Basın Açıklamaları

BÜTÜN İNSANLIĞA KARŞI YAPILMIŞ SURUÇ KATLİAMINI KINIYORUZ

BÜTÜN İNSANLIĞA KARŞI YAPILMIŞ SURUÇ KATLİAMINI KINIYORUZ
Bölge halkları üzerinde kıyametler yaşatarak tüm yaşam alanlarını kültürel ve tarihi değerleriyle beraber yok eden, halkları göç ve tehcire zorlayan bu insanlık dışı yapıların, yerle bir ettikleri yaşam alanlarını yeniden inşa etme çabalarını da aynı yöntemle durdurmaya çalışmalarının bir örneğini Suruç’ta hep beraber yaşadık.

Hepimizin şahit olduğu üzere Ortadoğu halkları, içine Türkiye’yi de çeken çok kanlı bir süreçten geçiyor. Bu toprakların halkları, dışarıdan ve içeriden yine ve yeniden işgal, katliam ve yağmalara maruz kalıyor. Küresel ve yerli efendiler yine ve yeniden iktidarlarını kan üzerine kurmaya çalışıyorlar. 

Toplumsal tarihin fay hatlarından devşirdikleri dini ve etnik asabiyeti, modern dönemin araç ve silahlarıyla yeniden tedavüle sokuyorlar. Barışın inşasını imkânsız kılacak yakıcı ve yıkıcı husumetleri, yeni roller ve aktörlerle yeniden üretiyorlar. 

Dini ve etnik farklılıklar arasına, birbirlerinin varlıklarına dahi tahammül edemeyecek düzeyde, uzun soluklu husumetler tahkim ediyorlar. Halkların barış ve huzur içinde eşit ve adil yaşama çabalarını ve dirençlerini mütemadiyen kırmaya çalışıyorlar.  

Halkların/toplulukların İnanç ve etnik farklılıklarını, düşünsel, siyasal ve sosyal içtihatlarındaki tercihlerini kanla, katliamla, zorla, zorbalıkla bastırmaya, tek tipleştirmeye ve teslim almaya çalışıyorlar.  

Bölge halkları üzerinde kıyametler yaşatarak tüm yaşam alanlarını kültürel ve tarihi değerleriyle beraber yok eden, halkları göç ve tehcire zorlayan bu insanlık dışı yapıların, yerle bir ettikleri yaşam alanlarını yeniden inşa etme çabalarını da aynı yöntemle durdurmaya çalışmalarının bir örneğini Suruç’ta hep beraber yaşadık. 

Kobani’yi yeniden yaşanabilir kılma iddiasıyla Suruç’ta ön çalışma ve değerlendirmelerde bulunduğu bildirilen sivil bir topluluk, açık alanda toplantı ortamındayken bir intihar bombacısı tarafından alçakça bir saldırıya maruz kalmışlardır.

Bu menfur saldırı neticesinde bugün itibariyle 32 insan katledilmiş ve 100 yakın da yaralının olduğu bildirilmiştir. Katliama maruz kalan bu topluluğun içinde öldürülenlerden üç kişiden ikisi Bursa ilinde HDP'de siyaset yapan kişilerdir. Bu bilgi çerçevesinde Bursa Şubesi olarak bu saldırıyı sadece bölgedeki barış ve huzura dönük bir saldırı olarak kabul etmenin yanında Bursa da Barış ve huzur ortamına da dönük bir saldırı olarak değerlendiriyoruz.

Her ne ad altında olursa olsun, hangi üniformayı ya da hangi kimliği taşırsa taşısın bu vahşete imza atanlar, insanlık adına büyük bir suç işlemişlerdir. 

Haksız ve suçsuz yere sivillere dönük yapılan bu saldırıyı bütün insanlığa karşı yapılmış olarak kabul ediyoruz. 

Kamu otoritelerini ve tüm sosyal/siyasal örgüt ve yapıları  toplumsal barışı zedeleyici tutumlardan ve açıklamalar yapmaktan vazgeçmeye aynı zamanda toplumsal zeminde ayrıştırıcı ve nefret söylemini besleyen tutum/davranış ve uygulamalardan vazgeçmeye çağırıyoruz. 


MAZLUMDER BURSA şubesi olarak, sıcaklığını henüz koruyan bu menfur katliamda hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı ve bu saldırıda yaralananlara acil şifalar diliyoruz. 

Bu vesileyle başta üye ve gönüllülerimiz olmak üzere tüm sivil toplum örgütlerini bu süreçte bir kat daha duyarlı olmaya ve toplumsal barışa katkı yapmaya davet ediyoruz. 
 
Özgür ve adil bir toplum olarak yaşamanın asgari şartının birbirimizin başta yaşam hakkı olmak üzere inanç, düşünce, etnik ve siyasal tercih farklılıklarına azami saygı göstermekten ve bunların korunmasından geçtiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.

Mazlumder Bursa Şubesi olarak, Hakkı, Adaleti ve Barışı sabırla sağduyulu ve barışçıl çabalarla savunan herkesin başı sağ olsun demeyi borç biliyoruz. 

Mazlumder Bursa Şubesi