1982 Anayasası'nın bazı maddelerinin değiştirilmesi yönünde Millet Meclisi'nin kabul ettiği anayasa değişikliği, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Açıkça ifade ediyoruz ki bu karar YOK HÜKMÜNDEDİR ve ciddiye alınamaz. Bu karara buna göre muamele edilmelidir. Çünkü Anayasa Mahkemesi açıkça anayasayı ihlal etmiş ve meclisi vesayet altına almıştır.
Bu karara muhalif oy kullanan üyelerin de belirttiği üzere mahkeme, kendinden menkul bir yetki tanımlaması ile yetkisinin sınırlarını aşmış ve bu ülkede anayasa değişikliği süreçlerine yepyeni bir basamak ilave etmiştir. Bu karar ciddiye alınırsa bundan böyle artık hiçbir ciddi konuda anayasa değişikliği yapılamayacaktır.
Bu kararla mahkeme kendisini meclisin ve halkın üzerinde konumlandırmıştır. Bu karar meclise ve halkın iradesine karşı bir darbe niteliğindedir. Bir kez daha görülmüştür ki darbe anayasası bu topluma dar gelmektedir. 82 Anayasası değişmedikçe meclis imaj malzemesi olmaktan öte bir anlam ifade etmeyecektir. Hükümet dediğiniz organ ülke yönetiminde ekonomiden başka hiçbir alanda müdahil olamayacaktır.
Mahkeme bu kararla niyet sorgulamasına gitmiş, soyut ve afakî tehlikeleri somut tehdit diye sunmuş, hukuku dolanarak hukuksuz bir uygulamaya imza atmıştır. Açıktır ki eğitim hakkı anayasa mahkemesi eliyle gasp edilmek istenmiştir.
Anayasa mahkemesi kendisini kurucu iktidar pozisyonuna sokmuş, bütün anayasa değişikliklerini esastan inceleme yetkisine sahip kılmıştır. Kendisine verilmeyen yetkilerin, çeşitli kılıflar uydurarak, kendisinde bulunduğunu iddia eden zihniyet üniversiteleri kışla olarak görmeye alışkın ve hukuk mantığından yoksundur.
Sonuç olarak diyoruz ki:
Bu zihniyetin karşısında hukuk mantığını inşa ederek ve hukuku yaygınlaştırarak durabileceğimizin bilincindeyiz.
Halk ve sivil toplum kuruluşları çeşitli alanlarda tepkilerini ortaya koyarak mahkeme kararını ve mahkemenin yapısına yönelik eleştirileri gündemlerinden düşürmemelidir.
Hükümet partisi ve diğer siyasi partiler; halka rağmen karar alabilen Mahkemenin darbe Anayasasının ürünü olduğunu hatırlayarak, sivil anayasa çalışmalarını hızlandırmalı, Anayasa Mahkemesi'nin işlevini ve sınırlarını sağlıklı bir zemine oturtmalıdır.
MAZLUMDER İstanbul Şubesi