Basın Açıklamaları

Adalet İçin Dayanışma’dan “Cuntaya Hayır! Darbeciler Yargılansın!” Eylemi

Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un “kağıt parçası” olarak nitelendirdiği “irtica ile eylem planı” üzerindeki imzanın Albay Dursun Çiçek'e ait olduğunun anlaşılması ile birlikte başlayan tepkiler devam ediyor.

Dün İrtica Eylem Planını hazırlayan muvazzaf subayların yargılanması için Sultanahmet Adliyesine suç duyurusu dilekçesini veren ADALET İÇİN DAYANIŞMA oluşumunun çağrısıyla bugün Taksim Meydanı’nda toplanan yüzlerce kişi “Cuntaya Hayır! Darbeciler Yargılansın!” diyerek darbecileri protesto ettiler.

Şiddetli yağmur ve soğuğa rağmen Taksim Meydanı'na gelen duyarlı topluluk, başta Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ ve son "İrtica ile Mücadele Eylem Planı" adlı darbe belgesinde ismi geçenler olmak üzere tüm darbecilerin sivil yargıda yargılanmasını ve hesap vermesini istediler. Birçok gazeteci, yazar, hukukçu ve sanatçının da destek verdiği eylemde "Cuntaya Hayır, Darbeciler Yargılansın!" yazılı pankart ve dövizler açıldı; "Darbeciler Yargılansın, Gasp Edilen Haklar Geri Verilsin!", "Asker Kışlaya Halk İktidara!", "Genelkurmay Yargıdan Elini Çek!", "Kahrolsun Halkın Düşmanı Cunta!", "Darbeciler Yenilecek Direnenler Kazanacak!" şeklinde sloganlar atıldı.

Sunumunu Murat Özer'in yaptığı eylemde MAZLUMDER Genel Başkanı Faruk Ünsal, Vakit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karahasanoğlu, Özgür-Der Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Şekerci ve Eski Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek yaptıkları konuşmada darbe belgesinin hukukla bağdaşmadığı ve sorumluların bir an önce yargılanarak hesap vermesi gerektiğini belirttiler.

Eylemin sonunda, MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal ADALET İÇİN DAYANIŞMA adına hazırlanan basın açıklamasını okudu. Ünsal, söz konusu belgenin içeriği ve hedeflerinin vahametini konuşmak yerine basına nasıl sızdığı üzerinde durulduğunu, böyle yapılarak darbe girişiminin hafife alındığını ve örtbas edilmeye çalışıldığını ifade etti. İrtica eylem Planının tüm toplumu hedef aldığını söyleyen Ünsal, "Belge ve belgeye konu iddialarda bir siyasi parti ve bir cemaat hedef alınıyor gibi görünse de, temelde halk iradesine yönelik bir saldırı niteliğindedir bu belge. Bu sürecin her aşamasında kamuoyunun aydınlatılması önem taşımaktadır. Geçmişte bu tip belgelerle yürütülen faaliyetler sonucunda çok sayıda kişi ve grubun ciddi saldırılarla karşılaştığı bilinmektedir. Bizler TSK'ya karşı bir eylem içerisinde değiliz. Bizler TSK içerisinde oluşan Cuntacıların yargılanmasını ve ordudan tasfiye edilmesini istiyoruz. Bu ülke darbelerden, darbecilerden çok çekti. Artık darbe döneminin kapanmasını istiyoruz" dedi.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu

Basın Açıklaması Metni için Tıklayın

Suç Duyurusu Haberi için Tıklayın