OPERASYONLAR DURDURULMALIDIR
11 Eylül 2009 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen hazırlık soruşturması kapsamında aralarında DTP mensuplarının da bulunduğu birçok kişi, sabaha karşı, darbe dönemlerinin andırır bir şekilde gözaltına alınmıştır. Söz konusu operasyonun 18 Nisan 2009 tarihinde yapılan operasyonun bir devamı mı yoksa Kürt açılımı tartışmalarının kritik bir evreye ulaştığı zamanda gerçekleştirilmesi açısından açılıma direnmek isteyenlerin bir hamlesi mi olduğu tarafımızdan merak konusudur.
Kürt sorununun çözümüne yönelik arayışların ve beklentilerin hız kazandığı, sorunun taraflarınca da meselenin en yüksek ciddiyet ve kararlılıkla ele alındığı bir dönemde gerçekleştirilen operasyonlarla, demokratik kanallar kapatılmaya çalışılmaktadır. Bir yandan sürecin barış ve demokrasi ile çözülmesine çalışıldığı ifade edilirken öte yandan askeri ve sivil operasyonların giderek artırılması ve muhatabın ciddi sayıda ve belediye başkanlığı gibi önemli görevler üstlenmiş yöneticilerinin gözaltına alınması açılım konusundaki samimiyeti sorgulanır hale getirmektedir.
Kürt sorununda ince uzun bir yoldan geçilmektedir. Eğer bu husustaki cesaret ve ısrar sürdürülemezse çatışmasızlık hali giderek yaygın çatışmaya dönüşecektir. Çözüm iradesi geriletilir, kararlı adımlar atılmazsa çatışmalar yeniden tırmanır. Bu kez aradan uzun yıllar geçmeden bunun tek çıkar yol olmadığı anlaşılır ise de her şey için çok geç olabilir.
Operasyonun zamanı kadar şekli de önemlidir. Yerleri ve kimlikleri belli olan insanların darbe dönemlerinde olduğu gibi sabaha karşı apar topar gözaltına alınmaları, gözaltı sürelerinin sonuna kadar kullanılması ve dosyada gizlilik kararı verilmesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlanması muhatabın haklarını ihlal ettiği ve kısıtladığı kadar süreci de mağdur etmektedir.
Meşru seçimlerde çok ciddi miktarda oy alarak işbaşına gelmiş olan ve belirli sayıda Kürt'ün temsilcisi olan Demokratik Toplum Partisi mensuplarına yapılan bu operasyonlar kamuoyu nezdinde yetkili makamların Kürt Halkına yaklaşımı olarak yorumlanabilecektir.
Tüm bu nedenlerle "Barış ve Kürt Açılım Süreci" nin zamanı ve niteliği itibariyle haiz olduğu önem ve hassasiyet dikkatle değerlendirilmeli bu açıdan gerek askeri ve gerekse sivil operasyonlar durdurulmalı, Kürt açılımını provake etmeye yönelik hiçbir harekete prim verilmemeli, gözaltına alınanlar açısından tüm işlemlerin hukuk içinde kalması hususunda sorumlu tüm kişi ve kuruluşlar hassasiyetle davranmalıdır.