
MAZLUMDER İstanbul Şubesi, 27 Mayıs darbesinin 50. yıldönümü dolayısıyla bugün “27 Mayıs 1960 Darbesinin Gazete Manşetleri Sergisi”nin açılışını yaptı.
Sergi açılışında MAZLUMDER İstanbul Şube Başkan Yardımcısı Av. Elif Uzunpınar bir basın açıklaması yaptı. Uzunpınar açıklamada darbe süreçlerinden bahsederek yapılan yanlışlardan ibret alma vaktinin geldiğini belirtti.
27 Mayıs etkinlikleri çerçevesinde Dönemin Adalet Partisi Milletvekili ve Devlet Eski Bakanı Hasan Aksay’ın katılacağı konferans ise 29 Mayıs Cumartesi saat 13.00’te MAZLUMDER İstanbul Şubesi’nde gerçekleştirilecek. “27 Mayıs 1960 Darbesinin Gazete Manşetleri Sergisi” 27–29 Mayıs tarihleri arasında devam edecek.
MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu
BASIN AÇIKLAMASININ TAM METNİ:
50. YILINDA “27 MAYIS DARBESİ”
Darbelerden gelenek oluşturan bir siyasi hayatı geride bırakmaktayız. Bugün 27 Mayıs darbesinin üstünden elli yıl geçti. Ne yazık ki, bu süre içinde de biçimi, içeriği, kapsamı birbirine nazaran farklı olsa da, milli iradeyi ilga etme noktasında aynı paydada birleşen, peş peşe darbeler yaşandı. Bütün bu darbeler hukuk hiçe sayılarak, anayasaya rağmen yapıldı. Bütün bu darbeler demokrasi adına yola çıkıldığı söylenerek, demokrasinin ilga edilmesiyle sonuçlandı.
Her darbe sonrası inanç ve ifade özgürlüğünün çerçevesi daraltıldı. Binlerce insan suçsuz yere gözaltına alındı, hapis yattı, siyasi tutum yüzünden düzmece cezalara çarptırıldı, idam edildi.
Her darbe sonrası, hak ve özgürlükleri daraltan yasalar ve düzenlemeler yapıldı.
Her darbe sonrası, darbe ekonomisi oluştu darbeciler ve onların, sözde sivil uzantıları, çeşitli imtiyazlar elde ettiler.
Her darbe sonrası, ülke siyasi, kültürel ve ekonomik açıdan dünyadan koptu ve hedeflerinin gerisinde kaldı.
Her darbe milleti kurtarma adına, millet iradesini yok eden toplum mühendislikleriyle ”kul” yetiştirme hedefiyle düzenlendi. Hala suçlarının ne olduğu net bilinmeyen Adnan Menderes ve arkadaşlarının yargı süreci, hukukun değil, maalesef mizahın alanını ilgilendiriyor.
Darbelerle İnsanların inançlarını, fikirlerini, giyeceklerini elbise biçimini belirleme adına, benzeri görülmemiş zulümlere imza atıldı.
Bütün bu ihlaller, milleti ve millet iradesini tehlikeli gören, diktatörlük sevdalıları, toplumun hemen her kesiminden kendini devlet yerine koyan, çok yönlü ilişkilerin sahipleriydi. Bu tiplerin içinde, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sloganı duvarında yazılı meclisin mebuslarından, üniversitedeki profesörün, bürokrasiden taraflı medyaya, devlet sanayicisinden besleme aydınına kadar, taraftar profiline sahipti.
Bugün tarihle yüzleşme vaktidir.
Yapılan yanlışları tespit etme, ibret alma vaktidir. İyi darbenin olamayacağını, devletin milleti değil; milletin devleti olacağını anlama vaktidir.
Gün hak ve özgürleri; etnik köken, din, mezhep ve meşrep ayırt etmeksizin en geniş haliyle bütün vatandaşlara açma zamanıdır.
Bugün yapay ötekiler oluşturmaktan, yasaklardan haz almaktan kurtulma vaktidir.
Bu ülke, üstünde yaşayan herkesindir.
Hiç kimsenin, statüsü ne olursa olsun, payı, bir başkasından ne bir fazla, ne de azdır.
Hiç kimse, ülkeyi çok sevdiği iddiasıyla, ayrıcalık elde edemez ve hiçbir vatandaşı suçlayamaz. Suç ancak, bağımsız mahkemelerin etki altında kalmadan vereceği kararlar sonucunda oluşur.
Hiç kimse, kendini hukukun üstünde göremez. Hiç kimse kamu görevini, haddi aşarak kullanma hakkına sahip değildir.
İlişkilerin zemini hukuktur. Hukukun ayaklar altına alındığı, yargının şaibeyle anıldığı yerde, düzenin sağlanması, barışın devamı mümkün değildir.
Hak ve özgürlüklerin en geniş anlamıyla bütün vatandaşlara açılması, bunun siyasi, hukuki ve kültürel desteği için, öncelikle bütün kesimleriyle halkın, sivil ve resmi kurumların azami gayret içinde olmaları gerekmektedir.
Darbelerden ve darbe anayasalarından kurtulmak vaktidir.
Güce değil, özgürlüğe ve insana güvenme vaktidir.
MAZLUMDER olarak, kurum ve kuruluşlarıyla herkesi, hak ve özgürlüklerin bütün vatandaşları kuşattığı, darbesiz geleceğe katkı sunmaya çağırıyoruz.
Av. Elif UZUNPINAR
MAZLUMDER İstanbul Şube Başkan Yardımcısı