Basın Açıklamaları

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ / SORUNLAR DEVAM EDİYOR

8 Mart, Türkiye'de ve dünyanın birçok ülkesinde, kadınların hak ve eşitlik taleplerini dile getirdikleri, sadece kadın olmaktan ötürü yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek istedikleri uluslar arası düzeyde de kabul gören bir gündür. Ama bugünün kabul hali sorunların azaldığı yanılgısını beraberinde getirmesin. Bizler de bu günü kutluyoruz derken aslında kastedilen anma ve sorunun üzerinde durmanın ötesinde bir hal de değildir.Kadına karşı şiddet ve istismar dünyadaki en yaygın ama cezası en az olan suçtur.

Fuhuşa zorlanan, bunun için alınıp satılan kadınların sayısı yılda neredeyse dünyanın büyük kentlerinden birinin nüfusuna denktir.

Kadını insani bütünselliğinden koparıp sadece bir cinsel obje, bir mal halinde sunan tüm zamanın içerisine sirayet etmiş reklamlar, tv dizileri ve serbest ekonominin tüm bu türden giydirmeleri başka şekliyle bir hak gaspıdır. Bu hal ne rakamlarla ne de istatistiklerle açıklanabilir. Gündeliğimize sirayet etmiş ve artık doğallaştırdığımız bir hal olarak sürekli bombardıman altındayız.


Her gün gazetelerin 3. sayfalarını kaplayan haberlerde, sevgisine karşılık verilmediği gerekçesiyle öldürülmüş genç kız haberlerini okumak,

ailesinin zorla evlendirdiği bir genç kızın haberini okumak,

eşinden ayrılmak istediği için ailesi tarafından reddedilmiş bir çaresizin haberini okumak ne kadar sıradanlaşmıştır. Kadın her durumda saldırıya, tecavüze muhataptır.


Türkiye'de ve birçok ülkede kadının aşık olma hakkı dahi elinden alınır. Kadın "aşk" konusunda da ehil bir varlık olarak görülmez. Kadınlığını yaşama potansiyeli bile bir tehlikedir.


O nedenle "o" onun için seçilmiş veya yine onu seçen biriyle birlikte olur, evlendirilir.


"O" seçemez. Çünkü sevmeye de ehil sayılmaz.


Kadını bir mal olarak gören, ötekileştiren bu tüm alana yayılmış zihniyet değişmedikçe kadına karşı her türden şiddet, aşağılama ve hak gaspları yaşanmaya devam edecektir.


Ayrıca kadına giydirilen tüm kutsallıklar ile de kadın sürekli istismar edilmektedir. Çağın icabı çalışma hayatına giren kadın evine döndüğünde de kendisinden beklenen tüm "iyi" annelik ve eşlik görevlerini de layığı ile yapmalıdır. O hem dışarıda hem evinde "çocukta yaparım kariyerde" formatında aralarda bir yere sıkıştırılmış "en kadın" olmaklık tahakkümüyle de baş başadır.


Kadın tanımlarımız ne yazık ki artık bir kurgunun ötesinde değil. Hoş insan tanımımız da öyle. Kadına dair tanımlar kadından öylesine uzak ki daha henüz kadınlığını dahi yaşamamış kız çocuklarımız, sadece erkekle konuştuğu gerekçesiyle öldürülen, diri diri toprağa gömülen ülkemizde kadın haklarından bahsetmek içimizi acıtsa da, kadın hakları konusunun insanlığın gündeminden düşmemesi gerekliliği ile tüm kadınların dünya kadınlar gününü kutluyoruz.



 

 

 

 

MAZLUMDER İZMİR ŞUBESİ ADINA

AYŞE KARAEGEMEN