Davanın dünkü duruşmasında tutuklu sanıklardan avukat Nusret Sanem, Susurluk kazası sürecinde Kutlu Savaş tarafından hazırlanan Başbakanlık Teftiş Kurulu Raporu ile MİT raporunun dava dosyasına konulmasını istedi. Mahkeme heyeti de 1997 yılında hazırlanan ve kamuoyunda Susurluk raporu olarak bilinen 119 sayfalık raporun Başbakanlıktan istenmesini kabul etti. Heyet, yine Sanem'in talebi doğrultusunda Şenkal Atasagun imzalı, Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilen, 17 Aralık 1996 tarihli, gizli ve kişiye özel ibareli olan ve Liderler Zirvesi'ne sunulan MİT raporu ve eklerinin MİT Müsteşarlığı'ndan istenmesini de hükme bağladı. Sanık Nusret Sanem, bu iki belgenin kontrgerilla gerçeğini ortaya çıkaracağını savundu. Heyet, ayrıca Genelkurmay Başkanlığı'na yazı yazılarak, 'Birliklerde el bombası eğitiminin, eğitim bombalarıyla mı yoksa içi boşaltılmış ve kumla doldurulmuş el bombalarıyla mı yapıldığının sorulmasını karara bağladı.
Öztürk: Veli Küçük'ün İşçi Partisi'yle ilgisini sordular
Duruşmada sanıklardan emekli Binbaşı Mehmet Zekeriya Öztürk, tutuklanması sırasında kendisine Veli Küçük ve İşçi Partisi bağlantısı hakkında soru yöneltildiğini iddia etti. Öztürk, "Savcılıkta sorgulanırken 'Velik Küçük İşçi Partisi'ne gidiyor mu?' şeklinde soru yönelttiler. Bakın bu sefer tutuklanırsınız dediler." şeklinde konuştu. Öztürk, bir dönem İş Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in sağ kolu olarak biliniyordu. Sanık Öztürk, kendisiyle ilgili dava klasörlerini de mahkeme salonuna getirmek istedi. Klasörler ağırlık yapınca duruşmadaki mübaşir kürsüye kadar Öztürk'e yardımcı oldu. Öztürk savunmasına ablası vefat eden mahkeme başkanı Köksal Şengün'e başsağlığı dileyerek başladı. Salonda duruşmayı izleyen basın mensuplarının ifadelerini çarpıtmadan yazmasını isteyen Öztürk, dava açma hakkının bulunduğu uyarısı yaptı. Devre arkadaşı olan ve kendisinden önce dinlenen Fikret Emek'e çok yüklenildiğini, onun bunları hak etmediğini söyledi. Öztürk'ün bu sözlerine müdahil avukatlar tepki gösterdi. Mahkeme Başkanı Şengün ise müdahil avukatların bunlara tahammül etmeleri gerektiğini söyledi.
03.12.2008 Zaman