Basın Açıklamaları

Erdoğan ' dan DTP ' ye: Bu ülkede Nazizmi hortlattınız

Bütçe görüşmelerinde Başbakan Erdoğan ve DTP'liler arasında Le Pen ve Nazizm tartışması çıktı. DTP lideri Türk: Bir Başbakan Kasımpaşa kabadayısı olamaz

2009 yılı bütçesinin tamamı üzerine yapılan görüşmelerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la DTP'liler arasında "Nazi, Le Pen" tartışması yaşandı. DTP'lileri tehditle oy toplamakla suçlayan Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin millet ve vatan hakkındaki görüşlerine de destek verdi. DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Erdoğan'ın sözlerine sert yanıt verdi.
Başbakan Erdoğan, TBMM Genel Kurulu'nda 2009 Bütçesi üzerine yaptığı konuşma sırasında DTP'ye eleştirilerde bulunarak, sert tartışmaya girdi. Konuşmasında 6 yıl boyunca Türkiye genelinde ayak basmadığı vatan toprağı bırakmadığını söyleyen Erdoğan, "Bu ülkenin Başbakanını kalkıp da vatanımızın herhangi bir karış toprağında veya ilinde görmek istemeyenler de çıktı bu kutsal çatının altında. Ve o kadar ilginç ki orada demokratik bir hakkımızı kullanırken Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak orada açılışlar yaparken bunu hazmedemeyenler arabaları yaktılar, lastikler yaktılar, partimin teşkilatını cam çerçeve indirdiler. Bu mu demokrasi? Bu mu özgürlük? Bu mu insan hakları? Özgürlük bu yolla alınmaz, demokrasi bu yolla elde edilmez demokrasinin yolu sandıktır sandık. Oradan çıkacaksın oradan" diye konuştu.
Erdoğan'ın bu sözlerine DTP grubu tepki gösterince oturumu yöneten TBMM Başkanı Köksal Toptan araya girerek, DTP'lilere, "Arkadaşlar, niye üzerinize alınıyorsunuz? Size bir şey söylemiyor" dedi. Erdoğan da konuşmasına ekonomik krizle ilgili değerlendirmelerine devam etti.

-İKİNCİ TARTIŞMA DAHA SERT OLDU-
Başbakan konuşmasının ilerleyen bölümlerinde yine DTP'yi daha sert sözlerle eleştirmeyi sürdürdü. Erdoğan'ın konuşmasının her ilde üniversite açıldığına dair bölümü sırasında DTP'lilerin yine laf atması üzerine, "Rahatsızlığınız zaten buradan geliyor. Siz bunları yapacak durumda değilsiniz. Siz bunları yapamazsınız. Sadece ve sadece bu ülkede kimlik siyaseti yapmak suretiyle bu ülkenin hiçbir yerine ne okul kurabilirsiniz ne hastane kazandırabilirsiniz" dedi.
Hakkari'ye hastane açılışı için gittiğinde vatandaşların dışarı çıkmaması için tehdit edildiğini belirten Erdoğan, "Demokrasi bu mu? Özgürlük bu mu? Vatanı sevmek bu? Soruyorum sizlere" diye konuştu.

