Davos'ta İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in de katıldığı Gazze panelini terk eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Türkiye dönüşünde kahraman gibi karşılandı. Atatürk Havalimanı'na akın eden binlerce kişi Başbakan'a Filistin sloganları ile destek verdi. Erdoğan Üsküdar'daki evine kalabalık bir konvoyla gitti. Üsküdar'da partililer Erdoğan'ı oturduğu sokağa binlerce gül döktü.
Erdoğan burada toplananlara kısa bir teşekkür konuşması yaptı. Konuşma sırasında Başbakan'ın sözü, sık sık "Davos kahramanı Erdoğan" ve Filistin'e destek sloganları ile kesildi. İstanbul metrosu sabah saat 03'e kadar açık tutuldu
'MONŞER SİYASETÇİ DEĞİLİZ'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bizi bölmek, ayırmak isteyenlere asla pirim vermeyeceğiz" dedi. Davos yolculuğu dönüşünde Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi önünde kendisini karşılamak için toplanan partililere, "Gece gündüz demeden, aşkla, heyecanla sizi buraya toplayan, bu asil toplumun asil değerleridir. Bu sizin duruşunuz, sessiz çoğunluğun sesi, kimsesizlerin kimi haline getirmiştir" diye seslenen Recep Tayyip Erdoğan, bu sesin, tüm dünya dostluklarının, insan haklarının, adaletin ve daha iyi bir dünya düzeninin sesi olduğunu söyledi.
Erdoğan, bu sesin güçlünün değil, haklının sesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Sizler bu gece burada bu sessiz, bu vakur duruşunuzla şunu söylüyorsunuz. 'Biz kapalı kapılar ardında başka, medyada başka, miting alanlarında başka konuşan siyasetçiler istemiyoruz. Biz, birtakım dış mihraklara yaranmak için kendi ülkesine, kendi ülkesinin başbakanına aklınca kumpas kuran monşer siyasetçiler de istemiyoruz. Biz, doğru bildiğini her yerde dosdoğru söyleyen siyasetçiler istiyoruz. Siz şu sessiz ve korkunç tavrınızla bize tam da bunu söylüyorsunuz. Ayrım gözetmeksizin el ele, gönül gönüle söylüyorsunuz. Türküyle, Kürdüyle, Müslümanı, Hıristiyanı, Musevisi, doğulusu, batılısı, kuzeylisi, güneylisiyle, 72 milyon tek ses, tek bir can olarak söylüyorsunuz."
"ÖZLEDİĞİMİZ BÜYÜK TÜRKİYE'YE DOĞRU KOŞUYORUZ"
Konuşması zaman zaman vatandaşların sloganlarıyla kesilen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz, işte bu sesi, her yerde, her platformda söylemek için varız. Şu ana kadar biz bir şey söyledik. Neydi o? Dik duracağız ama dikleşmeyeceğiz, Dik durduk ve dik durmaya da devam edeceğiz. Türk milletine yakışan budur. Türkiye'ye yakışan budur. Ayrım yapmaksızın, 72 milyon omuz omuza vereceğiz. Bizi bölmek, bizi ayırmak isteyenlere asla prim vermeyeceğiz. 'Acaba şöyle olursa filanca ne der, böyle olursa filanca ne der' değil. Acaba Türkiye olmazsa ne olur sorusunu birilerinin kendisine sorması lazım. Onun için daha çok çalışacağız, daha çok gayret edeceğiz ama bölmek isteyenlere de fırsat vermeyeceğiz. Gayret edeceğiz. Gerçekten bu milletin evlatları olarak o yeniden, özlediğimiz güçlü, büyük Türkiye'ye doğru koşuyoruz. Bunu bir an önce gerçekleştireceğiz. Özlediğimiz bu asil duruşa, gerçekten şahsım adına, bakan ve milletvekili arkadaşlarım adına çok çok teşekkür ediyorum."
Konuşmasının ardından Atatürk Havalimanı'ndan ayrılan Erdoğan, Üsküdar'daki evinin önünde bekleyen vatandaşlar tarafından da sevgi gösterisiyle karşılandı. Vatandaşlar, Başbakan'ın aracına karanfiller attılar.
Burada toplanan yaklaşık 300 kişiyle tek tek tokalaşan Erdoğan, burada da vatandaşlara hitaben kısa bir teşekkür konuşması yaptı.
"BEN BİR KABİLE REİSİ DEĞİLİM. YAPMAM GEREKEN NEYSE ONU YAPTIM.
