Türkiye Barış Meclisi (TBM) tarafından düzenlenen 'Türkiye Barışı İçin Buluşuyor, Kürt Sorununa Demokratik Çözüm' mitinginde barış taleplerini dile getiren Kürt ve Türk emekçiler, Kürt ve Türk anneler, gençler, çocuklar, akan kanın durmasını istedi.
Dün Tepe Nautilus'un önünde buluşan emekçiler, kadınlar, gençler, çocuklar, türküler ve sloganlar eşliğinde halaylar çekerek yürüyüşün başlamasını beklediler.
Mitinge Barış Anneleri, TMMOB, KESK, Eğitim Sen, Emekli Sen, Limter-İş, DTP, EMEP, SDP, ÖDP, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği katıldı. KESK Genel Başkanı Sami Evren, Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Sekreteri Tevfik Taş, DTP Eş Başkanı Emine Ayna, DTP milletvekilleri Pervin Buldan, Sırrı Sakık, Sebahat Tuncel, Osman Özçelik, ÖDP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, SDP Genel Başkanı Filiz Koçali, Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere de katıldı. Saat 14.00'te başlayan yürüyüşte önde "Tirkiye ji bo aştiya xwe dicive, ji bo pirsgirêka Kurd-Türkiye barışı için buluşuyor, Kürt sorununa demokratik çözüm" yazılı TBM pankartı açıldı. "Biji aşiti, bji brati", "Savaşa hayır barış hemen şimdi", "İnsanca yaşamak istiyoruz" sloganlarıyla kitle alana yürüdü. Güvenlik noktalarında yapılan detaylı aramalarda kadınlar eşarplarına kadar arandı, üzerinde bıçak bulunduğu iddia edilen bir kişi gözaltına alındı. Polis helikopteri sürekli kitleyi takip etti.
Operasyonlar durdurulsun
Miting Tertip Komitesi Başkanı İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri, insanların geleceği için barış taleplerini seslendirirken savaşlara, militarizme, insan hakları ihlallerine hayır dediklerini vurguladı.
Tüm emekçilerin alın terinin savaş ve şiddete harcandığını dile getiren Yoleri, "Halkların ve kültürlerin eşitliği ve özgürlüğü esas alınarak barış mümkün, akan kanı durdurmak, anaların gözyaşlarını durdurmak mümkün, eğitim ve sağlık başta olmak üzere temel ihtiyaçların temini mümkün. Bu nedenlerle yönetenlere sesleniyoruz. Operasyonları durdurun, şiddet yöntemlerinden vazgeçin, insan hakları ihlallerinden vazgeçin" diye konuştu.
'Barışı kurabiliriz'
ÖDP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras ise barışı ertelemenin hayatı ertelemek olduğuna dikkat çektiği konuşmasında, "Herkes kendi kimliğiyle kendi onuruyla, diliyle yaşamalı" dedi.
"Bin Umut mücadeleye kaldığı yerden devam ediyor. Gelin barışı tecrit etmeyelim, savaşı tecrit edelim" diyen Milletvekili Ufuk Uras, konuşmasında anayasal vatandaşlık vurgusu da yaptı.
Demokratik Toplum Partisi Eş Başkanı ve Milletvekili Emine Ayna, dünyanın her yerindeki savaşların arkasında, başta ABD ve belli Avrupa ülkelerinin olduğuna dikkat çekerek "Bize düşen ABD'ye ve benzer savaş yanlısı devletlere, dünyaya tek hakimin özgür, eşit ve yoksul halklar olacağını göstermek olacaktır" diye konuştu. Mitingde Koma Çiya, Grup Vardiya ve Çetin Oraner sahne aldı. (İstanbul/EVRENSEL)
Aydın Çubukçu: Sağır kulaklara bir ses iletmek için...
