Hollanda Özgürlük Partisi (PVV) Başkanı Geert Wilders; "Kim Hollanda'da başörtüsü ile dolaşmak istiyorsa önce resmi müsaade almalı ve yılda 1000 Euro vergi ödemelidir. Böylece nihayet İslam'dan bir kazancımız olur. Başörtülülerden artık bıktık usandık."
Batı Avrupa ülkelerinde ırkçı ve yabancı düşmanlığından kaynaklanan olaylar silsilesi endişe verici boyutlara ulaşmıştır. Geçtiğimiz gün ve haftalarda Batı Avrupa ülkelerinde meydana gelen, hemen tamamı Müslümanları hedef alan anti-İslamist, ırkçı ve yabancı düşmanı motifli olayları insan hakları açısından son derece tehlikeli bir süreç olarak görmekteyiz.
Avrupa tarihinde kara sayfalar olarak yer alan ırkçı ve yabancı düşmanı olaylar biyolojik ve fizyolojik temele dayanmaktaydı. Artık, Avrupa'daki ırkçı ve yabancı düşmanlığı etnik kökeni değil kültürel değerleri hedef seçmektedir. Diğer bir ifadeyle ırkçı ve yabancı düşmanı motifli eylemlerin mağdurları olarak İslam/Müslümanlardır.
Avrupa'da, II. Dünya Savaşı öncesinde anti-semitist olan ırkçılık savaş sonrasında anti-komünist olarak karşımıza çıkmaktadır. Sovyetler Birliği'nin dağılması sonrasında ise bütünüyle anti-İslamist eksene oturmuştur. Avrupa'da hemen bütün kesimler tarafından "İslami fundamentalizm" veya "İslam=Terör" söylemi toplumun bilinçaltına yerleşmesi için çeşitli ve son derece kaygı verici yöntemlere başvurulmaktadır.
Almanya'nın Dresden şehrinde mahkeme salonunda ırkçı bir Alman tarafından 18 yerinden bıçaklanarak öldürülen Mısırlı 31 yaşındaki Merve El Şirbini, Yahudi kökenli Natalie Bracht Müslüman olduktan sonra başta İsrail devletiyle ilişkisi olduğu iddia edilen boşandığı eşi olmak üzere İngiliz ve Alman makamları tarafından çeşitli bahanelerle en temel insan haklarının ihlali yukarıda ortaya koymaya çalıştığımız söz konusu yeni ırkçı ve yabancı düşmanı anlayışın fiili yansımasıdır.
27 Eylül'de Almanya'da Federal düzeyde seçim yapılmıştır. Bu seçim öncesi NPD dağıttığı broşürde "Yabancılar iş ve evlerimizi elimizden alıyor, yerden mantar gibi cami türüyor" sloganını öne çıkarmaktadır. Almanya'da son aylarda camilere Molotof kokteylleri ile saldırılmakta ve Elsenfeld kasabasında olduğu gibi duvara domuz kanı atılmakta, kapı önüne ölü hayvan gözü bırakılmaktadır. Fransa'nın Toul şehrinde de camiye saldıran ırkçılar, caminin kapısına kesik domuz kafası bırakmışlardır.
Mikail Tekin, Belçika'da tutuklu bulunduğu cezaevinde gardiyanlar tarafından, 8 Ağustos günü işkence edilerek öldürülmüştür.18 Ağustos tarihinde, 30 yıldır Hollanda'da yaşayan Ayhan Erbudak polis tarafından dövülerek hastanelik edildi. 19 Ağustos tarihinde, , Berlin'de evlerinin bahçesinde arkadaşları ile oynayan Türk çocuklarının üzerine Alman gençleri pompalı tüfek ile ateş etti.
MAZLUMDER ırkçılığı; kendi ırkını diğer ırklardan üstün sayarak onlar üzerinde hegemonya kurmayı meşru görüp bu uğurda mücadeleyi öngören ideoloji olarak tanımlar. Başka bir ifadeyle ırkçılık; ırklar arasındaki eşitsizliği savunan ve yeryüzünde üstün ve aşağı ırkların varlığını öngören düşünce, davranış, öğreti, politika ve ideolojilerin genel adıdır.
MAZLUMDER, Avrupa'da; ırkçı ve yabancı düşmanı motifli eylemlerdeki artışa karşı sorumlu tüm kişi ve kurumların seyirci kalmamasını ve gelişmeleri menfi yönde tetiklemesine sebep teşkil edecek eylem ve söylemlerden vazgeçmeleri çağrısında bulunur.
Avrupa'daki ırkçı ve yabancı düşmanı içerikli eylem ve söylemleri yakından takip ettiğimizi ilgili kurum ve kuruluşlar başta olmak üzere tüm kamuoyuna duyururuz.