Başbakan Erdoğan, Davos dönüşünde Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde de bir basın toplantısı yaptı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu toplantısı kapsamındaki "Gazze: Orta Doğu'da Barış Modeli" oturumunda Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sıfatıyla bulunduğunu ve Türkiye cumhuriyeti Başbakanı sıfatıyla da orada konuştuğunu belirterek, "Sadece ben Türkiye Cumhuriyeti'nin Türk milletinin onurunu A'dan Z'ye sonuna kadar korumakla mükellef olduğumu bilirim. Yapmam gereken ne ise onu yaparım, onu yaptım" dedi.
Erdoğan, Davos dönüşünde Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde düzenlediği basın toplantısında, "Gazze: Orta Doğu'da Barış Modeli" oturumunda yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Toplantıya BM Genel Sekreteri Ban Ki-Mun ve Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa ile birlikte katıldığını ve toplantının güzel bir şekilde başladığını belirten Erdoğan, "Burada Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak özellikle birşeyin altına çizerek anlatmak durumundayız. Ben şu anda AK Parti Genel Başkanı olarak konuşmuyorum. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak konuşuyorum. Bu katıldığım toplantıda da Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sıfatıyla bulundum. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sıfatıyla orada konuştum" dedi.
Buradaki tavrını tüm Türk ulusuna açıklamak istediğini, bu tür toplantılara ilk kez katılmadığını, gerek başbakanlığı döneminde, gerekse başbakanlığından önce bu tür uluslararası toplantıya çok katıldığını belirten Erdoğan, bu tür toplantıların en az 2-3 tur olduğunu ve bunların dışında karşılıklı soru-cevaplar yapıldığını bildirdi.
Erdoğan, panelistlerin, bu soruların yanı sıra moderatörün yönelteceği soruları da cevapladıklarını belirterek, şunları kaydetti:
"Moderatör bu toplantıya girerken şunu söyleyebilir. Birinci turda 5-10 dakika sunumlarınız olsun. İkinci turda bunu 5 dakikaya indirelim. Üçüncüsünde soru cevap yapalım. Benim sorum olacak. Benim sorularıma cevap verin şeklinde bir usül belirler. Bu toplantıya girerken de buna benzer bazı ricaları oldu. Tabii toplantıya başladık. Başladıktan sonra kendi dakikalarımı da yazdım. Kaçta başlıyor, kaçta bitiyor. Bunları kaydıma aldım. BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun konuşmalar içinde bu süreyi birinci turda en iyi kullandı. 8 dakika konuştu. Amr Musa 12., 13. dakikaydı ki moderatör toparlayın diye uyardı. Ve o da tabii toparlayıp 15 dakikada bitirdi. Ondan sonra ben konuşmama başladım. 15 dakikada da ben konuşmamı bitirdim. Peres'e gelince Peres, hiçbir ikaz, uyarı almadan 23 dakika konuşma yaptı. Bunun yanında bu konuşmasında gerçekten bizleri hayrete düşürecek bir üslup içerisinde, bunun da ötesinde bir cumhurbaşkanının adabına yakışmayacak şekilde zaman zaman isim de vererek kendine göre hakarete yönelik ifadeler kullanmak suretiyle bir sunum yaptı. Tabii doğru olmayan suçlayıcı ifadeler ve buyurgan tavrını kabul etmemiz mümkün değil. Çok açık net söylemem lazım. Ben bazı emekli diplomatların anladığı dilden konuşmam. Ben diplomasiden gelmiş birisi değilim. Ben siyasetten gelmiş birisiyim. Siyasetin içerisinde de çekirdekten yetişmiş birisiyim. O diplomatların, hele hele monşerlerin adetini pek bilmem. Bilmek de istemem. Sadece ben Türkiye Cumhuriyeti'nin Türk milletinin onurunu A'dan Z'ye sonuna kadar korumakla mükellef olduğumu bilirim. Ben bir kabile reisi değilim. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'yım. Yapmam gereken neyse onu yaparım, onu yaptım. Bundan sonra da onu yapmaya devam ederim. Bu benim karakterimdir. Benim kimliğimdir."
Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy'un "Yumuşak başlıysam kim dedi uysal koyunum" sözüne de atıfta bulunarak, "Biz uysal koyun değiliz. Orada konuşmamda da söyledim. Ben sizin yaşınıza bakarak yüksek sesle konuşmuyorum. Yoksa sizden daha yüksek sesle konuşmasını da bilirim. Ama burada bazı sataşmaların cevabını bulması lazım. Bunlar söylenmiştir. Tabii inanıyorum ki orada hangi Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı bulunursa böyle bir tavrı benim milletim onlardan beklerdi ve milletimin de böyle bir tavrı beklemesi en doğal hakkıdır, çünkü bizim milletimize sünepelik yakışmaz. Böyle bir şeyi de zaten yapamazdım" dedi.
