Basın Açıklamaları

Darbelerin Dayanağı TSK İç Hizmet Yasası'nın 35. Maddesi Değiştirilsin

MAZLUMDER Bursa Şubesi, Orhangazi parkında 06.11.2009 cumartesi saat 13.30 da yaptığı basın açıklaması ile Darbelerin Dayanağı Konumunda Olan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) İç Hizmet Yasası'nın 35. Maddesinin Değiştirilerek, "Silahlı Kuvvetler, Ülkenin Dış Güvenliği ile İlgili Milli Savunma Bakanlığı'na Bağlı Olarak Görev Yapmalı." Önerisinde bulundu.

Değerli basın mensupları;

2010 yılına iki aydan daha az bir zaman kala ülkemiz gündeminde maalesef yine darbe tartışmaları var. Kamuoyu Yaz ortalarından beri Genelkurmay Başkanının kâğıt parçası dediği belgeyi ve altındaki "ıslak imzayı" tartışıyor. O belgenin kâğıt parçası olmadığı ve altındaki imzanın Albay Dursun Çiçek'e ait olduğu adli tıp raporuyla ortaya çıktı. Bu belgeye kimi Ak Parti ve Gülen Cemaatini bitirme planı diyor, kimileri de demokrasi ve siyasete müdahale belgesi, ama herkesin mutabık olduğu bir husus var ki o da bunun apaçık bir darbe planı olduğudur.

Bir devlet için çok da uzun sayılmayacak 86 yıllık zaman diliminde açığı kapalısı, moderni post moderniyle darbelerin her çeşidine, kağıda ıslak imzalısı, elektronik imzalısıyla muhtıraların her türlüsüne maruz kalmış demokrasinin kalıtsal özürlerine her darbede yenileri eklenmiş iyice mefluç olmuştur. Siyasetin üzerindeki vesayetinden vazgeçmek istemeyen silahlı kuvvetler bütün bu anti demokratik müdahaleleri TSK İç Hizmet Yasasının 35.maddesine dayandırmıştır ki madde metni aynen şöyledir.;

"Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır"

Madde mevcut haliyle Türkiye Cumhuriyetini koruma ve kollama görevini münhasıran TSK'ya vermiş ve silahlı kuvvetler de bu görevi bugüne kadar abartılı bir ciddiyet içinde ifa etmiştir. Öyle ki; Cumhuriyeti korumak uğruna Cumhurun başını indirilmiş, başbakan idam edilmiş, hükümet kovulmuş, meclis feshedilmiş, siyasi partiler, dernekler, sendikalar kapatılmış, basın sansürlenmiş, binlerce masum insan zindanlarda çürütülmüştür. Halkımız daha 27 Mayısın, 12 Eylülün, 28 Şubatın travmasını henüz atlatamamışken 7 yıllık Ak Parti iktidarı boyunca Ay ışığı, Sarıkız,Yakamoz ve Eldiven adlı dört darbe planı ortaya çıkarılmıştır.Altında Dursun Çiçek'in ıslak imzası olan darbe planı bunun dışındadır. Kim bilir ortaya çıkmayan daha niceleri vardır. Halkın oylarıyla seçtiği iktidarın üzerine tank yürütmek için nerdeyse her yıl başına bir darbe planlanmış, 86 yıllık Cumhuriyet tarihinde adeta milletin başına darbe yağmıştır.

Darbeleri bir daha geri gelmemek üzere tarihin karanlık sayfalarına göndermenin zamanı çoktan gelmiş, hatta geçmektedir. Ülke demokrasisi üzerindeki vesayet rejiminin baş sorumlusu ihtilal ürünü 12 Eylül Anayasasını sivil ve demokratik bir anayasayla değiştirme işini, Türkiye siyaseti maalesef başaramamaktadır. Muhalefet anayasa değiştirilirse iktidara prim olur kaygısına kapılmakta, iktidarlar da sayılarının yetmediği bahanesine sığınmaktadırlar. Bu şartlarda sivil ve demokratik bir toplumsal sözleşmenin hayata geçirilmesi zor görünmektedir. Anayasayı değiştirmeye sayısal ve siyasal gücü yetmediği mazeretini ileri süren iktidardan hiç değilse demokrasinin önünü tıkayan ve mevcut ihtilal ürünü anayasaya dahi aykırı olan yasaları değiştirmelerini talep ediyor ve işe darbelerin dayanağı yapılan iç hizmet kanunu 35.madde ile başlamanın çok şık olacağını düşünüyoruz. İçerde ve dışarıda demokratik ve barışçı açılımların yapılmaya çalışıldığı, darbeci zihniyetin itibar erozyonuna uğradığı bu günler iyi değerlendirilmeli, mevzuat bir an önce antidemokratik hükümlerden arındırılmalıdır. Cumhuriyet tarihi boyunca demokratikleşme yolunda bu kadar elverişli ortam ve psikolojik zemin hiç olmamıştı, bu fırsat değerlendirilemezse belki de bir daha hiç olamayacak.

İç Hizmet Kanununun 35.maddesi Silahlı kuvvetlerin vazifesini çok genel ve afaki tarif etmiş olup amaca uygun olmadığı gibi mevcut anayasayla dahi çelişkilidir. Zira anayasanın 117.maddesine göre TSK'nın başkomutanı Cumhurbaşkanıdır ve milli savunmadan bakanlar kurulu, meclise karşı sorumludur. Bu durumda nasıl olup da Cumhuriyetin ordusu, cumhuriyeti koruyup kollama adına, bir düdükle, cumhurbaşkanı, hükümet, meclis demeden hepsini birden tatil eder?

Nereden geliyor bu güç?

Askerler bu gücü silahlarından değil, İç Hizmet Kanunu 35.maddeden aldıklarını söylüyorlar. O halde gerçeği anlamanın tek yolu bu maddeyi darbelere geçit vermeyecek şekilde değiştirmek değil mi? Hem böylece TSK Cumhuriyeti korumak ve kollamak gibi ağır bir yükü tek başına omuzlamaktan kurtulacak ve asıl görevi olan ülkenin dış güvenliği ve savunmasına daha iyi konsantre olacaktır.

Sonuç olarak iktidardan; demokrasi ve insan haklarını sürekli kesintiye uğratan TSK İç Hizmet Kanunun 35. maddesinin demokrasiye müdahale gerekçesi olamayacak şekilde değiştirmesini talep ediyor ve değişiklik önerimizi de aşağıda sunuyoruz. Bu konuda MAZLUMDER olarak başlatacağımız imza kampanyası ve diğer etkinliklere de değerli halkımızın katkılarını bekliyor, Katılımlarınız için hepinize teşekkür ediyoruz. 7.11.2009

MAZLUMDER BURSA ŞUBESİ

Değişiklik Önerimiz;

TSK İç Hizmet Kanunu Md.35;

Silahlı kuvvetler, ülkenin dış güvenliğiyle ilgili milli savunma bakanlığına bağlı olarak görev yapar