Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu'nda (PVSK) geçtiğimiz yıl yapılan değişikliğe rağmen İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, polisin hâlâ 'sıkıntılı ve sancılı' olduğunu öne sürerek daha fazla yetki istiyor. Ancak daha fazla yetki 'daha fazla kana' mal oluyor. Çok sayıda insanı 'dur' ihtarına uymadığı gerekçesiyle vurarak öldüren polis, bu defa de Antalya'da vazifesinin başındaydı.
Antalya Zeytinköy Mahallesi'nde 'dur' ihtarına uymadığı gerekçesiyle polisin silahından çıkar kurşunlar, 18 yaşındaki Çağdaş Gemik'in canına mal oldu. Motosiklet üzerindeki Gemik, başından vurularak yaşamını yitirdi. Gemik'i öldüren polis tutuklandı ancak, kimliği açıklanmadı.
Çapraz ateş
Babası inşaat işçisi olan, annesi çalışmayan ilkokul mezunu Gemik'in, bazı otellerde animasyon gösterilerinde folklor ekibinde yer aldığı ve bir süre mağazada tezgahtar olarak çalıştığı öğrenildi.
Alınan bilgilere göre, Çağdaş Gemik ve arkadaşı, Gemik'in Zeytinköy Mahallesi'nde oturan teyzesini ziyarete giderken motosikletli polis ekipleri, 'dur' ihtarına uymadıkları gerekçesiyle gençlerin peşlerine düştü. 1176. Sokak'ta polislerin birkaç el ateş etmesi üzerine arkadaşı atlayıp kaçarken, Gemik yoluna devam etti. Gemik'in başına farklı açılardan isabet eden kurşunlar, çapraz ateşte kaldığını gösterdi. Önceki gün 15.40 sıralarında gerçekleşen olayın ardından, Emniyet yetkilileri 17.30'da Gemik ailesini arayıp karakola gelmelerini söyledi. Karakola giden anne Sevim Gemik ve amca Erol Gemik, Çağdaş'ın hastanede olduğunu ve hayatını kaybettiğini öğrendi.
Gencin, Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsisinde, boynunun sol tarafından giren kurşun yüzünden öldüğü belirlendi.
Gemik'in cenazesi, Antalya Cemevi'nde yapılan törenin ardından toprağa verildi. Siyasi parti ve kitle örgütü temsilcilerinin de katıldığı törende, cinayete öfke vardı.
Özür dileyenler şimdi ne diyecek?
"İki saat sonra başka bir yerde, başka bir insanı vurabilirler" diyen amca Erol Gemik, polisin özrünün hiç bitmeyeceğini söyledi. Olayın cinayet olduğunu dile getiren Gemik, "Maaşlarını halktan alırlar ama halka kurşun sıkarlar. Bunun özrü mü olur? Bu özür Çağdaş'ımızı bize geri getirir mi?" diye konuştu.
Çağdaş Gemik'in akrabası Cemal Efe, Zeytinköy'ün polisin gözünde mimli bir yer olduğunu belirterek, "Dolayısıyla orada gündüz vakti adam vurmayı normal sayıyorlar" dedi. Efe, "Birden fazla kovan var kafasında. Demek ki bir kurşun yetmemiş polise. İnsanlık suçudur bu. Özür dileyen Hükümet ve bakanlar bakalım ne diyecek?"
Emniyet 'kasıt yok' dedi
Antalya Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan ise, olayda kasıt olmadığını öne sürdü. Gemik'i öldüren polisin kimliği açıklanmazken, Arslan, polisin görevden alındığını ve hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldığını dile getirdi. Savcılık olayla ilgili inceleme başlattı.
Bu açıklamaların ardından, Gemik'i vuran polis memuru M.E, dün Adliyeye sevk edildi. Cumhuriyet Savcısı Ümit Yaşar Özdemir tarafından sorgulanan zanlı polis memuru, "Olası kasıtla insan öldürmek suçlaması"yla sevk edildiği nöbetçi mahkemece tutuklandı. Zanlı polis memurunun ifadesinde, gençleri durmaları yolunda ikaz ettiğini, durmamaları üzerine havaya ateş açtığını iddia ettiği öğrenildi. (Antalya/EVRENSEL)
Polisin eli kolu bağlıymış!
Bir genç daha PVSK yüzünden canından olurken İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, polisin 'eli kolu bağlı' olduğunu öne sürerek TBMM İnsan Hakları Karakolları İnceleme Alt Komisyonu üyelerine dert yanıyor. Gözaltında ve cezaevinde gördüğü işkence sonucu yaşamını yitiren Engin Ceber'in götürüldüğü İstinye Karakolu'nu incelemek için gelen komisyon üyelerine konuşan Cerrah, polisin 'elinin kolunun bağlandığını' savunmuştu. Örgütlerin işkence iddiaları üzerinden propaganda yaptığını, polisin ise sokak hakimiyetini sağlamaya çalıştığını ileri süren Cerrah, çalışma şartlarından yakındı. "Sancılı ve sıkıntılıyız" diyen Cerrah, yaralanan polislerin sorunuyla kimsenin ilgilenmediğini iddia etti.
Polis kurşunuyla ölümler
PVSK'da geçtiğimiz yıl yapılan değişiklik sayesinde icraatlarına 'meşru' zeminde devam eden güvenlik güçleri 2007 ve 2008'in ilk aylarında onlarca kişinin canını aldı. Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın 2007 Hak İhlalleri Raporu'na göre yargısız infaz, 'dur' ihtarına uymama ve rasgele ateş açma sonucu 24 kişi yaşamını yitirdi. Özgür-Der'in Temmuz ayı hak ihlalleri raporuna göre, aynı gerekçelerle güvenlik güçleri tarafından 2008'in yalnızca ilk 6 ayında 32 kişi vurularak öldürüldü, 2 kişi yaralandı.
l20 yaşındaki Baran Tursun 2007'nin Kasım ayında İzmir Karşıyaka'da polisin 'dur' ihtarına uymadığı iddiasıyla polis kurşunuyla öldürülmüştü. Tursun'un öldüren polis tutuksuz yargılanıyor.
lAğustos ayının başında Bahçelievler'de sokakta kendi kendine söylenen Cem İnci'nin söylediklerini, yanından geçen polis Mustafa Atasoy üzerine alınmış ve İnci'yi vurmuştu. Olay yerinde hayatını kaybeden İnci'yi öldüren Atasoy'a kelepçele takılmamış, karakoldan kahraman gibi uğurlanmıştı.
lAğustos ayının sonunda Sivas'ta 'dur' ihtarına uymadığı öne sürülen bir aracı takibe alan polis araca ateş açtı. Sürücü Turan Özdemir (41) göğsüne isabet eden kurşunla yaşamını yitirdi.
lOlaydan bir gün sonra ise Bursa'nın Nilüfer ilçesinde hırsızlık yapmak için girdiği evden çıkarken 'dur' ihtarına uymadığı ileri sürülerek ateş edilen Gökhan E. (24) ve Gökhan A. (20) vuruldu. Gökhan E, hastanede hayatını kaybetti.