Basın Açıklamaları

BASIN AÇIKLAMASI

BASIN AÇIKLAMASI
BASIN AÇIKLAMASI

  

 1 Eylül Dünya Barış Gününe Dair

Barışın umudun adı olmaktan uzaklaştığı günlerden geçiyoruz; insanların en temel ihtiyaçlarının karşılanamadığı, en temel insan haklarının hiçe sayıldığı günler… Yaşananların ağırlığı göz önüne alındığında böyle bir dönemde Dünya Barış Günü’nden bahsetmenin lüks sayılabileceği dahi iddia edilebilir. Lakin barış ve adaletin tesis edilmesi için mücadele edilmeden geçen her günün umutsuzluğu beslediğini görmemiz gerekiyor.

Suriye’de çözümsüzlüğün girdabına bırakılmış milyonlarca insan acının ve trajedinin her türlüsünü yaşamaya devam ediyor. Bu ağır krizin tetiklediği fay hatları ve bölgedeki belirsizliğin yarattığı gerilim, Irak’ı kaosun eşiğine getirmek isteyenlere de bekledikleri fırsatı yaratmış görünüyor. Böylesi bir günde, binlerce Ezidi’nin sadece can güvenliğini sağlamak için verdikleri hayatta kalma mücadelesine ve buna rağmen dağlarda ölüme terk edilmek zorunda kalınan yaşlıların ve çocukların hallerini yansıtan haberlerin gündeme gelmesi bile durumun vahametini açıklamaya yetiyor.

Mısır’da ise darbeci aktörler yönetimde her geçen gün ağırlıklarını arttırıyor. Darbe yargısı yüzlerce insanı haksız şekilde yargılıyor ve idam cezaları veriyor. Tüm bu krizleri kendi lehine çevirerek Gazze’de binlerce insanı daha katletmenin fırsatını yakalayan İsrail işgal güçleri, bu saldırganlığı ile bölgedeki esenlik için nasıl bir tehdit oluşturduğunu tüm dünyaya hatırlatmış oluyor. Uzakdoğu’nun Filistini Doğu Türkistan ise Çin yönetiminin uyguladığı baskı, şiddet ve asimilasyon politikalarının esaretini yaşamaya devam ediyor.

Bölgemizin ateş çemberinde olduğu bir dönemde, ülkemiz ise iç barışını yakalama açısından çok önemli bir imtihan veriyor. Onlarca yıldır devletin inkâr ve imha politikalarına karşı varlığını ve kimliğini korumak için ağır bedeller ödeyen Kürt halkı, gerçek bir barış için yürütülmekte olan çözüm sürecinin her türlü riske ve zorluğa rağmen devam ettirilmesini arzuluyor. Toplumda ciddi bir beklenti uyandıran ve ümitlendiren barışın adil, kalıcı ve gerçekçi bir sonuca ulaşması bizim de en büyük temennimizdir.

Her türlü barışın yolu hak ve adaletten geçer. MAZLUMDER olarak 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde, toplumların ortak umudu ve talebi olan barışın inşası için hak ve adalet mücadelesi veren herkesi selamlıyoruz. Bir dahaki 1 Eylül’e esenlik ve huzur içinde girebilmeyi diliyoruz.04.09.2014

                                                                   MALATYA MAZLUMDER

                                                                      YÖN. KURULU ÜYESİ

                                                                              MEHMET AY