Basın Açıklamaları

Camiler Resmi İdeolojinin Mülkü Değildir

Son günlerde İstanbul’un selâtin camilerindeki mahyalarda yer alan çeşitli yazılar dikkat çekmektedir. Askeri kışlalarda ve resmi dairelerde görmeye alışık olunan “Ne Mutlu Türküm Diyene”, “Önce Vatan” gibi ifadelerin camii mahyalarında yer alması İslam dininin evrenselliğiyle çelişmektedir. Camiler hiçbir etnik ve kavmi unsurun değildir ve bu sebeple ibadet mekanlarının bir ırka mensubiyetinin olamayacağı düşüncesiyle uygulama tepki toplamaktadır.

Diyanet İşleri Başkanlığı yıllardır uyguladığı tek tipçi hutbe ve benzeri faaliyetlerle tepki toplarken, şimdi yeni bir uygulamaya geçmesiyle daha önceki tepkileri önemsemeyerek halktan ne kadar koptuğunu göstermektedir. Evrensel dini yapılar üzerine adeta bir resmi gölge kuruluşu olarak duran Başkanlığın, son uygulamasını hangi gerekçeyle yaptığını merak etmekteyiz.

“Ne Mutlu Türküm Diyene” gibi resmi ve dışlayıcı bir ifadenin herkesin ve bütün Müslümanların ortak değeri olan camilerde yer alması, Diyanet teşkilatı içerisinde İslam’ın evrenselliğini, ırk ayrımı olmaksızın tüm insanlığa hitap ettiğini anlayamamış kadroların varlığı konusunda tüm Türkiye Müslümanlarını tedirgin etmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın böylesi ırkçı bir tutum içinde olması kurumun varlık gayesini göstermesi bakımından manidardır. Bu hadise daha önceden de savunduğumuz Diyanetin kaldırılması talebimizi haklı kılmaktadır.

Camileri askeri kışla mantığıyla idare etme alışkanlığını sürdüren Diyanete bağlı camilerde “Türk-Öğün-çalış-Güven”, “Her Türk Asker Doğar”, “Bir Türk Dünyaya Bedeldir” gibi resmi ideolojinin mukaddes sloganlarını ne zaman mahyalarda görebileceğimizi de sormak isteriz.

Camiler tüm Müslümanların ve insanlığın ortak malıdır. Hiçbir camii Diyanet İşleri Başkanlığı’nın mülkiyetinde değildir. Bu uygulamaya bir an önce son verilmesini ve gerekçelerinin kamuoyu ile paylaşılmasını talep ediyoruz.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi