Basın Açıklamaları

12 Haziran 2009 İnsan Hakları İhlalleri Haberleri

12 Haziran 2009 da Türkiye de Yaşanan İnsan Hakları İhlalleri Haberleri

TÜRKİYE HABERLERİ

12 Haziran 2009, Zaman

Çaykur fabrikasında patlama: 1 yaralı

Rize'nin İyidere ilçesinde ÇAYKUR'a ait çay fabrikasında buhar fırınının patlaması sonucu 1 işçi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Kalecik köyündeki ÇAYKUR Kalecik Çay Fabrikasında su tesisatçısı olarak çalışan L.E, fabrikanın fırın bölümünde temizlik yaptığı sırada, kalorifer kazanına bağlı buhar fırınının patlaması sonucu ağır yaralandı.

Rize 82. Yıl Devlet Hastanesine kaldırılan L.E, ilk tedavisinin ardından vücudunda ileri derecede yanık olması nedeniyle Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesine sevk edildi.

Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

12 Haziran 2009, Zaman

Yüksekova'da patlama: 7 yaralı

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde patlama meydana geldiği bildirildi. Edinilen bilgiye göre, saat 21.20 sıralarında Dağlıca yolu üzerindeki Koca Apartmanı yanında nedeni belirlenemeyen bir patlama meydana geldi.

Olayın ardından bölgeye çok sayıda güvenlik ekibi sevk edildi. Olayın ardından bölgeden silah sesleri de geldiği bildirildi.

Patlamada ölen ya da yaralanan olup olmadığı hakkında henüz bilgi edinilemedi.

Patlamayla ilgili soruştuma başlatıldı. (CİHAN)

7 ASKER HAFİF YARALANDI

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde askeri konvoyun geçişi sırasında patlatılan mayından 7 asker hafif yaralandı.

Yüksekova-Dağlıca yolu Yeni Mahalle mevkiinde iki askeri aracın geçişi sırasında yol kenarına yerleştirilen tuzaklanmış mayın patlatıldı.

Patlamada cam kırıkları nedeniyle 7 asker hafif yaralandı. Hakkari Valisi Muammer Türker, ''Patlamada 7 asker cam kırıkları nedeniyle hafif yaralandı, olayla ilgili inceleme devam ediyor. Patlayıcının türü olay yeri incelemesinden sonra belli olacak'' dedi.

Patlamanın etkisiyle, civardaki bazı evlerin camlarının da kırıldığı öğrenildi.

12 Haziran 2009, Haber 7

Siirt'te 19 kişi gözaltına alındı

Siirt'te terör örgütünün gençlik yapılanmasına üye oldukları ileri sürülen 19 kişi gözaltına alındı.

Siirt Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube müdürlüğü ekipleri, terör örgütü PKK'nın gençlik yapılanmasına üye oldukları iddia edilen şahıslara yönelik operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda aralarında Şırnak Belediye Başkanı'nın oğlu Rıdvan Uysal'ın da bulunduğu 19 kişi gözaltına alındı. 19 zanlının sorgularının tamamlanmasının ardından yarın mahkemeye çıkarılması bekleniyor.

12 Haziran 2009, Haber 7

Öz çocuğunu odaya kitleyip şiddet uyguladı

Yedi yaşındaki çocuk babası ve üvey annesi tarafından 2 yıldır bir odaya kitlenip şiddete maruz bırakıldı. Aile mahkemece tutuklandı.

Sakarya'nın Arifiye ilçesinde yedi yaşındaki çocuğa kötü muamelede bulundukları ileri sürülen baba ile üvey anne çıkartıldıkları mahkemece tutuklandı. Şiddete uğrayan çocuk ise Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na (SHÇEK) ait çocuk yuvasında koruma altına alındı.

Edinilen bilgiye göre, Abdibey Mahallesinde yaşayan Hülya Ş. ve Murat Ş. çiftinin, çocukları S.K'ya şiddet uyguladığı yönünde komşuları jandarmaya şikayette bulundu. Şikayetin ardından jandarma, cumhuriyet savcısının talimatıyla şiddete uğradığı ileri sürülen S.K'yı Toyotasa İlk Yardım ve Travmatoloji Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirdi.

Yapılan muayenede S.K'nin başında ve vücudunun çeşitli yerlerinde darp izlerine rastlandı. Bunun üzerine baba Murat Ş. ile üvey anne Hülya Ş. gözaltına alındı. Şiddete uğrayan S.K. ise mahkeme kararıyla SHÇEK'e bağlı Arifiye Çocuk Yuvasına yerleştirildi.

Yapılan soruşturmada üvey anne ve babanın çocukları S.K'yı darp ettikleri, 2 yıldır odaya kilitledikleri, bakımsız ve aç bıraktıkları, ayrıca fiziksel şiddet uyguladıkları ileri sürüldü. Gözaltına alınan Murat ve Hülya Ş, sorgulamalarının ardından çıkartıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklandı.

S.K'nin, Murat Ş'nin resmi nikahlı olmayan ilk evliliğinden olduğu ve annesinin soyadını taşıdığı öğrenildi.

12 Haziran 2009, Haber 7

Doğubayazıt'ta şüpheli ölüm

Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde kum ve demir deposunun bekçiliğini yapan İbrahim Ertem adlı bekçi kulübesinde ölü bulundu.

Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde gece bekçiliği yapan bir vatandaş şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti.

Alınan bilgiye göre, Doğubayazıt Güven Caddesi'nde bulunan kum ve demir deposunda gece bekçiliği yapan Göller köyü nüfusuna kayıtlı İbrahim Ertem (55) isimli vatandaş, bekçi kulübesinde ölü bulundu.

Olay, sabah saatlerinde iş yerine gelen çalışanların bekçiyi cansız bir şekilde yerde bulması üzerine ortaya çıktı. Haber verilmesi üzerine olay yerine gelen polis yaptığı ilk incelemede ölen kişinin vücudunda herhangi bir darp izine rastlamazken olay yerine gelen Cumhuriyet savcısının talimatıyla bulunan 2 adet keser ve bir adet baltaya da el konularak incelenmek üzere ilçe emniyetine getirildi.

Ertem'in cenazesi Trabzon Adli Tıp Kurumu'na gönderilirken, gelecek sonuç doğrultusunda soruşturmaya yön verilmesi bekleniyor.

Savcılık olayla ilgili olarak soruşturma başlatıldı. Olay dosyaya şüpheli ölüm olarak geçildi.

12 Haziran 2009, Haber 7

15 polisten mimara dayak iddiası

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde, Reyhanlı Emniyetine bağlı 15 polisin Mimar Berkan Abseyi ve akrabaları Öğretmen Murat Apseyi ile Uğur Abseyi sopalarla döverek hastanelik etttikleri ileri sürüldü.

15 Polis tarafından sopalarla öldüresiye dövüldüğü iddia edilen Berkan Abseyi, Hatay Mimarlar Odasının verdiği resepsiyona katıldıktan sonra Reyhanlı'ya döndüğünü ve Reyhanlı'daki Yenişehir gölü kenarındaki bir büfeden sigara almaya giderken arabada duran iki kişinin sözlü saldırısına uğradığı, polisin olay yerine gelmesiyle polislerin önce hakaretlerine sonra da sopalarla dövülmesine maruz kaldığını söyledi.

Mimar Berkan Abseyi, " Hatay Mimarlar Odasının verdiği resepsiyon sonrası Reyhanlı'ya geldim. Biraz rahatlamak için Reyhanlı'da bulunan Yenişehir Gölüne geldim. Burada iki kişiyle biraz tartıştık. Daha sonra çevredekiler tarafları yatıştırdıktan sonra polisler olay yerine geldi. Polis hadi "oğlum" git deyince ben de bana oğlum diyemezsiniz dedim. Buna kızan polisler ise beni tartaklamaya başladı ve sağ gözümü morartılar" dedi.

Mimar Berkan Abseyi, Bu sözüne sinirlenen polislerin vücudumun her yerine sopalarla vurmaya başladığını ifade ederek, polislerin kendisine "Siz Zaten Çerkezsiniz bir avuç kaldınız burada halen bize mi dikleniyorsunuz" dediklerini hem kendisini hem de yardımına gelen Akrabaları Öğretmen Murat Apseyi ile Uğur Abseyi sopalarla döverek hastanelik ettiklerini söyledi.

"Suçumuzun karşılığını sorduk ve karşılığında sopalarla darp aldık" diyen Mimar Berkan Apseyi, Hastaneden rapor aldıklarını ve savcılığa suç ihbarında bulunduklarını dayakçı polislerden de şikayetçi olduklarını ifade ederek, yasal tüm yollarla haklarını arayacaklarını söyledi.

Cemil kaya, Mahmut Güneri ve Sabahattin Baydar'ın öncülüğünde toplam 15 polis tarafından sopalarla dövüldüklerini anlatan Mimar Berkan Abseyi, hiçbir suçlarının olmadığı halde böyle linç edilmelerine anlam veremediklerini söyledi.

12 Haziran 2009, Haber X

58 kaçak yakalandı

Türkiye'de bulunmaları için yasal gerekleri karşılamayan ve sınırı yasadışı yolla geçmek isteyen toplam 58 kaçak şahıs yakalandı.

Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Önleyici Kolluk Kuvvetlerince Edirne, Van ve Kars il merkezlerinde yapılan kontrollerde Türkiye'de bulunması için yasal gerekleri karşılamayan 6 Gürcistan, 6 İran, 5 Azerbaycan ve 4 Kırgızistan uyruklu olmak üzere toplam 21 şahıs tutuklandı.

Bu arada, Yunanistan Sınırı ve Ege Denizi'nde, Türkiye'den Yunanistan'a yasa dışı olarak geçmeye çalışan 1 Irak, 1 Filistin, 1 Tunus, 1 Cezayir, 23 Somali, 3 Sri Lanka, 2 Eritre ve 1 Filistin uyruklu olmak üzere toplam 33 şahıs ele geçirildi.

Irak Sınırı ve İran Sınırı'nda ise Türkiye'ye yasa dışı olarak geçen 3 Irak uyruklu şahıs ve 1 Türk vatandaşı yakalandı.

Yakalanan şahıslar hakkında yasal işlem başlatıldı. (ANKA)

12 Haziran 2009, Haber X

"TARAF"IN HABERİYLE İLGİLİ YAYIN YASAĞI

- Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi, Taraf Gazetesinin bugünkü sayısında yer alan bir habere konu belgenin içeriği hakkında yayın yapma yasağı konulmasına karar verdi. ANKARA (ANKA)- Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi, Taraf Gazetesinin bugünkü sayısında yer alan bir habere konu belgenin içeriği hakkında yayın yapma yasağı konulmasına karar verdi.

Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığının başvurusu üzerine Askeri Mahkeme'ce alınan kararda, bugün Taraf Gazetesinde yer alan 'AKP ve Gülen'i Bitirme Planı' başlıklı habere konu iddia edilen belgeyle ilgili haberlerin, milli güvenliği, kamu düzenini ve kamu güvenliğini ilgilendirdiği belirtildi, ayrıca bu belgenin sızdırılması ve yayınlanması hususlarında soruşturma açıldığı hatırlatıldı.

Kararda şu ifadelere de yer verildi:

"Bu konuya ilişkin haberlerin, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığını etkileme ihtimalinin bulunması, ayrıca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 157. maddesinde düzenlenen soruşturmanın gizliliğini ihlal etme ihtimalinin bulunması nedeniyle 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 28/4. maddesi uyarınca ve 5187 sayılı Basın Kanununun 3/2. maddesi uyarınca, soruşturma tamamlanıncaya kadar soruşturmayla ilgili belgelerin içeriği hakkında yayın yapma yasağı konulmuştur."

12 Haziran 2009, Hürriyet

Lisede kavga: 1 öğrenci yaralı

Muğla'nın Fethiye ilçesinde bir lisede çıkan kavgada bir öğrenci yaralandı.

Alınan bilgiye göre okul dışından geldiği iddia edilen 4-5 kişilik öğrenci gurubu, lisenin bahçesindeki başka bir öğrenci grubuyla kavga etti.

Kavgada yaralanan 17 yaşındaki C.B. isimli öğrenci, ambulansla Lokman Hekim Esnaf Hastanesi'ne kaldırıldı. Polis okul dışından gelerek kavgaya karıştıkları iddia edilen öğrencilerin yakalanması için çalışma başlattı.

12 Haziran 2009, Hürriyet

Öğretmenin öğrenci dövdüğü iddiası

Konya'da bir ilköğretim okulunda iki çocuğun öğretmenleri tarafından dövüldüğü iddiası üzerine, İl Milli Eğitim Müdürlüğü soruşturma başlatarak, 2 müfettiş görevlendirdi.

Velilerden Tuncer Y, 6. sınıf öğrencisi oğlu S.Y'nin, okulda görevli sosyal bilgiler öğretmeni T.Ç. tarafından, şubat ayında dövüldüğünü ileri sürdü.

Durumu eşinin bildiğini, ancak "münferit bir olaydır, söylemeye gerek yok" düşüncesiyle kendisine iletmediğini anlatan Tuncer Y, mart ayında aynı öğretmenin çocuğunu ve sınıf arkadaşı A.K'yi dövmesi üzerine, önceki olayı da öğrendiğini belirtti.

Bu durum üzerine çok sinirlendiğini ve söz konusu öğretmen hakkında şikayet dilekçesi yazarak Konya Valiliğine ilettiğini bildiren Tuncer Y, şunları kaydetti:

"Dilekçeden okul yönetiminin haberdar olması üzerine, okul müdürü beni çağırarak, 'Okulumuz teftişlik olmasın, şikayetinizi geri alın, öğretmen hakkında gereğini ben yapacağım' dedi. Ancak ben bu teklife razı olmadım. 3 gün önce de İl Milli Eğitim Müdürlüğü Teftiş Kurulundan 2 müfettiş okula gelerek, olayla ilgili soruşturma başlattı.

Müfettişler gelmeden önce Okul Müdürü sınıfa gelip öğrencilere, 'müfettişler öğretmenle ilgili soru sorarsa, öğretmenin dayak atmadığını söyleyin, yoksa küserim' gibi anlamsız ve çocukları yalancılığa sevk eden şeyler söylemiş."

Okul Müdürü'nün çocukları yönlendirmek için böyle bir tutum sergilemesi üzerine konuyu yeni bir dilekçeyle Teftiş Kurulu Başkanlığına

sunduğunu kaydeden Tuncer Y, "Sudan gerekçelerle oğlumu 2 kez, arkadaşını ise bir kez döven öğretmen, hak ettiği cezaya çarptırılmalıdır" diye konuştu.

Tuncer Y, oğlunun yarın SBS'ye gireceğini, ancak yaşadığı bu olaylar nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu ifade ederek, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Teftiş Kurulu ve Milli Eğitim Müdürlüğünün hiçbir şeyin, bir çocuğu dövmek için mazeret olamayacağını ortaya koyan bir karar vereceğine inandığını sözlerine ekledi.

Konya İl Milli Eğitim Müdürü Halil Şahin ise konuyla ilgili soruşturma başlatıldığını doğrulayarak, olayın incelendiğini kaydetti.

Şahin, soruşturma sırasında görüşlerine başvurulacak çocukların, okul yönetimi tarafından yönlendirilmeye çalışılması gibi iddialar varsa, bu konunun da aynı soruşturma kapsamında değerlendirileceğini bildirdi.

12 Haziran 2009, Hürriyet

İnşaattan başına odun parçası düşen kişi öldü

Sivas'ın Koyulhisar ilçesinde çalıştığı inşaatta başına odun parçası düşen kişi, yaşamını yitirdi.

İlçeye bağlı Ekinözü Köyünde yayla evi inşaatında çalışan Mursel Şahin'in (42), inşaat alanında kafasına odun parçası düştü.

Yakınları tarafından Suşehri Devlet Hastanesi'ne götürülen Şahin, burada yapılan ilk müdahalesinin ardından Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne sevk edildi.

Boynunda kırık olduğu tespit edilen Mursel Şahin, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

5 çocuk babası Şahin, Yolüstü Köyünde toprağa verildi.

12 Haziran 2009, Star

Hem gözünden hemde okulundan oldu !

Eskişehir'de, bir konser sonrası meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanıp tek gözünü kaybeden ve uzun süre komada kalan lise öğrencisi Cansu Nuhoğlu, sınıfta kaldığını öğrenince şoke oldu.

Anadolu Üniversitesi İki Eylül Kampüsü'nde 38 gün önce Kenan Doğulu'nun verdiği konser sonrası meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan 16 yaşındaki Cansu Nuhoğlu, tedavi altına alındığı Eskişehir Devlet Hastanesi beyin cerrahi yoğun bakım servisinden Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edilmişti.

Beyin sinirlerinin büyük hasar görmesi neticesinde tek gözünü kaybeden Nuhoğlu, tedavi sonrası taburcu edildi. Ancak Cumhuriyet Lisesi 2. sınıf öğrencisi Cansu, sınıfta kaldığını öğrenince büyük üzüntü yaşadı.

Cansu Nuhoğlu, İngilizce sınavı öncesi eğlenmek için ablası Aysu ile Kenan Doğulu'nun konserine gittiklerini anlatarak, "Konser sonrası bir tanıdığımızın kullandığı otomobil kaza yaptı. Hastanede olduğum için sınavlara giremedim. Babam sınıfta kaldığımı söyledi. Sınavlara girme hakkı verilse çalışıp sınıfımı geçerim. Bana sınav hakkı verilmesini istiyorum. Her şeye rağmen okumak, hakim ya da savcı olmak istiyorum. Kenan Doğulu'ya önceden beri hayrandım. Kenan Doğulu'ya eskisi kadar ilgi duymuyorum. Çünkü bizi arayıp, 'Geçmiş olsun' demesini beklerdik" dedi.

Cansu'nun babası Ertuğrul Nuhoğlu ise, "Kazada yaralanan kızlarımdan Cansu, komaya girdi ve 8 gün yoğun bakımda kaldı. Hayat mücadelesini kazanan kızım, kaza sebebiyle tek gözünü kaybetti. Kolunda ve bir bacağında kırık var. Tam olarak yürüyemiyor. Kaza yüzünden kızlarımın eğitimi aksadı. Sağlık sorunlarıyla uğraşırken, Cumhuriyet Lisesi 2. sınıfta okuyan kızım Cansu'nun sınıfta kaldığını öğrendik.

Hastaneden verilen raporları okul yetkililerine verdim. Yönetmeliğe göre, Cansu'nun sınıfta kaldığını söylediler. Mazereti olduğu halde kızımın sınıfta bırakılması hepimizi üzdü. Bu durumun düzeltilmesini, kızıma sınav hakkı verilmesini istiyoruz. Cansu'ya şans verilirse sınıfı geçeceğine inanıyorum. Cansu geçici hafıza kaybı yaşadı. Son iki üç gündür olayları hatırlamaya başladı" diye konuştu.

5 Mayıs 2009 gecesi Eskişehir-Sarıcakaya karayolunun 2. kilometresindeki Anadolu Üniversitesi İki Eylül Kampüsü yakınlarında 2 otomobilin çarpışması sonucu 10 kişi yaralanmıştı.

12 Haziran 2009, Evrensel

Öğrencilere 'sözde Halepçe' soruşturması!

HARRAN Üniversitesi Rektörlüğü, Halepçe Katliamı'nın yıldönümünde basın açıklaması yapan 63 öğrenci hakkında disiplin soruşturması başlattı. Prof. Dr. Bilge Erdiller başkanlığında kurulan soruşturma komisyonunun, Halepçe Katliamı'nın yıldönümünden "Sözde 16 Mart Halepçe Katliamının yıldönümü" diye söz etmesi dikkat çekti.

HARRAN Üniversitesi Rektörlüğü, Halepçe Katliamı'nın yıldönümünde basın açıklaması yapan 63 öğrenci hakkında disiplin soruşturması başlattı. Prof. Dr. Bilge Erdiller başkanlığında kurulan soruşturma komisyonunun, Halepçe Katliamı'nın yıldönümünden "Sözde 16 Mart Halepçe Katliamının yıldönümü" diye söz etmesi dikkat çekti.

Osmanbey Kampüsü'nde 17 Mart'ta Harran Öğrenci Derneği üyeleri tarafından yapılan etkinliklerle kınanmıştı. Jandarma ekipleri, görüntüleri inceleyerek hangi öğrencinin hangi pankartı taşıdığı ve hangi sloganı attığını kağıda döktü.

Jandarma ekipleri, kağıda döktükleri bilgiler ile görüntüleri, Harran Üniversitesi Rektörlüğü'ne gönderdi. Rektörlük yetkilileri, bunun üzerine toplanarak öğrenciler hakkında disiplin soruşturması başlatılması için bir komisyon kurdu ve bu komisyonun başına da Prof. Dr. Bilgi Erdiller'i getirdi.

Komisyon, öğrencilere gönderdiği yazıda katliamı kınayan 63 öğrenciden yazılı savunmalarını talep etti. Prof. Dr. Erdiller ve komisyon üyeleri, öğrencilerin yaptığı eylemlerin ayrıntısına yer verdikleri yazıda Halepçe katliamı için "sözde" dedi. Komisyon 63 öğrenci nin disiplin suçu işledikleri öne sürülerek, öğrencilerden yazılı savunma talep edildi.

