Basın Açıklamaları

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ BARIŞ GÜNÜ OLSUN

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ BARIŞ GÜNÜ OLSUN
Mazlumder Van Şubesi, “Dünya Kadınlar Günü” vesilesiyle bir açıklama yayınladı. Medyaya gönderilen açıklamada, İslam’ın kadına verdiği değer ve cahiliye döneminde kadının varlığından utanan, onu insan olarak görmeyen, toplumdaki utanma algısından dolayı ‘kız çocuklarını diri diri toprağa gömen’ bir kültürün etkisinin henüz bile devam ettiği vurgulandı.

<!--[if gte mso 9]><xml> Normal 0 21 false false false MicrosoftInternetExplorer4 </xml><![endif]-->

    Mazlumder Van Şubesi, “Dünya Kadınlar Günü” vesilesiyle bir açıklama yayınladı. Medyaya gönderilen açıklamada, İslam’ın kadına verdiği değer ve cahiliye döneminde kadının varlığından utanan, onu insan olarak görmeyen, toplumdaki utanma algısından dolayı ‘kız çocuklarını diri diri toprağa gömen’ bir kültürün etkisinin henüz bile devam ettiği vurgulandı. Orta Doğu’da bir kısım cinayet şebekelerinin saldırganlıklarının devamında, güya mahremiyetten dolayı kadını çarşafa büründürüp, elleri kelepçeli köle pazarlarında satarak o ‘kız çocuğunu diri bir şekilde toprağa gömme’ kültürünü yeniden diriltme çabası içerisinde olduğu dikkate alınırsa, Kur’an’ın “o çocukları neden öldürdünüz?” vurgusunun evrensel anlamı daha iyi anlaşılır..

Mazlumder’den “Kadın Günü” dolayısıyla yapılan yazılı açıklamanın metni aşağıdadır:

 

 

 

 DÜNYA KADINLAR GÜNÜ BARIŞ GÜNÜ OLSUN

 

 

8 Mart 1857 yılında 40 bin emekçinin haksızlıklara karşı yürüttükleri mücadelede yanarak can veren 129 kadın emekçiyi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü vesilesiyle bir kere daha saygıyla anıyoruz. Bu onurlu mücadele, insanlık tarihi boyunca kadınların sosyal ve siyasal alanda karşılaştıkları yasaklara ve haksızlıklara karşı yürüttükleri kimi zaman ölüm cezalarına kimi zaman ağır işkencelere maruz kaldıkları, kadınların bugün sahip oldukları görece özgürlük ortamına temel oluşturan zorlu mücadelelerin sembolü olmuştur.

 

     Kadın (dişi), varlığın, canlılığın, verimliliğin, devamlılığın kendisi ve simgesidir. Allah’ın bir dişi ve erkek olarak yarattığı bu hayat, ikisinin de eşit haklara sahip olduğu ve farklı misyonlar barındırdığı mekandır.

 

     Canlılığın özü olarak eşitliğin paylaşıldığı, özellikleri itibariyle farklı nitelikleri kendinde barındıran kadının insanlık tarihi boyunca yüklendiği kimlikler -bazı istisnalar dışında- benzer olmuştur. Kadını, kadın olarak duygularıyla hisleriyle değerleriyle davasıyla değerlendirmeyi bir tarafa bırakıp kadında yalnızca toplumun dayattığı kimlikleri görmek ne yazık ki tarih içinde olağanı teşkil eder hale gelmiştir. Bu durumun bir sonucu olarak, kadın belli kimliklere -anne, ev hanımı gibi- sıkıştırıp, erk için olan haklar kadına lüks olarak görülmüştür.

