Basın Açıklamaları

Barolar Hak Ve Özgürlüklerin Savunucusu Olmalıdır, Yasakçılığın Değil!

28 Şubat post-modern darbesinin bir ürünü olan ve Askerî bir emirle uygulamaya konulan“meslek lisesi mezunlarına üniversiteye girişte farklı katsayı uygulaması” 10 yıllık bir gecikme ile nihayet kaldırılmıştır.

Meslek liselerine farklı katsayı uygulaması bugüne dek milyonlarca gencin “eğitim ve çalışma hakkını” ihlal etmiştir. Katsayı eşitsizliği konusunda Derneğimiz 2005 senesinde kapsamlı bir de rapor hazırlamış ve o zaman yetkililerin dikkatini bu eşitsiliğe çekmişti. Bu uygulama, aynı sorulara, aynı doğru cevapları vermelerine rağmen puanları düşürülen öğrencilerin kendi ülkelerinde eşitsizliğe maruz kalmaları nedeniyle hak ettikleri eğitimi almalarını engellenmiş, imkân bulabilenlerin yabancı ülkelerde maddi ve manevi ağır şartlar altında eğitim almalarına sebep olmuştur.

Avukatların meslekî teşekkülü olan İstanbul Barosu, 10 yıldır süre gelen adaletsizliğin kaldırılmasından rahatsız olup, “eşitlik”e karşı çıkarak uygulamanın iptali için, temel hukuk dilinden uzak bir dilekçeyle Danıştay’da dava açmıştır. Avukatlık Kanunu uyarınca çalışmalarında “adaleti”, “hukukun üstünlüğünü”, “İnsan haklarını” gözetmesi gereken Baronun bu tutumu; her türlü hak ve adaletsizliğin karşısında olmayı ilke edinen Derneğimizi, Derneğimiz üyesi Baro Avukatlarını ve kamuoyunu derinden rahatsız etmiştir.

Hukuku ve hukukçuları temsil etmesi gereken İstanbul Barosu konuya ideolojik ve yasakçı bir şekilde yaklaşmaktadır.

“Farklı katsayı uygulamasına son verilmekle, imam hatip mezunları üniversiteye girişte düz lise mezunları ile “eşit” statüye kavuşturulmuştur” diyen İstanbul Barosu, yeni katsayı uygulamasının “eşitliği” sağladığını kabul etmiş ancak bu eşitlikten rahatsızlık duyduğunu belirtmiştir.

Bu rahatsızlığın nedenini de yine dava dilekçesinde görmek mümkündür. Söz konusu dilekçede “YÖK’ün bu uygulamasının doğrudan İmam Hatip Lisesi mezunlarının istedikleri fakülteye girmesini sağlamaya yönelik olduğu oysa Türkiyenin çağdaş ve modern bir meslek eğitimimden geçmiş gençlere ihtiyacı olduğu” belirtilmiştir.

MAZLUMDER, adaletli sosyal bir düzenin vazgeçilmezi olan insan hak ve özgürlüklerinin her şart ve zeminde korunması gerektiğini hatırlatır, gecikmiş bir karar olan katsayı eşitsizliğinin kaldırılması düzenlemesi ile yetinilmemesini, meri mevzuatta yasaklanmamasına rağmen yıllardır devam eden “başörtüsü yasağı” da dâhil olmak üzere eğitim ve çalışma haklarının önündeki tüm engellerin bir an önce kaldırılması gerektiğini vurgular.

MAZLUMDER, sosyal devletin görevinin, vatandaşlarına ayrımcı uygulamalarda bulunmak değil, genel olarak adil ve eşit davranmak, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak olduğunu; baroların görevinin ise ayrımcı uygulamalara destek vermek değil, insan hakları ve özgürlüklerin alanını genişletmek, bu çerçevede eğitimde fırsat eşitliğini destekleyici çalışmalar yapmak olduğunu hatırlatır.

Av. Ümran Sırımsı Candemir
MAZLUMDER İstanbul Şube Yönetim Kurulu Üyesi


---2001 YILINDA HAZIRLANAN KATSAYI EŞİTSİZLİĞİ RAPORUNU İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN---