ÇOCUK GİBİ MUAMELE GÖRMEK ONLARIN DA HAKKI !
-TERÖRLE MÜCADELE KANUNU(TMK) DEĞİŞİKLİĞİ HAKKINDA-
Türkiye, çocuk hakları alanında en kapsamlı sözleşme olan BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'yi imzalamış ve 1995 yılında yürürlüğe koymuştur. Ayrıca, 2005'te Çocuk Koruma Kanunu'nu çıkartarak, hukuk sistemine "suçlu çocuk yoktur, suça sürüklenen çocuk vardır" prensibini yerleştirmiştir.
Bu olumlu yasal düzenlemelere rağmen; 1991'de çıkan ve 2006 yılında özellikle çocuklara yönelik yeni kısıtlayıcı hükümler eklenen TMK nedeni ile sayıları on bine yaklaşan çocuk mağdur edilmiştir. Bu kanun nedeniyle; yasa dışı sol, sağ, etnik kimlik ve din referanslı örgütlerle ilişkilendirilmiş binlerce çocuk, terör suçlusu olarak itham edilen yetişkinlere özgü koşullarda gözaltına alınmış, sorgulanmış, yargılanmış, tutuklu veya hükümlü olarak hapsedilmişlerdir.
Kamuoyunda; "TMK Mağduru Çocuklar Sorunu" veya "Taş Atan Çocuklar Sorunu" olarak bilinen TMK'dan kaynaklı sorunlar 1991'den beri vardı. Ancak 2006 yılında yapılan değişiklikle bu sorun 16-18 yaş dilimindeki çocuklar için daha da ağırlaştırılmıştır. 2006 yılındaki düzenleme neticesinde; TMK kapsamına giren suçları işlediği iddia edilen çocuklar için:
1- Yetişkinlerle özgü kurallarla yargılanma ve cezalandırılmanın önü açılmıştır. Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri'nde yargılanacağı hükme bağlanan bu çocuklar yetişkinler gibi muameleye maruz kalmak bir yana, ayrıca terör suçlarına özgü olarak ve yetişkinler için geliştirilmiş olan özel soruşturma, yargılama, cezalandırma ve infaz rejimlerine de maruz bırakılmışlardır.
2- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, verilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve ertelenmesinin önüne geçilmiştir.
3- Cezaların yarıya kadar ve belli durumlarda üçte ikiden az olamayacak artırımını düzenleyen hüküm yetişkinlere uygulandığı gibi çocuklara da uygulanmıştır.
4- Bir gösteride yüzlerin kısmen ve tamamen kapatılmasını örgüt propagandası suçu sayarak cezalandıran hüküm çocuklara da uygulanmıştır.
5- Ağırlaştırılmış disiplin ve şartlı salı verme hükümleri çocuklara da uygulanmıştır.
6- 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 33-c maddesinin taş atan çocuklara da uygulanması çocukların ağır ve orantısız cezalar almasına neden olmuştur.
Hem Şekli Ceza Hukuku hem de Maddi Ceza Hukuku yönünden ortaya çıkan bu sorun ile çocuklara ilişkin tüm temel haklar ve koruma ilkeleri ihlal edilmektedir.
"TMK Mağduru Çocuklar Sorunu" ile ilgili olarak hükümetin son günlerde, gerek ulusal ve gerekse uluslararası düzenlemelere uygun bir biçimde, Çocuk Hukuku çerçevesinde bir kısım iyileştirmelere gitme çabasında olduğu gözlenmektedir. Yukarıda sayılan ihlal türlerine rağmen TMK kapsamına giren suçlar ile ilgili olarak 16-18 yaş grubu çocuklar için öngörülen iyileştirmelere dair başlıklar şu şekildedir;
1- Terör suçlularına uygulanan, asıl cezanın yarısı kadar artırılması hükmünün uygulanmasından vazgeçilmesi,
2- En fazla üç yıla kadar ceza almaları halinde erteleme, hükmün açıklanmasını geri bırakma, paraya çevirme ve diğer seçenek yaptırımların uygulanması,
3- Çocukların Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanmasından vazgeçilmesi,
Adana, Ankara, Antalya, Batman, Bursa, Gaziantep, Hakkâri, Hatay, İstanbul, İzmir, Mardin, Mersin, Siirt, Şırnak, Urfa ve Van gibi iller başta olmak üzere 2006 ve 2007 yıllarında 1000'e yakın "TMK Mağduru Çocuk" tutuklanarak sorgulanıp yargılanmış, 2008 ve 2009 yıllarında ise 3000'e yakın çocuk sorgulama ve yargılamayla TMK mağduru edilmiştir.
Bu sorun; nerede yaşarsa yaşasın, hangi dil, din veya etnik kimliğe sahip olursa olsun Türkiye'de yaşayan her çocuğu tehdit eden bir sorundur ve çocuklara ilişkin sorun olduğu göz önünde bulundurulduğunda ele alınış tarzının da politik tercihlerin dışında olması zorunludur.
Gerek ulusal ve gerekse de uluslararası mevzuat 18 yaşını bitirmemiş her bireyi çocuk kabul etmektedir. Çocuk ceza adalet sisteminin en temel ilkesi "çocuğun üstün yararının korunması"dır. Buna göre çocuklara ilişkin yargılamalar; çocukların haklarının ve güvenliğinin lehine davranılarak onların fiziksel ve ruhsal sağlıklarına destek olacak, çocukların topluma kazandırılmasını sağlayacak, insan haklarıyla, temel hak ve özgürlüklerle uyumlu, bireyin hak ve özgürlüklerini güvence altına alacak, hukuk toplumunun ilkelerine uygun bir şekilde ırk, renk, cinsiyet, yaş, dil, din, milliyet, siyasal veya başka bir fikir, kültürel inanç ve uygulama, mülkiyet, doğum veya aile statüsü, etnik veya toplumsal köken gibi sebeplerle ayrımcılık yapılmaksızın tarafsızlıkla yapılmalıdır.
Gündemdeki tasarının yasalaşması halinde çocuklar Çocuk Mahkemeleri'nde yargılansalar bile ağır cezalar almaya devam edecekler, üç yıl veya daha kısa süreli ceza alacak çocuk sayısı çok az olduğundan büyük çoğunluk için erteleme gibi işlemler uygulanamayacaktır. Bu nedenle; çocuk yargılama hukuku anlamında önemli olmakla birlikte öngörülen düzenlemeler yaşanmakta olan soruna dair yeterli çözüm üretilmesine imkan vermeyecektir.
Anayasa'nın 37. Maddesi'nde yer alan, "Hiç kimse doğal mahkemeler dışında yargılanamaz'' kuralına ve Anayasa'nın 141. Maddesi'nde yer alan "Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur" hükmü ve uluslararası sözleşmeler göz önünde bulundurularak, yapılacak yasal değişikliklerde, "TMK Mağduru Çocuklar"ın sorunlarının tamamen giderilmesi sağlanmalıdır. Aksi takdirde; çocukların "Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri'nde terör suçlusu olarak muamele görme"leri yerini, çocukların "Çocuk Mahkemelerinde terör suçlusu muamelesi görme"si alacaktır.
Çocuk gibi yaşamak ve çocuk gibi muamele görmek tüm çocukların hakkıdır.