12 Haziran 2009, Evrensel

Kulp'ta 105 mezar ortaya çıktı

DİYARBAKIR'ın Kulp ilçesinde kimsesizlere ait 105 mezar ortaya çıktı. Mezarların, çatışmalarda ve faili meçhul cinayetlerde öldürülen ve kimliği belirlenemeyen kişilere ait olduğu belirlendi. Bulunan mezarların, Bolu Dağ Komando Tugayı ve korucular tarafından öldürülen insanlara ait olduğu belirtildi.

DİYARBAKIR'ın Kulp ilçesinde kimsesizlere ait 105 mezar ortaya çıktı. Mezarların, çatışmalarda ve faili meçhul cinayetlerde öldürülen ve kimliği belirlenemeyen kişilere ait olduğu belirlendi. Bulunan mezarların, Bolu Dağ Komando Tugayı ve korucular tarafından öldürülen insanlara ait olduğu belirtildi.

İHD Diyarbakır Şubesi Başkanı Muharrem Erbey ve İHD Yöneticilerinden Serdar Çelebi, yaptıkları keşif çalışmasında, buldukları mezarların 87'sinin Kulp Merkez Mezarlığı'nda, 2'sinin Bayır (Dinera), 14'ünün İnkaya (Kanika) köylerinde olduklarının tespit edildiğini bildirdi. Erbey, yaptıkları çalışmalarda öldürülen insanların hiçbir dini vecibeleri yerine getirilmeden elbiseleri ile gömüldüklerini belirlediklerini ifade etti. Erbey, bir gün yaptıkları çalışmada altı ayrı yerde mezar tespit ettiklerini ve 105 civarında mezar bulduklarını kaydetti.

Erbey, böyle bir çalışmaya '90'lı yıllarda çatışmalarda veya gözaltına alındıktan sonra öldürülen kişilerin ailelerinin kendilerine başvurması ile başladıklarını belirterek, başvurular doğrultusunda Kulp'ta çalışmalarının olduğunu kaydetti. "Kulp Mezarlığı'nda 87 kişiye ait, hem çatışmalarda yaşamını yitiren PKK'lilere ait hem de korucular tarafından ve Bolu Dağ Komando Tugayı tarafından gözaltına alındıktan sonra öldürülen, infaz edilen ve daha sonrada Kulp'taki kimsesizler mezarlığına gömülen bir mezarlık keşfettik" diyen Erbey, buldukları mezarlarla ilgili resmi bir işlemin yapılmadığını söyledi. Erbey, ciddi anlamda hukuk gaspının yaşandığını belirtti.

SORUMLU BOLU DAĞ KOMANDO TUGAYI

O dönemde yaşananlardan Bolu Dağ Komando Tugayı'nın sorumlu olduğuna dikkat çeken Erbey, '90'lı yıllarda söz konusu tugayın bölgede salmış olduğu korku ve dehşetin insanların üzerindeki etkisinin halen devam ettiğini kaydetti. İnsanların o dönemle ilgili belgeleri ve olayları anlatmakta korktuklarını dile getiren Erbey, bölgede yaşananların ortayı çıkmasından devletin birinci dereceden sorumlu olduğuna dikkat çekti. Asker ve korucuların devletin yetkisini kullanarak insanları gözaltına aldıklarını hatırlatan Erbey, korucular ve Bolu Dağ Komando Tugayı'nın, bölgede insanlar üzerinde kurduğu baskı ve şiddetten söz etti.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Kürt sorununun çözümüne ilişkin "İyi şeyler olacak" sözlerine de değinen Erbey, "Eğer devlet gerçekten de önemli bir sürece girdiğini ifade ediyorsa güzel şeyler olacağını ortaya koyuyorsa bölgede yaşayan insanların 15 yıldır devam eden bu trajedisine bir çözüm bulma konusunda girişimde bulunmalıdır" dedi. Erbey, yakınları Kulp civarında öldürülenlerin DNA testinin yapılması için İHD'ye başvurmalarını istedi.

12 Haziran 2009, Gündem

DTP'li Kalbişen tutuklandı

İfade vermek için gittiği Malazgirt İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde gözaltına alınan DTP İlçe Yönetici Zozan Kalbişen 'Örgüte yardım yataklık ettiği' iddiasıyla tutuklandı.

DTP Malazgirt İlçe Yöneticisi Zozan Kalbişen, ifadesi alınmak üzere çağrıldığı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde gözaltına alındı. Emniyetteki ifadesinden sonra savcılığa çıkarılan Kalbişen, tutuklanma talebiyle Malazgirt Sulh Ceza Mahkemesi'ne sevk edildi. Mahkeme Kalbişen'i, 'Örgüte yardım yataklık etmek' iddiasıyla tutuklayarak, cezaevine gönderdi.

12 Haziran 2009, Gündem

Van'da bir öğrenci tutuklandı

Van'da gözaltına alınan 17 öğrenciden adliyeye sevk edilenlerden Gürsel Yamaç tutuklandı.

Van'da 3 gün önce İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı askerlerce gözaltına alınan 17 öğrenciden 7'si İl Jandarma Komutanlığı'ndaki işlemlerinin ardından adliyeye çıkarıldı. Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ifadeleri alınan 7 öğrenciden 6'sı serbest bırakılırken, Gürsel Yamaç, tutuklama talebiyle Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliği'ne sevk edildi. Mahkemede de ifadesi alınan Yamaç, 'Yasadışı örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek' iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İl Jandarma Komutanlığı'nda gözaltında tutulan 10 öğrencinin ise yarın adliyeye çıkarılacağı öğrenildi.

