Çocuk haklarının gelişmesinin önünde ki engeller insan haklarının önünde ki engellerle eşdeğerdedir. Haklara duyarlı olmak hayatın her alanına müdahil olmaktan geçer. Çocuk haklarını davranış kültürü ve yaşam biçimine aktarmadıkça çocuğu hayatın merkezine getiremeyiz.
Okul sıralarında ve oyun bahçalerinde olması gereken çocukların meydanlarda hangi sebeple olursa olsun tarafların kurbanı haline getirmenin doğru olmadığını vurguluyoruz. Bununla beraber ceberrut devlet anlayışının hayatın her alanında hissedilmesini kınıyoruz. Çocukları sokağa döken anlayışın bir an evvel son bulması amacıyla yetkilileri üzerlerine düşenleri yapmaları için ve Türkiye'nin de imza attığı Uluslar arası sözleşmeleri yerine getirmeleri için göreve çağırıyoruz. Şu unutulmamalıdır ki kürt sorunu çözülmediği sürece bu ve buna benzer olaylarla karşılaşacağız.
Son olaylarla birlikte gözaltına alınan çocukların 23 yıl hapis istemi ile yargılanmaları, bununla beraber sosyal devlet olduğunu iddia eden makamların memurlarının 18 yaşına kadar çocuk sayılan bireylerin sağlık haklarının ellerinden alınması ile tehdit edilmeleri biz insan hakları örgütleri tarafından kabul edilemezdir.
Grupların ve ideolojilerin katmanları arasında kalıp oyuncak olan çocuklar...
Evet yeryüzü coğrafyasında savaşların, göçlerin, törenin, mayınların, cinsel istismarın, eğitim sisteminin ve baskıcı devlet anlayışının altında ezilen, mağduriyetin birincil aktörleri olanlar ne yazıkki çocuklardır.
Biz MAZLUMDER olarak şunu söylüyoruz:
Hak olgusunu yaşamalıyız ve yaşatmalıyız. Birincil kuşak haklar olan çocuk haklarını 18 yaşına kadar her insanı çocuk kabul eden bir çerçevede değerlendirmeliyiz. Çocuk hakları anlayışının esasının; sosyal düzende çocukları hakları ile birlikte yapılandırmak ve insan haklarına duyarlı olmaktan geçtiğini ifade ediyoruz. Şunu unutmayalım ki, hakların kullanımı hayatın her alanına müdahil olmasından geçer.
ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU BAŞKANI
ÇİĞDEM YARAMIŞLI