-BAHÇELİ'YE KATILIYORUM-

Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: "Bir gerçeği daha söylemek zorundayım. Sayın Bahçeli'nin az önce söylediği şeylere ben de paylaşıyorum. Biz millet kavramını bir yerlere yediremeyiz, biz vatan kavramını bir yerlere yedirmeyiz ve bu vatanı böldürtmeyiz. Bunun yanında yaptığınız toplantılarda bayrağımızı değil de farklı bayrakları getirmek suretiyle bu ülkeye ayrımcılık tohumlarını ekenler kendilerini çek etmeleri lazım. Devletimizi de bu noktada böldürtmeyiz."
DTP'li Sırrı Sakık'ın "Bu ülkeyi biz de seviyoruz" sözü üzerine Erdoğan DTP sıralarına dönerek, "Bakın ben size bir şey söyleyeyim: Tehditlerle mehditlerle bir yere varamazsanız? Yaptığınız iş sadece budur. Tehdit etmek suretiyle oy topluyorsunuz ve vatandaşa bunu yapıyorsunuz. Yaptığınız iş budur. Demokrasinin yolu oradan geçmiyor, özgürlüklerin yolu oradan geçmiyor, hak aramanın yolu oradan geçmiyor. Hak aramanın yolu tatlı dille konuşmaktan geçiyor, anlatmaktan geçiyor. Bunu yapın da görelim" diye konuştu.
DTP sıralarından tepkilerin artması üzerine Toptan, DTP'lilere, "Siz de her şeyi söylediniz. Sayın Başbakan da cevap veriyor. Üzerinize almayın" diyerek yeniden araya girmeye çalıştı.
DTP'li Hasip Kaplan'ın Erdoğan'a "Le Pen" diye laf atması üzerine, Erdoğan, "Le Pen sizsiniz. Siz bu ülkede Nazizmi hortlattınız. Sizsiniz Le Pen" diye yanıt verdi.
Bunun üzerine Kaplan, tekrar Erdoğan'a yönelik olarak, "Nazi de sizsiniz, Nazizm de sizsiniz. Bizim demokratik haklarımız var. Bize bu şekilde hitap edemezsiniz" diye konuştu.
Erdoğan, Hakkari'deki konuşmasında "ya sev ya terk et diye" bir ifadesinin olmadığını açıklamaya çalışırken de DTP sıralarındaki tepkiler dinmedi. Erdoğan, DTP'yi bırakıp CHP'yi eleştirmeye başlayınca DTP'lilerle olan tartışması da sona erdi.


-TÜRK'TEN BAŞBAKAN'A JET YANIT

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Başbakan Erdoğan'ın TBMM Genel Kurulu'nda DTP'lileri 'Türkiye'de Nazizmi hortlatmakla" suçlamasına sert tepki gösterdi. Türk Meclis kulisinde, Erdoğan'ın sözlerine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı. Halkın iradesiyle seçilmiş olan milletvekili grubuna saygısızlık yapanın Başbakan'ın kendisi olduğunu belirten Türk, "Halkın iradesiyle seçilmiş olan insanlara saygısızlık yapacak, ondan sonra da halktan saygı bekleyecek. Bunu başlatan kendisidir. Bir başbakan Kasımpaşa kabadayısı olamaz. Olmamalıdır" dedi.

-KÜRTLER BU KADAR APTAL DEĞİLDİR-

Başbakan Erdoğan'ın tavrı ve söylediklerinin 'çirkin' olduğunu ve bir Başbakan'a yakışmadığını kaydeden Türk, şunları söyledi:
"Bir de meseleleri olayları çarpıtarak gündeme getiriyor. Bu ülkede bu bayrak 'ortak bayrağımızdır' dedik. Bu cumhuriyetin demokratikleşmesini hep savunduk. Çağdaş değerlerle bezenmiş bir cumhuriyeti savunduk. Ümmeti savunmadık, şeriatı savunmadık. Tam tersine cumhuriyeti savunduk. Burada herkesi tek tipleştirerek bir yaklaşım gösteriyor. Başbakan çıkıyor 'benim Kürt kardeşlerim' diyor. Resmiyette, anayasada kimliğini hem inkar edeceksin, hem de Kürt kardeşim diyeceksin. Kürtler bu kadar aptal değildir. Madem Kürt kardeşim diyorsun, resmiyette Kürt kardeşinin hakkını hukukunu sağla."

-FAŞİZMİ, ŞOVENİZMİ HORTLATAN BAŞBAKAN'IN KENDİSİ-

Her zaman milliyetçiliğe, ırkçılığa karşı çıktıklarını, sol değerleri savunduklarını ve etnik milliyetçiliğin halklar için tehlike olduğuna inandıklarını söyleyen Türk, "Tam tersi halkların kardeşliğini savunuyoruz. Halkların kardeşliğinin bütün yurttaşların kimliklerine, kültürlerine saygı göstererek sağlanacağına inanıyoruz. O saygısızlığı yapan faşizmi, şovenizmi hortlatan Başbakan'ın kendisidir" dedi. Türk, Başbakan'ın Güneydoğu'da birinci parti olduklarına ilişkin sözlerine ise "Halkın iradesine saygımız var, sonuçlar kendiliğinden ortaya çıkacak, şimdiden bunu bir yarışma, bir tartışma konusu yapmayı doğru bulmuyorum" karşılığını verdi.

(anka) 16.12.2008