ASKER HESAP VEREBİLİR OLMALI, SUÇ İDDİALARI ETKİN SORUŞTURULMALIDIR
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ Trabzon ilinde deniz kuvvetlerine bağlı savaş gemisinde yaptığı basın açıklamasında: "Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı psikolojik harekat yürütenler", "bulunduğunuz yol, bulunduğunuz yer doğru değildir." "TSK içinde Mehmetçik üzerinden hesap yapılabileceğinin düşünülemeyeceği", "Terör olaylarını Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişkilendirmeyi" akademisyen ve medya mensupları yapamaz ve yapmamalıdır.", "Adli makamlar, ihbar mektuplarına, özellikle itirafçıların, gizli tanıkların verdiği ifadelere karşın daha duyarlı ve daha dikkatli olarak hareket etmeli.. TSK ile bilgi teatisi ve işbirliğinde bulunmalıdırlar.", "TSK görev ve sorumluluklarını yerine getirmeye hazırdır" şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
Genelkurmay başkanının, TSK'nın görev ve sorumluluklarını "tehdit tonuyla" sivilleri muhatap alarak yeri getirme kararlılığını bir savaş gemisinde ve Kafes Eylem planının deniz kuvvetleri içindeki bir cunta tarafından hazırlandığı iddialarının ertesinde yapması hukuk dışı olup sivil alana açık müdahaledir
Hak ve özgürlüklerin geliştiği Hukuk devletlerinde, silahlı kuvvetlerin sivil alanla ilgili kamuoyuna açıklama yapması hukuk dışıdır. Askeri vesayeti besleyen "tehdit tonlu" açıklamalar yapılmamalıdır. Askeri Ceza Kanunu'nun 148. maddesi kapsamındaki siyasi konuşma suç niteliğinde olup, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığını re' sen soruşturma başlatmalıdır. Sayın askeri "memur"un bu ve buna benzer siyasi açıklamalarda bulunmayı esas alması halinde istifa edip, emsalleri gibi parti kurup siyaset yapmayı tercih edebilir.
Silahlı kuvvetlerin, akademisyenlerin, basın mensuplarının, sonuçta sivillerin neyi düşünüp neyi düşünmemesi gerektiği hususu ve gösterdiği yolu, düşünce ve ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğüne müdahaledir.
Yine yargı mensuplarının, içerisinde TSK mensuplarının bulunduğu iddia edilen hususlarda, TSK'yı bilgilendirmesinin gerektiği beyanı da yargıya müdahale niteliğindedir.
Türkiye Cumhuriyeti Silahlı kuvvetleri kutsal olmayıp, mensuplarının suçlardan azade olabileceği de söylenemez. Hesap verebilir ve şeffaf olmayan yapılar elbette ki eleştiriye açık olmalıdır. TSK mensuplarının işlediği iddia edilen hususlarda etkin soruşturma ve faillerin yargılanarak cezalandırılmaları gerekir.
Türkiye'deki modern ve post modern askeri darbelerin, sivillere muhtıraların, askeri harcamaların, JİTEM ve psikolojik harp dairesinin faaliyetlerinin, Dağlıca, 33 asker ve diğer olaylardaki kusurların, kafes eylem planı, millete komplo planları, Lahikaların, yer altından çıkan silahların, suikast planları ve diğer onlarca hukuk dışı faaliyetlerin hesaplarının verilmesi gerekir. "Kağıt parçası, "Boru", gibi hafife alan beyanlar, suç işlediği gerekçesiyle tutuklu yargılanan personellerinin açığa alınmaması, ordudan uzaklaştırılmayıp üst rütbelere terfi ettirildikleri sürece etkin bir şekilde soruşturmadan bahsedilemez.
MAZLUMDER; Genelkurmay Başkanı'nın sivilleri hizaya getirmeye çalışan söz ve tutumlardan vazgeçip daha hesap verebilir, hukuk dışı faaliyetler üzerine daha fazla gittiğini gösterir çalışmalar içerisine girmesi gerektiğini ifade eder. Hukuk devletlerinde hesap verme gerçekleşmediği sürece, hesap soranların varlığını sürdürmesi vicdani bir sorumluluktur.
MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı
Av. Nesip YILDIRIM