Basın Açıklamaları

Çatışmalı Ortamı Değil, Ortak Mirasımızı Savunmaya Davet Ediyoruz

Çatışmalı Ortamı Değil, Ortak Mirasımızı Savunmaya Davet Ediyoruz
MAZLUMDER Diyarbekir Kent Politikaları ve Ekoloji Komisyonu Sur içindeki kültürel ve Tarihi mekanların tahribatına dikkat çeken bir açıklama yayınladı.

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 1 Aralık'ta başlayan sokağa çıkma yasağı bugün 7. gününe girmiştir.  


Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde yer alan Sur ilçesi Diyarbakır'ın en eski yerleşim merkezlerinden biridir.  Sur ilçesinin Tarihi geçmişi, MÖ 7500 yıllarına kadar uzanmaktadır. Son dönemde yapılan arkeolojik kazılarda Dünyadaki en eski yerleşim alanlarının bu bölgede olduğu görülmüştür. İlçede sırasıyla Hurriler, Mitanniler, Hititler, Asurlar, Medler, Persler, Büyük İskender, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Selçuklular, Osmanlılar ve 30’a yakın uygarlık hüküm sürmüştür. İlçede egemen olmuş büyük uygarlıkların bıraktıkları izlere ve çok sayıda tarihi eserlere, ilçenin her yerinde rastlamak mümkündür. İlçe çok sayıda uygarlığın izlerini taşıyan, zengin tarihi ve kültürel birikimi ile farklı uygarlıkların, medeniyetlerin yerleşim alanı ve merkezi olmuştur. Sur İlçesi bir tarih ve kültür merkezi olma özelliğini her zaman koruyabilmeyi başarmıştır. Her uygarlık kendi kültürünü, öncekilerle kaynaştırıp, daha zengin hale getirerek yeni kuşaklara adeta bir ‘’Açık Hava Yazıtlar Müzesi’’ şeklinde sunmuştur.

Ancak 7 gündür devam eden sokağa çıkma yasağı Diyarbakır Sur içi açık hava müzesini adeta açık hava hapishanesine çevirmiş ve kristal dükkânına giren fil misali tarafların umursamazlığı ile birleşen, aralarında dünya kültürel miraslarının da bulunduğu yüzlerce tarihi eserin bu süre zarfınca ciddi zarar görmesine sebebiyet vermiştir. Çatışmaların sivil alanlara çekilmesi ile karşılıklı devam eden çatışmalar kültürel kıyıma ve tarihi dokunun ciddi anlamda zarar görmesine yol açmıştır.  Yüzyıllık camilerin, hanların, kiliselerin, evlerin sokakların tahrip olmasına neden olmuştur.

İki yılı aşkın bir süre boyunca toplumun büyük kesiminin de desteğini alarak devam eden çözüm sürecinin bozularak yerini şiddetini gün geçtikçe arttıran çatışmalara bırakmasıyla, başta can kayıpları olmak üzere birçok acı olayın yaşanmasına neden olmuştur. Savaş atmosferinin zihinleri esir aldığı böylesi zor zamanlarda telafisi mümkün olmayan kültürel yıkımlar, bu topraklarda yaşayan ya da buradan göç eden onlarca medeniyetin kültürel varlıklarının da yıkılmasına neden olmuştur. Bundandır ki her vesile ile PKK ve Hükümete, insancıl hukuk ve çatışma hukuku çerçevesinde hareket etmeleri gerektiği çağrısında bulunurken, esas olarak da Dolmabahçe Mutabakatında ortaklaşılan çatışmasızlık durumuna geri dönülmesi çağrısında bulunduk. Çözümün çatışma ve savaşta değil müzakere ve barışta aranmasını, bir an evvel bu mutabakat eksenine geri dönülmesi gerektiğini bir kez daha, burada yaşamış olan tüm medeniyetler adına istiyoruz.

Tarihi alanlarda açılan hendekler, barikatlar ve siperler; diğer yandan güvenlik güçleri tarafından bu alanların tarihi değeri hiçe sayılarak ağır silahlarla ve zırhlı araçlarla ateş açılması, bombalanması  yakın zamanda bu toprakların görmediği bir kültürel kıyıma zemin hazırlamıştır. Kısa bir zaman önce kurşunlamayla gündeme gelen Kurşunlu Camii’nin bugün yaşanan çatışmalar yüzünden yanması ise bu kültürel kıyımın ilk olmayan fakat son olmasını umduğumuz, işlenmiş kültürel cinayetlerinden sadece bir tanesidir.

MAZLUMDER Diyarbekir Kent Politikaları ve Ekoloji Komisyonu olarak;  Kültürel değerlerin insanlığın mirası olduğunu ve geleceğe aktarılması gerektiğini düşünüyoruz. 4 Temmuz'da yapılan UNESCO 39'uncu Genel Kurulu'nda dünya mirasına kabul edilen Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri çatışmalı ortamın arasında umarsızca tahrip edilmektedir! Sadece Kürtlerin, Ermenilerin, Türklerin, Süryanilerin, Yahudilerin, Arapların değil tüm milletlerin ve dinlerin ortak mirası olan ve gelecek nesillerin de görmeye, dokunmaya hakkı olduğu Diyarbekir Kalesi içindeki binlerce yıllık tarihi eserler artık yerel birleşenler ve Hükümet tarafından korunamamaktadır! Savunmasız kalan dünya mirası için bir komisyon oluşturulup tahribatların boyutu tespit edilmeli ve tarihi bölge koruma altına alınmalıdır. Bu minvalde UNESCO’ya çağrıda bulunurken Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ni, Diyarbakır Valiliği’ni, Kültür ve Turizm bakanlığını; Diyarbekir Surlarının ve Hevsel Bahçelerinin korunması için verdikleri taahhüdü yerine getirmeye davet ediyoruz.  

 

MAZLUMDER Diyarbekir Kent Politikaları ve Ekoloji Komisyonu