Basın Açıklamaları

Engin Ceber in ölümü aydınlatılmalıdır

Legal Yürüyüş dergisini satmasından dolayı polis tarafından vurulan arkadaşı için adalet isteyen bir gösteriye katılan Engin Ceber gözaltına alınarak Metris cezaevi'ne konmuştu. Metris cezaevi'nden sağlığı bozularak yoğun bakıma kaldırılan Engin Ceber'in daha sonra ölmesi uzun süredir işaret ettiğimiz gerçeklerin ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Engin Ceber ve beraber gözaltına alındığı arkadaşlarının gözaltına alındığı İstinye karakolu'nda ve Metris cezaevinde sırasıyla polis, jandarma ve gardiyan şiddetine maruz kaldığı iddia edilmektedir. Halen sorumlular konuyu aydınlatıcı bir açıklama yapmamıştır. Engin Ceber'le beraber gözaltına alınan Özgür Karakaya ve Cihan Gün ise halen Metris cezaevindedir. Devlet güvencesi altında olması gereken kişiler hakkında sağlıklı bilgi alınamamaktadır.
AB sürecinde insan hakları alanında iyileştirmeler yapıldığı iddia edilirken gerçekleşen bu olaylar son derece düşündürücüdür. Legal bir dergi satmaktan gözaltına alınma, hukuksuzluklarla devam eden ve ölümle biten bir süreç...Bu, 2008 yılı Türkiye insan hakları manzaralarından sadece biridir. Haziran 2007'de PVSK'da polisin yetkilerinin arttırılması ile belirgin bir şekilde artan polisin sorumlu tutulduğu vakalar yaşanmıştır. Gözaltına alırken keyfi muameleler, toplantı ve gösteri yürüyüşlerindeki orantısız güç kullanımları ve yargısız infaz olarak nitelenebilecek yaralama ve öldürme olayları dikkat çekici bir şekilde yasa değişikliğinden sonra artmıştır. İhlal raporlarımıza yansıyan ve PVSK'dan kaynaklanan bir çok olayla ilgili mahkemelerde davalar devam etmektedir.

Başbakan'ının "İşkenceye sıfır tolerans" dediği bir ülkede işkence vakaları ancak medya'ya bir şekilde yansıdıktan sonra gündem olabiliyor. Ama uzun süren hukuki süreç sonunda yargı büyük hayal kırıklığı oluşturacak kararlara imza atabiliyor.Yargı kararları ile aklanmış ama kamu vicdanınca aklanmamış kamu görevlilerinin halen görevlerini sürdürdüğünü üzüntü ile gözlemliyoruz. Çeşitli asayiş olaylarından sonra insan haklarını ve özgürlüklerini rafa kaldıracak tedbirler alınması teklif ediliyordu. Bu teklif sahipleri sonuçta nasıl hukukdışı bir devlet özlemi içinde olduklarının farkındalar mı acaba?. İnsan haklarına herkesin ihtiyaç hissedebileceğini, hesap sorulamaz konumdakilerin de bilmesi gerekir.


MAZLUMDER olayla ilgili tüm sorumluların yargılanması gerektiğini ifade etmektedir. İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanı en kısa sürede tatminkar açıklamalar yapmalıdır. Engin Ceber'in yaşam hakkı ihlalinin sonuna kadar takipçisi olacağımızı tüm kamuoyuna ilan ediyoruz.

MAZLUMDER Genel Başkanı
Dr. Ömer Faruk GERGERLİOĞLU