29 yıl önce bugün, Türk Silahlı Kuvvetleri toplumsal ve siyasal şiddet ortamını ve siyasal iktidarsızlık durumunu gerekçe göstererek ülke yönetimine el koymuş, TBMM'yi feshetmiştir.
Bilimsel araştırmalara da konu olduğu üzere, Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgal ettiği, İran İslam Devriminin gerçekleştiği ve soğuk savaşın devam ettiği bir ortamda, stratejik müttefik ABD'nin Türkiye'de kontrollü ve istikrarlı bir siyasal düzen talebinin olduğu bilinmektedir.
ABD'nin bu "kontrollü ve istikrarlı Türkiye" idealinin sonucu olarak darbenin koşullarını hazırlayan şiddet ve çatışma ortamının, 12 Eylül "Devleti"ne giden yolda planlı bir destabilizasyon/ istikrarsı zlaştırma politikası sonucu gerçekleştiği de gözönüne alındığında, 12 Eylül'ü gerçekleştirenlerin salt darbe sonrasından değil darbenin öncesinde yaşanan şiddet ortamının gayrıinsani tüm sonuçlarından da sorumlu olduğunu söylemek zorundayız.
Bu bağlamda sembolik bir örnek olarak dönemin ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Türkiye Masası Sorumlusu Paul Henze'in darbeyi haber alırken haberi ulaştıran diplomatın your boys have done it -- senin çocuklar işi bitirdi - anlamındaki konuşmasını, silahlı kuvvetlerin, darbeyi sadece kendi emir komuta hiyerarşisi içerisinde gerçekleştirmediğ i yönünde önemli bir işaret olarak değerlendirmek gerekir.
12 Eylül darbesiyle birlikte yüzbinlerce kişi gözaltına alınmış, bir milyonun üzerinde insan fişlenmiş, yüzbinlerle ifade edilen insan hakkında, adına sıkıyönetim denilen zulüm mahkemelerinde davalar açılmış, binlerce kişi idamla yargılanmış, yüzlerce kişi işkence ve şüpheli nedenlerle ölmüş, onlarcası intihar etmiş, mahkeme kararıyla idam edilmiş, otuzbin civarında insan siyasi mülteci statüsünde ülkeyi terketmek zorunda kalmış, sendikalar, siyasal partiler, basın organları faaliyetten men edilmiştir. Vs. Vs. Kısacası 12 Eylül darbesi toplumun tüm kesimlerinin, tüm örgütlü unsurlarının üzerinden dev bir buldozer gibi geçmiştir. 12 Eylül bu açıdan acılarla ve buhranlarla örülü bir toplumsal yıkımın ifadesidir.
Diğer taraftan ise 12 Eylül'ün failleri, yaşattıkları bu toplumsal travma ile yetinmeyerek, militarist/bü rokratik karakteri belirgin olan ve vesayet altında bir toplum öngören ("kontrollü ve istikrarlı") yeni bir siyasal sistem ihdas etmiştir.
İşte 12 Eylül'ün yukarıda zikredilen sıcak ve acıtıcı doğrudan sonuçlarından daha önemli denebilecek bir sonucu ise toplumsal travmayı adeta kurumsallaştıran yeni bir siyasal düzeni yani 12 Eylül "Devlet"ini üretmesidir.
Bir askeri planlama müktesabatı olarak 1982 Anayasası, 12 Eylül darbesinin kalıntıları arasından, toplumun farklılıklarını ve özgürleşme reflekslerini tehdit kategorisinde tanımlayan, temel insan hak ve özgürlüklerine "istisnai" hallerde cevaz veren bir "turkish leviathan" olarak bize "12 Eylül Devleti"ni hediye etmiştir.
Maalesef 12 Eylül darbesi, 29. yılında, 12 Eylül Devleti'yle, siyasalı ve toplumsalı kuşatan vesayet düzeniyle, devam ediyor. Bugün aşamadığımız çok boyutlu sorunların temelinde bireyi, toplumu, hukuku kıskacına alan bu "vasi devlet" düzeni ve hegemonyası yatmaktadır. Bugün yaşadığımız demokratikleş me sancılarının, alevilerin, kürtlerin, dindarların, solcuların, azınlıkların ve diğer ötekileştirilmiş lerin yaşayageldikleri insan hakları sorunlarının kaynağında, 12 Eylül "Devleti" ve tabiatiyle 1982 Anayasası en başat role sahiptir.
Evet, geçici 15. maddesi kaldırılmalı ve darbeciler yargılanmalıdır. Ancak genel sivilleşme ve demokratikleş me sorunları yanında sembolik kalan bu girişim konusunda dahi İktidar ve muhalefet partileri yaklaşık 2 ay önce yaptıkları çıkışın devamını getirememişlerdir.
İktidar partisinin demokratik açılım girişiminin gündemi yoğun bir şekilde meşgul ettiği bugünlerde, iktidar ve muhalefet partileri başta olmak üzere, ülkenin demokratikleş mesini talep eden tüm toplumsal kesimlerin, asli amacı, 1982 Anayasasını, sil baştan sivil bir Anayasa ile değiştirmek olmalıdır. Lokal, mevzi demokratikleş me girişimleri, geçmişte olduğu gibi bugün de köklü reform ihtiyacını karşılayamayacak, akim kalabilecektir. Sonuç olarak geleceğin hizmetkà r devleti için birey ve toplumun hukuku için "vasi devlet" yani "12 Eylül Devlet"i tasfiye edilmelidir. Çünkü darbe hala devam etmekte...
Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 12.09.2009
MAZLUMDER İzmir Şube
Yön. Kurulu adına
Av. Suphan ERKAN