Basın Açıklamaları

28. Yılında 12 Eylül

12 Eylül 1980 tarihi ve hemen ardından neler yaşandı, bu tarihi ve bilançosunu hatırlatmak ve hafızaları tazelemek isteriz.

• 650.000 kişi gözaltına alındı.
• 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
• Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
• 7 bin kişi için idam cezası istendi.
• 517 kişiye idam cezası verildi.
• Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (26 siyasi suçlu, 23 adli suçlu, 1'i Asala militanı).
• İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi.
• 71 bin kişi TCK'nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
• 98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı.
• 388 bin kişiye pasaport verilmedi.
• 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.
• 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
• 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.
• 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
• 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.
• 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.
• 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
• 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.
• 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
• Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
• 31 gazeteci cezaevine girdi.
• 300 gazeteci saldırıya uğradı.
• 3 gazeteci silahla öldürüldü.
• Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
• 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
• 39 ton gazete ve dergi imha edildi.
• Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
• 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
• 14 kişi açlık grevinde öldü.
• 16 kişi -kaçarken- vuruldu.
• 95 kişi -çatışmada- öldü.
• 73 kişiye -doğal ölüm raporu- verildi.
• 43 kişinin intihar ettiği bildirildi.

12 Eylül Cumhuriyet tarihinde 27 Mayıs 1960 ve 12 Mart 1971 muhtıralarından sonra üçüncü askeri darbedir. Bu tarih namluların siyasi iradeye, halka, aydına, ayrım gözetmeksizin belirlenen kriterlere aykırı olan, muhalif sağa-sola çevrildiği üçüncü kara sayfadır.

Öyle bir kara sayfadır ki, geçen 28 yıl bu lekeyi temizlemeye yetmemiştir. Darbenin ülke insanına armağanı(!) olarak dayatılan kalıpların ve darbe kültürünün izleri, başta anayasa hükümleri olmak üzere maalesef birçok alanda varlığını devam ettirmektedir.

12 Eylül, meclisin lağvedilmesi, 1961 anayasasının askıya alınması, partilerin kapatılması, parti liderleri ile birçok insanın sürgün edilmesi, aydınların, fikir adamalarının, öğretim görevlilerinin, öğrencilerin ve yayınların “sakıncalı” ilan edilerek “yasaklı” damgası yediği uçurumun adıdır.

Devlet Güvenlik Mahkemesi, Sıkı Yönetim ve YÖK gibi anti demokratik uygulamaların başlamasıyla hak ve özgürlüklerin askıya alındığı, hukukun, eğitimin, ekonominin kısaca hayatın her alanının, yarınların darbelendiği tarihtir.

Anayasaya konulan ve darbecilerin yargılanmasının önünde engel olan geçici 15. maddenin etkileri hiçbir zaman geçmemiştir.

Yukarıda rakamlarla ifade edilen, 12 Eylül 1980’in ülkeye ve insanına bıraktığı acı izlerin sadece görünen yüzüdür.

Sağduyu sahipleri olan bizler, böyle bir suçun zaman aşımı olmayacağını tekrar vurgularken, “YARGI GÖREVE” çağrımızı yineliyoruz. 12 Eylülün enkazı hala kaldırılmamıştır. Darbeciler adil bir mahkemede yargılanmadıkça da kaldırılamayacaktır.