Barış Meclisi adına konuşan Hayat Televizyonu Gelen Yayın Yönetmeni Aydın Çubukçu, sözlerine "Bugün burada, Diyarbakır'da ve Adana'da, sağır kulaklara büyük bir ses iletmek için toplandık. Bir uçtan diğerine bütün ülke tek bir talep, tek bir ses halinde yüreğinin en derinindeki acıların en büyüğünün özlemini dile getiriyor" diyerek başladı. Akan kanın hemen durmasını istediklerini belirten Çubukçu, "Çünkü kan ekmeğimize bulaşıyor, kan anaların bebeklerini emzirdiği süte bulaşıyor. Kan işimize, emeğimize, şarkılarımıza sızıyor ve kirletiyor" dedi. Ortadoğu'da başlatılan yangının Kafkasya'ya da sıçradığına dikkat çeken Çubukçu, "Irak'ta tutunamayan Amerikan emperyalizmi savaşı yaygınlaştırarak geliştirmeye çalışıyor" dedi. Kürt sorununu asayiş sorunu olarak gören anlayışın terk edilmesi gerektiğini vurgulayan Çubukçu, "Her ölümün ardından ölüme hazır binlerce kişi aynı cehennemin içine gönderiliyor. Savaşa ayrılan her kuruş emekçilerden, alın terimizden alıp götürüyor. Bunlar doğru değil mi? Bunlar gerçeğin ta kendisi değil mi? Barış Meclisi hainlerin, işbirlikçilerin yardımcısı olarak niteleniyor. Neden birçok siyasi parti, sendika, meslek odalarının temsilcileri, aydınlar, 'herkes için demokrasi, herkes için insan hakları, sosyal adalet' istediği için düşman ilan ediliyorlar?" dedi.. Çubukçu, halkın eşit yaşayabileceği demokratik bir anayasa talebini ve etnik, dinsel, kültürel, mezhepsel ayrımcılığa yer verilmemesi gerektiğini dile getirdi. Siyasi af ve demokratik katılım programının geniş olarak tartışmaya açılması ve ivedilikle uygulanması gerektiğini de belirten Çubukçu, "İnançla haykırıyoruz ki önünde ya da sonunda barışı savunanlar kazanacaktır, halk kazanacaktır, demokrasi kazanacaktır, savaşı isteyenler kaybedecektir. Mutlaka kazanacağız!" sözleriyle konuşmasını noktaladı.
'Kürt sorunu emekçilerin de sorunudur'
KESK Genel Başkanı Sami Evren, Sudan'da çocukları açlıktan öldüren, Filistin'de kadınları kurşuna dizen, Irak'ta 2 milyondan fazla Ortadoğuluyu katleden; Afganistan'da, Gürcistan'da insanları öldürenlerin aynı zamanda bütün dünyanın ekonomik programını yapanlar olduğunu dile getirdi. "Onların kanı üzerinden siyaset yapanlar var olduğu sürece tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de barışseverler olacaktır ve 'barış' diye bağıracaktır" diyen Evren, savaşa karşı barışı savunmanın kapitalizme karşı mücadeleyi örgütlemek olduğunu söyledi. Evren, "Emekçiler üretimden gelen güçlerini barış için kullanırsa; sendikalar, demokratik kitle örgütleri olarak kan üzerinden siyaset yapanları durdurabiliriz. Kürt sorunu aynı zamanda emekçilerin de sorunudur" diye konuştu.
Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz
Diyarbakır'daki barış mitinginde de bölge halkı bir kez daha barış talebini haykırdı. Herkesin barışı temsil eden beyaz renkli kıyafetler giyerek geldiği alana hem Türkçe hem de Kürtçe "Faili meçhul cinayetlerin faili bulunsun", "Yaşasın halkların kardeşliği", "Barışa bir şans tanınsın", "Barış için katılımcı bir Anayasa" yazılı beyaz pankartlar asıldı. Bölge halkı bir kez daha Kürt sorununun operasyonla değil diyolog ile çözülmesi taleplerini haykırdı.
Mitinge DTP Eş Başkanı Ahmet Türk'ün yanı sıra DTP Diyarbakır ve Batman milletvekilleri, Diyarbakır alt kademe belediye başkanları, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Batman Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan, Şair Hicri İzgören, Barış Meclisi üyeleri, Emek Partisi Diyarbakır İl Başkanı İlhan İlbay, DTP Diyarbakır İl Başkanı Necdet Atalay, Türkiye Barış Meclisi sözcülerinden Prof. Dr. Cengiz Güleç, Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Fahrettin Akyıl, HAK-PAR yöneticileri, GÜNSİAD Başkanı Şahismail Bedirhanoğlu, Dicle Üniversitesi Ögretim Görevlisi Prof. Dr. İrfan Açıkgöz, Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Dr. Selçuk Mızraklı, DP Diyarbakır İl Başkanı Galip Ensarioğlu, Diyarbakır Demokrasi Platformu bileşenleri ve bölgede bulunan KESK'e bağlı şube sendika başkanları da katıldı.
Başta Diyarbakır olmak üzere Batman, Mardin, Siirt, Urfa, Van, Elazığ, Tunceli gibi bölge illerinden çok sayıda katılım sağlandı. Oldukça coşkulu geçen mitingde ilk sözü alan Türkiye Barış Meclisi Girişimi Sekreteryası'ndan Meral Danış Beştaş, "Biz buraya öldürmek için değil, yaşamak ve yaşatmak için geldik" dedi. Kürtçe merhaba diyerek konuşmasına başlayan Beştaş, "Biz buraya barışı tesis etmek için geldik, acilen barışı talep ediyoruz" dedi. Beştaş, Ergenekona değinerek, Ergenekon'un devletin kendi rahminde büyütüldüğünü dile getirdi. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de kitleye seslenerek, "Anaların ağlamaması için artık yeter deyin" dedi. Baydemir, barış için herkesi duyarlı olmaya çağırdı