Basın Açıklamaları

YÖK Rektörler Komitesi

YÖK Rektörler Komitesinin geçtiğimiz hafta yayınlamış olduğu bildiri, Türkiye'de akademik ve bilimsel özgürlük ile üniversitelerimizin geleceği bakımından kaygı verici ifadeler ile doludur. Rektörler Komitesi ve doğal olarak YÖK, yasal sorumluluk alanları dışına çıkarak Cumhurbaşkanlığı seçimine bir siyasi parti üslup ve söylemi ile açıkça taraf olmakta bir sakınca görmemekte, üniversi

11.04.07, Ankara

YÖK Rektörler Komitesi

YÖK Rektörler Komitesinin geçtiğimiz hafta yayınlamış olduğu bildiri, Türkiye'de akademik ve bilimsel özgürlük ile üniversitelerimizin geleceği bakımından kaygı verici ifadeler ile doludur.

Rektörler Komitesi ve doğal olarak YÖK, yasal sorumluluk alanları dışına çıkarak Cumhurbaşkanlığı seçimine bir siyasi parti üslup ve söylemi ile açıkça taraf olmakta bir sakınca görmemekte, üniversiteleri de siyasete alet etmekten çekinmemektedir.

Rektörler Komitesi, hızını alamayarak TBMM'yi "temsil zafiyeti" içinde göstermekte bir sakınca bulmamakta, hukukdışı çevreleri bilerek veya bilmeyerek cesaretlendirici bir rol üstlenmektedir.

YÖK ne yazık ki askeri vesayet döneminde kurulmuş bir yapı olmanın tüm zaafları ile hareket etmeye devam ederek baskıcı ve dayatmacı yöntemlerden medet ummaya çalışmaktadır.

Akademik ve bilimsel özgürlüğü yok eden YÖK, çok sayıda akademisyenin üniversitelerden uzaklaşmasına neden olduğunu, katsayı engellemeleri ve adaletsiz sınav sistemi ile onbinlerce öğrencinin yükseköğrenim hakkını elinden aldığını, binlerce başörtülü öğrenciyi kılık kıyafetleri nedeniyle ayrımcılığa tabi tutarak insanlıkdışı uygulamalara imza attığını acaba ne zaman hatırlayacaktır ?

Bir siyasi parti gibi faaliyet yürüterek Cumhurbaşkanlığı seçimine taraf olduğunu ilan eden YÖK, illerde miting otobüsleri kiralamaktan, üniversitelerdeki sınavları ertelemeye varıncaya kadar bir dizi basit olduğu kadar, hukuki de olmayan çalışmalar içinde olmayı hangi yasal zemine dayandırmaktadır ?

Açıktır ki YÖK siyasallaşmış bir kurum olarak artık seçimlere de müdahale edebilmekte, hukukdışı yöntem ve araçları kullanmaktan çekinmemekte ve ne yazık k akademik çevreleri de figüran olarak kullanmaya kakışmaktadır.

MAZLUMDER, asker rejim ürünü 1982 Anayasasının değiştirilmesini, YÖK başta olmak üzere hukukun kendilerini hukukun üzerinde gören tüm "üst kurul ve yapıların" kapatılarak dağıtılmasını yıllardır savunmakta ve dile getirmektedir. Bugün yaşananlar, savunmakta olduğumuz görüşlerin ne denli haklı olduğunu bir kez daha göstermiştir.

MAZLUMDER, YÖK'ün bir an önce tasfiye edilerek ülkenin özgür, bağımsız bir üniversite yaşamına kavuşmasını istemekte ve akademik özgürlüğün sağlanmasının toplumsal gelişme ve ilerlemenin temeli olacağına inanmaktadır.

MAZLUMDER GYK Üyesi

Nurullah D. SARIHAN