TEBBET YEDA İSRAİL...TEBBBET YEDA İSRAİL...TEBBET YEDA İSRAİL...
31 Mayıs günü Siyonist rejimin korsanları umut,merhamet,vicdan,adalet ve özgürlük taşıyan gemiye havadan ve denizden kahpece saldırarak resmi açıklamalara göre 9 kardeşimizi şehit etti,50'den fazla insan da yaralandı.Gayri resmi haberler şehit sayısının daha yüksek olabileceğini gösteriyor. Bu barbarlığıyla Siyonist rejim akıl,izan,insaf ve idrak yoksunu olduğunu bir kere daha gösterdi.
Böyle bir barbarlığa hedef olan Gemilerin yükü ve hedefi neydi?Ta baştan açıkça ilan edilmemiş miydi? "Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım" diye.Katil sürüsünün elinde bunun aksini gösteren hangi bilgi ve belge vardı? Kendine devlet süsü vermiş terör çetesi ve medyadaki yağdanlıkları,işbirlikçileri katliamlarını kargaları bile güldürecek yalanlara sığınarak savunabilirler mi?
Savunamazlar,/savunamayacaklar. Allah'ın izniyle dünya onlara dar gelecek.Her zaman arkalarına saklandıkları ağa babaları olan Amerika'da onları kurtaramayacak.
Herkesin ortaklaşa söylediği tek bir şey var; "Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak"
Çünkü tarih boyunca zulme uğramış mazlumlar ve mahrumlar "Mavi Marmara" gemisinin güvertesinde buluştu.Gemi rotasını Filistin'e çevirdi ve tefrika bitti.Bugün hepimiz Allah'ın çevresini mübarek kıldığı o toprakların bereketi ile bir kez daha kardeş olduk. Nasıl olmayalım ki,Kanlarımız Akdeniz'de,gözyaşımız camilerde,dualarımız gökyüzünde birbirine karıştı.Birlik ve beraberliğin bereketi bütün dünyayı ayağa kaldırdı.Adeta bütün insanlık Mavi Marmara'da buluştu.
Yunanistan,İspanya ve İsveç büyükelçilerini geri çektiler.Nikaragua ve Şili İsrail'le diplomatik ilişkilerini askıya aldığını açıkladı.Hatta Mısır dahi Refah sınır kapısını acil ihtiyaçlar için dahi olsa açmak zorunda kaldı.Dünya'nın dört bir yanında her milletten ve dinden insanlar Mavi Marmara gemisine yapılan korsanlık için ayağa kalktı.
Evet,hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.Irk,mezhep,meşrep,tarikat ayırımı gözetmeden Kudüs'ün kurtuluşuna gönül vermiş her yürek aynı duyguyla atacak.Allah'ın ipine sımsıkı sarılın diyor yüce kitabımız.Gazze bugün,Allah'ın aramıza uzattığı ilahi bir bağ olacak.Arap,Türk,Kürt ve her ırktan bütün müminler bu ipin çevresinde yeniden buluşacak.
Evet hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.Siyonist rejimle işbirliğine ve tetikçiliğe adanmış kiralık kalemler meydanı boş bulup yalanlarına devam edemeyecek,sözde yerli medya bundan sonra Siyonist İsrail'den normal bir devletmiş gibi bahsetme cesaretini kendinde bulamayacak.
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.Bundan sonra parti programlarına Siyonist İsrail'den nasıl hesap sorulacağını eklemeyen hiçbir parti bu ülkede iktidar olamayacak.
Biz Bursa Filistin dostları ve özgürlük sevdalıları olarak hükümetten sadece bu Siyonist katillerle ilişkisini talep etmiyoruz.Aynı zamanda ülkemizin gemilerine ve vatandaşlarına alçakça saldıran bu korsanların cezalandırılmasını da bekliyoruz. Bilindiği üzere uluslar arası sularda bir ülkenin gemisine yapılan saldırı,toprağına yapılmış sayılır. İsrail Türkiye'nin topraklarına saldırma cüretini göstermiş ve insanlarımızın kimini şehit etmiş kimini de esir almıştır.Gösterilen tepkiler üzerine bu insanları serbest bırakacağını açıklamış olması da suçun itirafından başka bir şey değildir.Bunun hesabı en sert şekilde sorulmalıdır.
Başbakanımızın bu olayı haklı ve yerinde bir nitelendirmeyle "Devlet terörü" olarak adlandırmıştır.Bu sözün gereğinin acilen yerine getirilmesini bekliyoruz.Teröristlere bundan böyle devlet adamı muamelesini yapılmasını istemiyoruz.Yasalarımız gereği insanlığa karşı işledikleri suçlardan dolayı derhal tutuklanmaları gerekir,bununla ilgili suç duyuruları yapılmıştır.Ülkemizin cesur savcılarını göreve bekliyoruz.Aynı şekilde ülkemizin güvenliğinden sorumlu ordumuzu da göreve bekliyoruz,zira yukarıda da belirttiğimiz üzere İsrail gemilerimize saldırmakla açıkça ülkemize saldırmıştır.Uluslararası hukuka göre her ülkenin böyle bir durumda kendisini oranlılık ilkesini göstererek savunma hakkı vardır.İsrail terör devleti kendisine hiçbir şekilde güvenilmeyeceğini son vahşi saldırısıyla bir kez daha gösterdiğinden milyarca doları bulan askeri anlaşma bir an önce iptal edilmelidir.Çünkü İsrail artık bize saldırmış ve fiili savaş başlatmıştır.Bizimle savaşan bir ülkeyle hangi askeri anlaşmalardan bahsedilebilir?
Aynı şekilde bizimle savaşan bir ülkenin elçilik ve konsolosluklarının da pek tabii olarak derhal kapatılması ve casusluk faaliyetine son verilmesi gerekmektedir.
Bu şartlar altında yapılması gereken ise;
Tüm insanlığın onurunu korumak adına İsrail'in gasp etiği gemiler bir an önce kurtarılmalı ve içindeki insani yardımlar tek tek,kalem kalem sayılarak teslim alınmalı ve Gazze'ye ulaştırılmalıdır.Çünkü bu gemi ve içindeki yükler tüm insanlığın Gazze'deki Mazlum halka ulaştırmak istediği insani yardımlardır,kutsal emanetlerdir,bu emanete ihanet ihanet edilemez.Hele hele böyle kutsal bir emanet İsrail gibi bir terör devletinin insafına hiç terk edilemez.İsrail ne kadar inatçı ve kararlı olursa olsun tüm insanlığı yenmesi mümkün değildir.Bu gün üç geminin yolunu kesmiş ve geçici bir süre yolundan alıkoymuş olabilir,ama biz tarın 30 gemiyle tekrar Gazze yoluna çıkar ve Filistin'li mazlum kardeşlerimizle buluşuruz Allah'ın izniyle.
Biz zaferden değil,seferden sorumluyuz,gayret bizden başarı Allah'tandır.
Basın açıklamamızı başta bu iyilik hareketinin lideri ve İHH genel başkanı Bülent Yıldırım,tüm dünya mazlumlarının dostu MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal ve Kudüs muhafızı Şeyh Raid Salah olmak üzere,bu bu kutlu eyleme destek veren tüm kardeşlerimizi selamlayarak bitiriyor ve her birinin mübarek ellerinden ve alınlarından öpüyoruz.
NİCE KUTLU SEFERLERE...