12 Haziran 2009, Gündem

Bingöl'de DTP operasyonu:20 gözaltı

Bingöl'de bu sabah itibariyle eş zamanlı olarak DTP Bingöl İl binasına ve DTP'lilerin evine baskın düzenlendi. Yapılan baskınlarda 5 çocuğun da aralarında bulunduğu toplam 20 kişi gözaltına alındı.

DTP'ye yönelik devam eden operasyonlar bu kez de Bingöl'e sıçradı. Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan alınan izinle sabahın erken saatlerinde polis ve jandarma ekipleri, DTP Bingöl İl binasına ve bir çok partilinin evine baskın düzenledi. Yapılan baskında çoğunluğu gençlerden oluşan ve aralarında 5 çocuğun da bulunduğu 20 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların Bingöl Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüğü bildirildi. Gözaltına alınanların isimleri ise şöyle: 'DTP Bingöl eski İl Başkanı Ö. Faruk Ersöz, Bedri Anşin, Mehmet Çiçek, İsmail Barasi, Helin Kaya, H.A., F.C., Ahmet Bilmez, Arif Koç, Sercan Aydın, Fatih Eroğlu, Bünyamin Çaka, Seval Aydın, Elif Erik ve Tayfun Demirci.'

DÜNYA HABERLERİ

12 Haziran 2009, Zaman

Pakistan'da iki ayrı patlama

Pakistan'da, farklı yerlerde, hemen hemen aynı zamanda iki patlama meydana geldiği, ilk belirlemelere göre 2 kişinin öldüğü, 38 kişinin yaralandığı belirtildi.

Polis, ilk patlamanın, Lahor kentinde Taliban karşıtı bir imam tarafından yönetilen bir medresede, ikincisinin ise Novşera kentindeki bir camide cuma namazı sırasında meydana geldiğini kaydetti. İlk patlamada 2 kişinin öldüğü, 6 kişinin yaralandığı, ikinci patlamada ise 32 kişinin yaralandığı belirtildi.

Lahor'daki patlamada, ölen 2 kişiden birinin medreseyi yöneten imam olduğu ifade edildi.

12 Haziran 2009, Zaman

Pakistan'da, Svat operasyonu komutanının evine saldırı

Pakistan'ın kuzeybatısında Taliban militanlarına karşı yürütülen operasyonların komutanının evine saldırı düzenlendi.

Yetkililer, Korgeneral Mesud Aslam'ın Peşaver'deki evine düzenlenen saldırının ardından çatışma çıktığını, çatışmada 2 militanın öldürüldüğünü belirtti.

Peşaver'de dün geç saatlerde de bir polis kontrol noktasına düzenlenen intihar saldırısında 2 kişi ölmüş, 13 kişi yaralanmıştı.

Öte yandan Pakistan ordusuna ait jetlerin Svat'ın doğusunda, Bajur bölgesinde bulunan Çarming kasabasındaki militan mevzilerine bugün bombardıman düzenlediği bildirildi.

Ölü ve yaralı sayısıyla ilgili bilgi verilmedi.

12 Haziran 2009, Haber 7

Pakistan'da çatışmalar: 64 ölü

Pakistan'da isyancılarla askerler arasındaki çatışmalarda son 24 saat içinde en az 52 Taliban militanıyla 12 asker hayatını kaybetti.

Silahlı kuvvetlerce bugün yayımlanan açıklamaya göre, kuzeybatıdaki Svat vadisindeki çatışmalarda 39 Taliban militanı öldürüldü. Çatışmalarda 10 da asker hayatını kaybetti.

Afganistan sınırı yakınlarındaki Mihmand bölgesinde de 13 isyancıyla 2 asker çatışmalarda öldü.

Pakistan ordusu, Svat vadisinde Taliban'a karşı nisan sonlarında büyük bir operasyon başlatmıştı. Orduya göre, çatışmalarda şimdiye kadar 1500 kadar militan öldürüldü.

12 Haziran 2009, Haber 7

Sri Lanka'da sivil Tamillerin dramı

Sri Lanka'da yaklaşık 300 bin Tamilin, zorla hükümetin kurduğu aşırı kalabalık kamplarda tutulduğu bildirildi.

İnsan Hakları İzleme örgütü, Sri Lanka ordusunun ülkenin kuzeyinde ayrılıkçı Tamil gerillalarına karşı sürdürdüğü operasyon sırasında evlerinden kaçmak zorunda kalan kadın, erkek, çocuk ve yaşlı bütün bu kişilere "Tamil gerillaları imiş gibi davranılmasının ulusal bir utanç" olduğunu belirtti.

Örgütün Asya direktörü Brad Adams, "Evlerinden kaçmış Tamil siviller de diğer Sri Lanka vatandaşları ile aynı özgürlük ve seyahat hakkına sahiptir" dedi.

Kampların ümitleri kıracak kadar kalabalık olduğunu, su ve sıhhi tesisat sıkıntısı olduğunu belirten örgüt, kamp sakinlerinin uygun tıbbi bakım imkanlarına da sahip olmadığını kaydetti.

Kamplardaki kötü koşulların muson yağmuru mevsimi gelmesiyle daha da ağırlaşabileceğini kaydeden Adams, "Akraba ve arkadaşlarının yanına gitmek isteyen sivilleri engellemek yasa dışı olduğu gibi sorumsuzluktur da" dedi.

