Basın Açıklamaları

28 Şubat Darbesi Beyazıt Meydanı’nda Protesto Edildi

28 Şubat darbesinin 13. yıldönümünde Türkiye’nin birçok şehrinde darbeciler protesto edildi.

İstanbul’da Beyazıt Meydanı’nda gerçekleşen ve içlerinde MAZLUMDER’in de olduğu birçok sivil toplum kuruluşu tarafından düzenlenen eyleme yüzlerce kişi katıldı. İlk olarak Fatih’te Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan kalabalık, Beyazıt Meydanı’na kadar sloganlar eşliğinde yürüdü.

Murat Özer'in sunumunu yaptığı protesto eyleminde Vakit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, Özgür-Der Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Şekerci ile MAZLUMDER eski Genel Başkanı ve Araştırma Kültür Vakfı yöneticilerinden Cevat Özkaya birer konuşma yaptılar.

İlk konuşmacı Abdurrahman Dilipak, 28 Şubat sürecinin Ergenekon ve Balyoz sürecine tosladığını belirterek paşaların gözaltına alınıp yargılanması sürecinin 28 Şubat ve 12 Eylül paşalarını da kapsaması gerektiğini söyledi. Zulüm ile abad olunamayacağını ifade eden Dilipak, yaşananları da "Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste!" diyerek yorumladı. Dilipak, “28 Şubat ile başlayan süreç, bin yıl sürecek diyorlardı ama Ergenekon'a tosladılar. Zalimler korksunlar. Artık genç subayların tehditleri yok, genç sivillerin, inanan insanların, özgürlük talep eden insanların toplumsal barış için ortaya çıktıkları bir günü yaşıyoruz " dedi.

"Bizler yalnızca bugün değil, 13 yıl önce de buradaydık, başörtüsü yasağı burada uygulanmaya başladığında 'MGK Tehdidi Yıldıramaz Bizleri' pankartı açmıştık." diyen Hülya Şekerci, "Asla kimliğimizden, İslami taleplerimizden vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz de!" mesajı verdi. '28 Şubat 1000 yıl sürecek!' açıklamalarını yapanların sözlerinin arkasında duramayacağını belirten Şekerci, "Bizler hala buradayız. İnancımızla, kimliğimizle, başörtümüzle meydanlardayız." dedi. Militarist zihniyetin kendisiyle açıkça hesaplaşılmadıkça darbecilerin ürediği bataklığı kurutmanın mümkün olmayacağını söyleyen Şekerci, militarizmin yalnızca askeri zeminle sınırlı olmadığına dikkat çekti. Hâkimler, savcılar, rektörler, akademisyenler, bürokratlar, gazetecilerin 1997'deki darbe sürecinde Genelkurmay brifinglerine koşa koşa gittiklerini hatırlatan Hülya Şekerci, darbe yasasının hala yürürlükte olduğunu belirtti ve 28 Şubat zulümlerine değindi.

Son olarak söz alan Cevat Özkaya ise halkla zıtlaşan bir yargı bir bürokrasiyi istemediklerini ifade ederek kendi halkının değerlerini düşman gören bir ordu görmek istemediklerini söyledi. Sokakların, siyasetin kışlaya çevrilmesini eleştiren Özkaya, darbe anayasasının tümüyle kaldırılması gerektiğini söyledi.

Eylem sırasında "Darbeciler Yargılansın, Gasp Edilen Haklar Geri Verilsin!", "Cunta Halka Hesap Verecek!", "Paşaların Tankı Susturmaz Halkı!", "Kahrolsun Halkın Düşmanı Cunta!", "Genelkurmay Tehdidi Yıldıramaz Bizleri!", "Başörtüye Uzanan Eller Kırılsın!", "Darbeciler Yenilecek, Direnenler Kazanacak!", "Uyan Diren Özgürleş!", "Cuntaya Hayır Eğitime/Başörtüye Özgürlük!", "Zulme Karşı Direniş Herkes İçin Adalet!" gibi sloganlar atıldı.

Grup Yürüyüş’ün son olarak, topluluğun da eşlik etmesiyle birlikte "Özgürlük Türküsü"nü söylemesinin ardından eylem sona erdi.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu

Basın Açıklaması Metni İçin Tıklayın