Çin devleti ve milisleri, Doğu Türkistan bölgesinde yaşayan Uygurlu Türklere karşı ölçüsüz ve orantısız saldırılarını sürdürmektedir. Bu saldırılar sonucunda Çin resmi kaynakları, yaşamını yitirenlerin sayısını ikiyüze yakın olarak belirtse de, farklı kaynaklar 600- 800 civarı insanın öldüğünü ifade etmektedir. Birkaç gün içerisinde yüzlerce insanın öldürülmesi ağır bir zulümdür.
En temel haklardan olan toplantı ve gösteri yürüyüş hakkı ile talep ve dertlerini dile getirmek üzere gösteri düzenleyen Uygur Türk'lerinin üzerine ölçüsüz ve orantısız hatta kimi beyanlara göre kasten güvenlik kuvvetlerince ateş açılmış, yüzlerce sivilin ölmesine ve yaralanmasına neden olunmuştur. Bu fiiller yargısız infaz olup zulümdür.
Çin'in insan hakları karnesi zayıf olup, özellikle doğu Türkistan bölgesinde uzun yıllar ağır insan hakları ihlallerini sistematik şekilde sürdürmektedir. Uygur Türklerine karşı uygulanan asimilasyon ve baskı politikalarına son verilmelidir. Zorunlu göç ettirilme ve bölgeye Çinli nüfus ithali, kültürel ve dini yaşama getirilen yasaklar, eğitim, ekonomi ve sağlıkta dezavantajlılık, zorunlu kürtaj, nüfusa kaydetmeme suretiyle vatandaşlık hakkından mahrumiyet, keyfi
gözaltılar ile seri ve adil olmayan yargı süreçleri sonunda idamlar ve nükleer denemelerin bölgede sürdürülme inadı, "etnik temizlik" boyutuna varan insan hakları ihlalleridir.
Ne yazık ki uluslar arası toplum bu duruma sessiz kalmakta ve görmezlikten gelmektedir. Bu çifte standartlı bir durumdur.Ayrıca BM Güvenlik konseyinin daimi üyesi olan Çin'in kendi kendisini yargılamak istemeyeceği gerçeği ve uluslararası bir yaptırım kararını daha baştan veto etme olanağı adaletsiz bir dünya düzeni olduğunu bir kes daha gösterecektir.
Çin, basın özgürlüğünü de oldukça sınırlamakta ve haber alma hakkını engellemektedir. Resmi devlet görüşü dışında bağımsız kaynakların haber yapma hakkının engellenmemesi ve tarafsız haber verme hakkının tanınması gerekmektedir.
MAZLUMDER olarak; Çin devletinin Uygur özerk bölgesinde yaptığı yaşam hakkı ihlallerini kınıyoruz. Tüm vatandaşların güvenlik haklarının sağlanması, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını engellenmemesi, basın özgürlüğünün sağlanması, Uygur Türklerine tüm temel insani hak ve özgürlükleri sağlanmasını gerektiğini belirtiriz.
MAZLUMDER Diyarbakır şubesi