BM verilerine göre yaklaşık 280 bin kişi hükümetin kurduğu kamplarda tutuluyor. Kamplardaki 2234 yaşlı kişiye ise başka ailelerin yanına gitme izni verildi.

Hükümetin geçen ay sona eren operasyonunda 80 bin ila 100 bin kişi öldü. Hükümet operasyon sonunda Tamil ayaklanmasının bastırıldığını ve iç savaşın bittiğini ilan etmiş, Tamil gerillalarının lideri de dahil üst düzey birçok yöneticisi öldürülmüştü.

Hükümet ise yüz binlerce kişiyi, aralarındaki Tamil gerillalarını ayıklamak için dikenli tellerle çevrili kamplarda tuttuğunu savunuyor.

12 Haziran 2009, Hürriyet

Afganistan'da bir İngiliz askeri öldü

Afganistan'ın güneyinde bir İngiliz askerinin öldüğü bildirildi.

İngiltere Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Kandahar yakınlarında dün sabah düzenlenen bir operasyon sırasında meydana gelen patlamada bir askerin kaybedildiği belirtildi.

Bu son ölümle, 2001'den beri Afganistan'da ölen İngiliz askerlerinin sayısı 167 oldu.

MAZLUMDER HABERLERİ

12 Haziran 2009, Gündem

Okullarda 'andımız'ın kaldırılması için kampanya başlatıldı

MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi'nin ilköğretim okullarında her sabah okutulan 'andımız'ın kaldırılması talebiyle başlattığı kampanyanın startı verildi.

MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaparak, okullarda 'Andımız'ın kaldırılması için başlattığı kampanyanın startını verdi. Çok sayıda kişinin katıldığı açıklamaya Kürdi-Der de destek verirken, açıklamada 'Türk değilim insanım', 'Herkes insan ama herkes Türk değil', 'Ne mutlu özgür bireylere' dövizleri açıldı.

Açıklamayı okuyan MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Müzeyyen Boylu, Türkiye'nin Türk etnik kimliğiyle birlikte 30'u aşkın diğer etnik kimlikleri içinde barındırdığını belirterek, 'İlköğretimlerde her gün okutulan Andımız da, 'Türküm' ile başlayan ve 'varlığın Türk varlığına armağan olsun', 'ne mutlu Türküm diyene' ifadeleri Türkiye Cumhuriyetinin mozaik yapısına uymamaktadır' dedi. Boylu, bu tür ifadelerin Türk ırkını esas aldığını kaydederek, 'Bu tür ifadeler Türkiye'deki diğer etnik kimliği görmezden gelen hatta asimile sonucu doğurabilecek ifadeler olmakla birlikte ideolojik devlet algısını küçücük çocuklara dayatan beyanlardır' diye belirtti.

'Andınız kaldırılsın'

Boylu, çocukların küçük yaşlardan itibaren bir ideolojinin kalıplarına sıkıştırılmasından çıkarılması gerektiğini ifade ederek, 'Çocuklarımız ne Türklüğe ne de başka bir arka varlıklarını armağan etme andını içmek zorunda bırakılamamalıdır. Burada aramızda bulunan öğrenci velileri yeni eğitim-öğretim döneminde andımızın kaldırılmasını içerir dilekçelerini Milli Eğitim Müdürlüğü'ne verecekler' şeklinde konuştu.

Açıklamanın ardından MAZLUMDER üyeleri ve öğrenci velileri, 'andımız'ın okullarda her sabah okutulmasının kaldırılması için İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne dilekçe verdi.

12 Haziran 2009, Evrensel

TMY basın hürriyetini tehdit ediyor`

GÜNLÜK Gazetesinin, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi`nce 1 ay süreyle kapatılması kararını, `Basın özgürlüğüne ve dolayısıyla ifade özgürlüğüne yönelik bir hak ihlali` olarak nitelendiren MazlumDer Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, `Demokrasinin olmazsa olmazlarından biri olan çoğulculuk yani kendini farklı tanımlama ve ifade etme hakkı, Türkiye de halen hukuki engellerle karşılaşmaktadır.

GÜNLÜK Gazetesinin, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi`nce 1 ay süreyle kapatılması kararını, `Basın özgürlüğüne ve dolayısıyla ifade özgürlüğüne yönelik bir hak ihlali` olarak nitelendiren MazlumDer Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, `Demokrasinin olmazsa olmazlarından biri olan çoğulculuk yani kendini farklı tanımlama ve ifade etme hakkı, Türkiye de halen hukuki engellerle karşılaşmaktadır.

GÜNLÜK Gazetesinin, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi`nce 1 ay süreyle kapatılması kararını, `Basın özgürlüğüne ve dolayısıyla ifade özgürlüğüne yönelik bir hak ihlali` olarak nitelendiren MazlumDer Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, `Demokrasinin olmazsa olmazlarından biri olan çoğulculuk yani kendini farklı tanımlama ve ifade etme hakkı, Türkiye de halen hukuki engellerle karşılaşmaktadır. Oysa çoğulcu demokrasilerde, hakaret etme ve şiddeti açıkça savunma dışında bir `düşünce suçu` ya da `propaganda suçu` yoktur` dedi.

Ünsal, `Bu yasal düzenlemelerin ve uygulamaların ortadan kaldırılması gerekmektedir` dedi.

