Basın Açıklamaları

VAN OPERASYONU İÇİN MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLMELİDİR

05.01.2008 günü Van'da El Kaide örgütüne yönelik olduğu iddiasıyla başlatılan operasyonla ilgili olarak gerçekleştirilen gözaltı işlemleri sonuçlanmış olup neticede 6 kişi tutuklanmıştır. Operasyon kapsamında bir dizi hukuksuzluk yaşanmıştır. Tamamı gece yarısı gerçekleştirilen yakalama işlemlerinde bazı evler kapıları kırılarak aranmıştır. Bu bağlamda yakalama işlemleri esnasında
  1. üç kanepesinin arama gerekçesiyle polislerce kırıldığı iddia edilmiştir. Şahıs olayın hengâmesi içinde kimliğini bulup ibraz ettikten sonra polisler evi terk edip üst kata Ekrem MÜKÜS adlı kişinin ablasının evine kapısı kırılarak girilmiştir. Oysa arama kararında bu kişinin evinin aranacağına dair karar yoktur. Eve girdikten sonra bu evin Ekrem MÜKÜS'e değil ablasına ait olduğunu öğrenen polisin evden çıkarak hakkında yakalama kararı bulunan Ekrem MÜKÜS'ün evine yöneldiği iddia edilmiştir.

  1. Üst katta oturan Davut GÜLEŞ isimli kişinin hakkında arama kararı bulunmayan alt kattaki ev sahibinin evine girildiği ve bu kişi Davut GÜLEŞ olmadığını ispatlayıncaya kadar yönelmişlerdir.
  2. Mehmet Kasım IŞIK adlı kişinin kapısı kırılarak içeri girildiği ve kişinin yatak odasına erkek polisler tarafından baskın düzenlendiği iddia edilmiştir. Oysa böyle mahrem yerlerin kadın polislerce aranması gerekirdi. Aile mahremiyeti bu aramada ihlal edilmiştir.
  3. Nihat ERTEN adlı kişi evde olmamasına rağmen arama yapılmış ve küçük çocuklarına silah doğrultulduğu iddia edilmiştir. Ertesi gün baskını öğrenen Nihat ERTEN, bizzat kendisi giderek polise teslim olmuş ve sonrasında serbest bırakılmıştır.
  4. Çetin BİÇER isimli kişinin eşi hamile olduğu için gece baskınının etkisiyle halen düşük riski taşıdığı ve küçük çocuğunun gece yapılan sert aramanın etkisinden halen kurtulamadığı iddia edilmiştir.
  5. Arama kararı gece ya da gündüz olmak üzere bir seferliğine verilmişken aramaların tamamı gece yarısında yapılmıştır. Aramalarda patlayıcı madde ve ciddi anlamda silah yakalanmamasına rağmen aramaların neden gündüz değil de gece yapıldığı anlaşılamamıştır. Aramaların hemen hemen tamamında ayakkabılarla içeri girilmiştir.

Yakalama sonrası gerçekleştirilen gözaltı işlemleri esnasında ise;

  1. İbrahim ŞEN isimli şüpheli, cep telefonunun pin kodunu vermediği gerekçesiyle bir üst kata polisler tarafından çıkarıldığı ve bir müddet sonra gözaltındaki herkesin bu kişinin bağırma seslerini duyduğu iddia edilmiştir. Bağırma seslerine dayanamayan diğer şahısların kapılara sert bir şekilde vurarak bu kişiye yapılan muameleyi protesto ettiği iddia edilmiştir. Bir süre kaba dayağa maruz kalan kişinin kollarının ve sırtının mor olduğu, dudaklarının kanadığı iddia edilmiştir. Bilahare C.Savcılığına şikâyette bulunan bu kişinin aldığı yara Adli Tıp Doktoru tarafından tespit edilmiştir.
  2. Telefon dinlemelerinde Seyfullah ŞEN isimli kişinin yengesiyle yaptığı telefon konuşmalarının polis tarafından değiştirileceği ve hayâsızca eklemeler yapılacağı tehdidi yapılmıştır. Bu tehdit altında kendisinden bilgi alınmaya çalışılmıştır. Kendisine ses dinleme cihazları gösterilerek "biz istersek bu cihazlar aracılığıyla senin yengenle yapmış olduğun telefon konuşmalarının arasına istediğimiz sözleri yerleştirebiliriz. Teknoloji çok ilerledi. Sonra da bu konuşmaları kamuoyuna duyurarak El Kaide üyeleri sapık çıktı şeklinde haber yaptırırız." Şeklinde tehditler yapıldığı iddia edilmiştir. Böylece iki kardeş arasına nifak sokulmaya çalışılmıştır. Yapıldığı iddia edilen bu tehdit toplumumuzun aile değerlerine ters düşen alçakça bir şantajdır.
  3. Mesut BAYKARA önceden kafatasında ameliyat dikişleri olduğu halde kafasına yumruklarla vurulmuş ve avukat görüşmesinde ayakta duramadığı avukatı Osman KARAHAN tarafından belirtilmiştir. Dayak sonrası kazağının omzunun yırtık olduğu da belirtilmiştir.
  4. Şüpheli avukatlarından Av. Osman KARAHAN'ın, bizzat TEM Şube müdürü Savaş AKIN tarafından ölümle tehdit edildiği ve görevini yapmasının engellendiği iddia edilmiştir. Avukatın yaptığı şikâyet sonrası Van Emniyet Müdürünün odasında teşhise gidilmiş ve Av. Osman KARAHAN tarafından C. Savcısı huzuruyla Teşhis Tutanağı tutulmuştur.
  5. Nezarethanelerin arasına giren polis tüm şahıslara ağza alınmayacak düzeyde sinkaflı galiz küfürler savurmuştur.

Sayın Basın Mensupları,

Yukarıda özetlediğimiz eylemlerin tamamının Van Emniyet Müdürlüğüne bağlı Terörle Mücadele Polisleri tarafından yapıldığı iddia edilmektedir. Bu eylemlerin bir kısmı hakkında yetkili mercilere şikayet dilekçeleri sunulmuştur. Şikâyet edilmeyen hususlarla ilgili olarak yetkili mercilerin derhal harekete geçerek sorumlular hakkında soruşturma başlatması gerekmektedir.

Yapılan bu operasyon neticesinde gerçekleşen hukuk dışı eylemler nedeniyle Van kamuoyu infial halindedir. Bunun için Van TEM Şube Müdürü Savaş AKIN, soruşturmanın selameti açısından derhal görevinden alınmalıdır. Çünkü iddia edildiği kadarıyla; hem gece vakti yapılan yakalama işleminin icrası hem de tüm gözaltı süresince son derece kötü, düzensiz ve hukuk dışı bir operasyon yönetmiştir. İddialar hafife alınmayacak kadar ciddidir. Bu yakalama ve gözaltı işlemlerinin araştırılması için İçişleri Bakanlığınca derhal müfettiş görevlendirilmeli, iddialar çok yönlü araştırılmalı, iddia sahipleri ile karşı taraf dinlenmeli, kusur ve ihmali olan memurlar hakkında gerekli yasal prosedür başlatılmalıdır.

Fuat DEĞER

MAZLUMDER Van Şubesi

Yönetim Kurulu Üyesi

DESTEK VEREN KURULUŞLAR :

Anadolu Gençlik Derneği, Gökkuşağı Derneği,

Gözyaşı Derneği(Adana), İha-Der, İnsan-Der,

Memur-Sen, Toplum-Der, Umut-Der