Erdoğan, moderatörün sataşmalara karşı kendisinden söz istediğinde "toplantıyı kapatıyorum" demek suretiyle kapatmak yönüne gittiğini, ancak ısrar edince biraz devam edebildiğini ama bu kez de sözünü kesme yoluna gittiğini ve sözünü kesince de Davos başkanının kapanış konuşmasını yapmasını beklemeden dosyasını alıp oradan ayrıldığını kaydetti.
Konunun kişisel bir sorun olmadığını ifade eden Erdoğan, "Ülkemin saygınlığı ve itibarı meselesiydi. Bu nedenle tavrım da net ve açık olmalıydı. Kimsenin de ülkemin saygınlığını, özellikle onurunu zedelemesine müsaade edemezdim" diye konuştu.
Erdoğan, yarın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Şişhane-Taksim metro açılış töreninde bu konuda daha ayrıntılı bilgi vereceğini kaydetti.
ERDOĞAN: DAVOS TOPLANTILARINDA GERÇEKTEN ÇOK FAYDALı"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsviçre'nin Davos kasabasında yapılan Dünya Ekonomik Forumu toplantılarında çok yararlı görüşmeler yaptıklarını söyledi.
Recep Tayyip Erdoğan, Davos toplantısı dönüşünde Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren ve Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile birlikte basın toplantısı düzenledi.
Dünya Ekonomik Forumu toplantılarının devlet adamlarıyla, uluslararası iş ve finans çevrelerinin üst düzey yöneticilerini biraraya getiren önemli bir etkinlik olduğunu belirten ve "Davos toplantılarında gerçekten çok yararlı görüşmeler yaptık" diyen Erdoğan, şöyle konuştu:
"Toplantılarda ağırlıklı olarak 2008 yılının son aylarında ortaya çıkan küresel ekonomik kriz ve bununla bağlantılı konular ele alınmış, dünya ekonomisini yeniden canlandırmanın yolları tartışılmıştır.
Bu toplantılar vesilesiyle ben de muhataplarıma Türkiye'nin geleceğe yönelik vizyonuyla önceliklerini izah etme fırsatını buldum.
Ayrıca iki ayrı toplantıda, dünya barışı açısından da büyük önem taşıyan bölgesel ve uluslararası konulardaki görüşlerimizi anlattık. Orta Asya ve Kafkasya bölgeleri ile Gazze sorunu ve Ortadoğu'nun geleceğine ilişkin düşüncelerimizi aktardık."
Çok sayıda devlet ve hükümet başkanıyla ikili görüşmeler yaptığını anlatan Erdoğan, 29 Ocak sabahı itibarıyla Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Arnavutluk Başbakanı Sali Berisha, Hollanda Başbakanı Jan Peter Balkande, Kolombiya Devlet Başkanı Alvaro Uribe Velez, Ortadoğu Dörlüsü temsilcisi olarak bilinen eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, Polonya Başbakanı Donald Tusk, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Ermenistan Dişişleri Bakanı Eduard Nalbatyan ile biraraya geldiğini söyledi.
Erdoğan, yerli ve yabancı medyanın çok üzerinde durduğu IMF Birinci Başkan Yardımcısı John Lipsky ile görüştüğünü ifade ederek, bu görüşmelerde ikili siyasal ve iktisadi konuların yanısıra türlü uluslararası ve bölgesel konularda yararlı görüş alışverişinde bulunduklarını kaydetti.
Ayrıca, dünyanın önde gelen iş ve finans çevreleriyle de görüşmeleri olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bunları da ülkemize yatırım için özellikle davet etme fırsatını buldum. Zira Türkiye'yi gerçekten güvenli bir liman olarak görmeleri de bizim için duygulandırıcıydı. Ve kesinlikle Türkiye'de bir yatırım yapmanın hazırlıkları içerisinde olduklarını ve bu yıl içerisinde de Türkiye'de ciddi yatırım planlarının olduğunu kendilerinden dinledim. Biz de kendilerine her türlü desteği ve yardımı vereceğimizi söyledik. Herhangi bir endişeye yer olmadığını, istikrarını ve güvenin Türkiye'de devam ettiğini, bu krizin bu noktada herhangi bir olumsuz etkisi söz konusu değil dedik."