 

       İnsanlık tarihi boyunca kadına yüklenen misyonlar, reva görülen kimlikler, yaşanılan zamanla birlikte farklı boyutlarıyla varlığını devam ettirmektedir. Ev hanımı kimliğiyle ya da  yaşadığı bölgede törenin kurbanı olarak   şiddet, tecavüz ve ölümle karşılaşırken sosyal hayatta varlığını ortaya koyma mücadelesi gösterirken de farklı sonuçlarla karşılaşmıyor. Ülkemizde son zamanlarda tanık olduğumuz ve derinden yaralandığımız kadın şiddeti ve cinayetleri kadının sosyal, siyasal, ekonomik alanda mücadelesinin elzemliğini bir kez daha ortaya koymuştur. Cinsiyet eşitsizliği geçen yıl ki raporuna göre 2013 yılında 136 ülke arasında 120'nci olan Türkiye 2014 yılında küresel cinsiyet uçurumu raporunda 5 sıra daha gerileyerek 125'nci oldu. 2014 yılının tablosu Türkiye için son beş yılın en kötüsü. Rapora göre, sağlık ve yaşam kategorisinde 1 tam puan üzerinden 0.953 puan alarak bu alanda neredeyse eşitsizliğin kapandığı Türkiye'de kadınların ekonomiye ve siyasete katılımı hala çok düşük. Kadınların eğitime katılımında ise Türkiye sadece 105'nci sırada yer aldı.

       Ülkemiz kadın ve erkekler arasındaki ekonomiye katılım ve fırsat eşitliği, eğitime erişim, sağlık ve hayatta kalma oranı ve siyasal güç alanlarında gerilemelere devam ederken komşu ülkeler de savaşın ortasındadırlar. Savaşın acımasız yüzü kadınları iki defa yaralamaktadır. Bir insan ve bir kadın olarak savaşın kıskacında en ahlaksız olana tanıklık ederler. Düşman kamplarında uğradıkları tecavüz, esir olarak satılmaları ve daha nice kadın onurunu yerler altına durumlar maalesef bir kader olarak kadının karşısında durmaktadır.

 

        Kadın yaratılış itibariyle erkeğe göre ikinci derecede bir değere sahip değildir. Kadının insan olup olmadığının, erkeğin kaburga kemiğinden yaratıldığı, rûhunun bulunup bulunmadığının tartışıldığı tamamen erkeğe tabi olduğu ve sürekli vesayet altında bulunduğu hatta mirastan hisse alması bir yana kendisinin bile miras malı gibi değerlendirildiği bir dönemde İslam; kadının insan olduğunu beyan etmiş, mirastaki haklarını ortaya koymuş onu sadece emir alan değil yerine topluma öncülük yapabileceği konumuna yükseltmiş ve “kadın”ı olması gereken yere koymuştur. İslam'da insan olmaları bakımından erkekle kadın arasında herhangi bir fark yoktur. İslam, bu alandaki bütün olumsuzlukları tedrici olarak kaldırmıştır. Her ikisi de eşit derecede Yüce Allah'ın emir ve yasaklarına muhataptır. Erkek de kadın da yeryüzünü imar etmek ve orada Allah'a kulluk yapmakla sorumludurlar. İslam çağrısının duyulmaya başlandığı zamanlarda peygamberin etrafında toplanan kitlenin kadın ve kölelerden oluşması bir tesadüf ürünü değildir. Kişi kendini bir grup bir topluluğa dâhil ediyorsa kendisine dair söyleyecek sözü olduğundandır. Kendisine ait olanın kendisinden alındığını bilmesi ve sürülen bu zincirlerden kurtulma isteğini taşımanın bir sonucudur. İnen ilk surelerden biri olan Tekvir suresinin hemen ilk kısımlarında “diri diri gömülen kız çocuğunun hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman” ayetiyle karşılaşmamız bu dinin toplum içinde kadının mahkûm edildiği durumu kabul etmeyeceğini gösterir.

       Yaşadığımız toplumda kadına biçilen rollere ve bunun sonucu olarak yaşanan hak ihlallerine baktığımızda dünya kadınlar günü kapsamında yapılan etkinlikleri desteklememiz gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle MAZLUMDER olarak 8 Mart “Dünya Kadınlar Günü”nde kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın kaldırılması ve kadın erkek eşitliğinin sağlanması taleplerinin; yaşamın her alanında kadın sorunlarına çözüm önerilerinin bir kez daha dile getirildiği bu günün desteklenmesi gerektiği inancını taşıdığımızı belirtmek isteriz.

 

                                               MAZLUMDER Van Şubesi adına

                                                               Evin Keskin <!--[if gte mso 9]><xml> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 10]> <style> /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin:0cm; mso-para-margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:10.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-ansi-language:#0400; mso-fareast-language:#0400; mso-bidi-language:#0400;} </style>