İfade özgürlüğü içinde değerlendirilen basın özgürlüğüne son günlerde mahkeme eliyle yapılan müdahalelerin can çekişen demokrasimizi tehdit ettiği açıktır. Son ay da muhalif yayın yapan gazetelerin mahkeme eliyle kapatılmış olması ve internet yayıncılığına getirilen yasaklamalar demokratik bir toplumda kabul edilir bir tarafı bulunmamaktadır.
MAZLUMDER, basın özgürlüğünü ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmekte, şiddet ve hakaret içermediği müddetçe her düşüncenin ifade edilmesinin gerekliliğine vurgu yapmaktadır.
MAZLUMDER, adalet ve hakkaniyetin tecelli yerleri olan mahkemelerin hukukun üstünlüğü ilkesini içselleştirmeye davet eder.
MAZLUMDER, çok sesliliğin ve farklılığın bir tehdit değil tam tersine bir zenginlik ve ayrıcalık olduğu vurgusunu yapar.
MAZLUMDER, savaşın sona erdirilmesi gerektiğine inanmaktadır. Bugüne kadar savaş çok az sayıda insana yarar sağlamıştır. Barışın dinamizminin bugüne kadar etkili bir şekilde kendini göstermemiş olmasının sebebi politikacıların ve askeri yetkililerin problemin çözümünden çok "durumu kurtarma" ile ya da devralınan ideolojilerin savunmasıyla ilgilenmeleri olmuştur. Kürtler ve Türkler daha çok kendilerinin gelecekleri ve insanların kaderleri ile ilgilenmelidirler. Sorunun pratik çözümüne ışık tutmalıdırlar. Her iki taraf da rakipleri tarafından "zorlandığı" için değil, uzun vadede kendilerine yarar sağlayacağı için itiraflarda bulunmalıdırlar.
Sorunun bütün taraflarının barışçıl çözüm için sorumluluklarının bilincinde olmalarını, olanaklarının farkına varmalarını bütün ideolojik ve diğer sınırlandırmaları aşarak farklılıklarını kabullenmelerinin barış için bir gereklilik olduğuna inanmaktayız.
MAZLUMDER, Kürt sorunun gazete kapatarak değil demokratikleşme ve özgürlüklerle çözüleceğine inandığını kamuoyuna bir kez daha hatırlatmak ister.
MAZLUMDER GENEL BAŞKANI