cezasız kalmaması ve faillerinin soruşturulması gerekmektedir.
Mübarek günlerini idrak ettiğimiz ramazan ayında bu hadisenin yaşanması ayrıca düşündürücüdür. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), Hıristiyan olan İbn Harris b. Ka'b ve kavmine yazdırdığı anlaşma metninde: "Şarkta ve Garpta yaşayan tüm Hıristiyanların dinleri, kiliseleri, canları, ırzları ve malları Allah'ın, Peygamber'in ve tüm müminlerin himayesindedir. Hıristiyanlık dini üzere yaşayanlardan hiç kimse istemeden İslam'ı kabule zorlanmayacaktır. Hıristiyanlardan birisi herhangi bir cinayete veya haksızlığa maruz kalırsa Müslümanlar ona yardım etmek zorundadırlar" maddelerini yazdırdıktan sonra: "... Kitap Ehli'yle en güzel olan bir tarzın dışında mücadele etmeyin. Ve deyin ki: "Bize ve size indirilene iman ettik; bizim İlahımız da, sizin İlahınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuz." (Ankebut Suresi, 46) ayetini okumuştur.
Yüzyıllardır birlikte yaşadığımız gayrimüslim vatandaşlarımızın hak ve özgürlükleri devletlerarası sorunlara kurban edilmemeli ve haklarına saygı gösterilmelidir. Türkiye'de hem Müslüman çoğunluğun hem de gayrimüslim vatandaşlarımızın din, vicdan ve ibadet hürriyetlerine yapılan kısıtlamaların bir an evvel son bulmasını ve demokratik açılım çabalarına ters düşen bu tür uygulamalara son verilmesini diliyoruz.
MAZLUMDER olarak suçun faillerinin yargılanması ile birlikte, ilgili ve yetkili bütün makamları bireylerin Din ve Vicdan hürriyetlerine, İbadetlerini serbestçe yapma haklarına, seyahat özgürlüğüne, kültürel aidiyet ve saygı duyulan kültür haklarına saygı göstermeye davet ediyoruz.
Av. Murat Çiçek
MAZLUMDER Batman Şube Başkanı