12 Haziran 2009, 8 Sutun

Yasakçı yönetici dava edildi

Mazlumder, yasakçı apartman yöneticisi hakkında suç duyurusunda bulundu

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği(Mazlumder) İzmir Şubesi, Konak ilçesine bağlı Yağhaneler semtinde, kendi hazırladığı `kapıcılık hizmet yönetmeliği`ne başörtüsü yasağı koyan apartman yöneticisi hakkında suç duyurusunda bulundu. Mazlumder İzmir Şubesi Yönetim Kurulu adına İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı`na dilekçeyi, Av. Suphan Erkan verdi.

Suç duyurusunda, şu ifadelere yer verildi: `Bu vakıa, inanç ve ifade özgürlüğü gibi temel hak ve özgürlükler açısından kaygı verici olduğu gibi toplumsal bölünmüşlük ve ayrımcılığın ifadesi olarak da ürkütücü bir örnektir. Bir apartman yöneticisinin, adına yönetmelik dediği ve kapıcı için işyeri talimatnamesi hüviyetindeki metinde, `Eşi ve kızları, siyasal simge haline gelen türban ve benzerlerini kullanamaz. Dinî inanç ve ibadetini herkesin gözü önünde yapamaz, işlerine mazeret olarak gösteremez.` ifadesine yer vermesi, bu hükmün kapıcıya misafirliğe gelen başörtülü akrabalara teşmil edilerek uygulanması, bizi modern Türk apartman yöneticiliğinde yeni taktik ve stratejiler türünden bir tespit yapmaya zorluyor.`

EŞİ ÖRTÜLÜ DOLAŞAMAZ

Apartman yöneticisi Figen Tüzün, kapıcı olarak işe aldığı Naki Seriner`e kendi hazırladığı kapıcılık hizmet yönetmeliğini okuyup kabul ettiğine dair imza atmasını istemişti. Başörtüsünü siyasi simge olarak değerlendiren yönetici, uyulmaması halinde işten atılma gerekçesi sayılan yönetmeliğe şunları yazmıştı: `Kendisi, eşi ve çocukları takke, şalvar, takunya ve kötü terlikle dolaşamaz. Eşi ve kızları, siyasal simge haline gelen türban ve benzerlerini kullanamaz. Dinî inanç ve ibadetini herkesin gözü önünde yapamaz, işlerine mazeret olarak gösteremez.`

12 Haziran 2009, Tevhid Haber

MAZLUMDER`den BM`ye Patani Çağrısı

MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL: Tayland Krallığı, Patani`de Uluslararası İnsani Hukuka Uygun Davranmalıdır.

Tayland Ordusu``nun işgali altında olan Patani``de bir camiye Budist Askerler tarafından düzenlenen silahlı baskında 1O Patanili Müslüman hayatını kaybedip 11 kişinin de yaralanması üzerine MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL açıklama yaptı.

Tayland Krallığı, Patani`de Uluslararası İnsani Hukuka Uygun Davranmalıdır

Tayland Krallığının yönetimi altında bulunan Patani`nin Narativa bölgesinde namaz kılmakta olan Müslümanlar`a Tayland askerlerince yapılan silahlı saldırıda, 10 kişi hayatını kaybetti, 11 kişi de yaralandı. Aynı bölgede, olayları müteakip gerçekleştirilen protesto eylemlerinde ise, yaklaşık 50 sivil çeşitli şeklide yaralandı.

Uluslararası kamuoyunun yeterli duyarlılığı göstermemesi ve BM Güvenlik Konseyi`nin gereken inisiyatifi şimdiye kadar almamış olması nedeniyle 100 yıla yakın bir süredir Tayland yönetimi altında yaşayan 5 milyon Patanili en temel insani haklarını kullanamamaktadır. Yüzyıllardır kendi topraklarında bağımsız devletler ve barışçı medeniyetler kuran Patani halkı maruz kaldığı bu ağır hukuk dışı keyfi uygulamalarla adeta kendi topraklarından silinmeye çalışılmaktadır. Yanı sıra, maruz kaldıkları hukuk dışı şiddetin boyutu arttıkça korku ve can güvenliği gibi hayatı çekilmez kılan ilave yüklere de muhatap olmaktadır.

MAZLUMDER; evrensel insani değerlerin yıllardır karşılığını bulmadığı, her an ağır keyfi ihlallerinin vuku bulabildiği Tayland`ın Patani yöresinde yaşanan zulümlere seyirci kalmamak adına, Tayland`ı yönetenleri, kendi vatandaşlarına karşı eşit mesafede olmaya ve temel haklara saygılı olmaya çağırmaktadır.

BM Cenevre Sözleşmesi`nin 1 Nolu Protokolüne göre; doğrudan sivil nüfusa, insani yardıma, barışı korumakla görevli misyona ve sivil hedeflere yönelik saldırılar ile askeri hedef olmayan din, eğitim, kültür ve hayır amaçlı kullanılan binalar ve hastaneler ile tarihi yapılara kasıtlı ya da rast gele yapılan saldırılar savaş suçu kapsamına girmektedir. BM Güvenlik Konseyi`nin gerekli adımı atarak, son saldırılarda sorumluluğu bulunan Tayland`lı yetkililer hakkında `savaş suçu, insanlığa karşı suç ve soykırım suçu` yaptırımlarını işleme koyması, hem Patanililerin adalet beklentisini karşılaması hem de Güvenlik Konsey`nin kendi tarafsızlığı ve duyarlılığını ortaya koyması bakımından önem arz eder.

MAZLUMDER Genel Başkanı

Ahmet Faruk ÜNSAL