Bütün
dünyada yaşanan küresel kapitalizm krizi, ülkemizi de etkilemektedir. Bu sefer
yaşanan kriz daha öncekilerden farklı olarak Türkiye kaynaklı değil ve finans
sektöründen ziyade reel sektörde yaşanmaktadır. Bu krizin etkilerinin asgariye indirilmesi
için siyasi iktidar üzerine düşeni yapmalı ve daha fazla insanın işsiz
kalmasına engel olacak tedbirleri ivedilikle almalıdır. Dünyanın bütün
kaynaklarını sömürerek böyle bir sonu hazırlayan gelişmiş ülkeler kendileri ile
birlikte bütün dünyayı da bir iflasa sürüklemişledir. Dışımızda ortaya
çıkmasına rağmen bizi de derinden etkilemekte olan bu krizin toplumsal bir kaos
oluşturmaması için daha fazla önlem alınmalıdır.
Uzun
süre başörtüsü ile problemi olan bir siyasi partinin samimi olmasını beklemek
hakkımızdır. Bu nedenle çarşaf veya başörtüsü açılımının bir hesap amaçlı olmaması
gerekir. Her partinin bu ülkenin bir sorununa ilgi duyması en doğru olanıdır.
Şimdiye kadar sorunun büyümesine veya çözülmemesine çalışmaları zaten yanlıştı.
Bu yanlıştan dönmüş olmaları Türkiye demokrasisi açısından bir umuttur. Fakat
bu konuda meydana gelen gelişmeler üzücüdür. Örneğin partinin çarşaf açılımını
protesto etmek için mitinge çarşaf ile katılan parti üyesi bir kadının maruz
kaldığı muamele esef vericidir. Bu tahammülsüzlüğün, bu bağnazlığın, bu
pervasızlığın, söz konusu partinin başörtüsü konusundaki çalışmalarının veya
açılımının samimiyetini gölgelemesi kaçınılmazdır. Her konuda olduğu gibi bu
konuda da her kesimden samimiyet ve doğallık bekliyoruz. Ülkenin sorunlarının
çözümü, seçimin anlık ve çıkarcı amaçlarına kurban edilmemelidir. Böyle olursa
toplumda ciddi bir güvensizlik oluşur.
Sayın
Basın Mensupları,
Bu
seçim arifesinde her kesin üzerine düşeni yaparak huzur ve refah ortamının
devamı için çaba sarf etmesi takdire şayandır. Van Hak ve Özgürlükler Platformu
olarak, seçimin demokratik bir olgunluk içinde geçiyor olmasından güç alarak
siyasi partilerin her türlü yetkiyi millete ve milletin meclisine devreden
Sivil Anayasa çalışmalarına daha fazla katkı sağlamalarını beklemekteyiz. Gündem
gerekçe gösterilerek Sivil Anayasa çalışmalarının ertelenmemesi ve bir an önce
başlatılması konusunda yetkilileri bir kez daha göreve davet ediyoruz.
Sayın
Basın Mensupları
İkinci
bin yılda artık giyiminden dolayı insanları dışlamak, bunu bir problem olarak yaşamak
sağduyudan nasiplenmemek demektir. Yetkililer veya yöneticilere düşen
yönettikleri insanların haklarını korumak ve özgürce yaşamalarını temin
etmektir. Bu nedenle Yöneticiler bu bilinçle işlerini yapmalı ve hak ihlallerini
engelleyerek medeniyetin birer temsilcisi olmalıdırlar. Bu vesile ile başörtüsüne
özgürlük tanımak, çağdaşlığın ve medeni olmanın temel kıstaslarından biridir. Türkiye'deki
üniversiteler, üniversiteleri hem kamuoyumuz nezdinde hem de dünya kamuoyunda
küçük düşüren çağdışı başörtüsü düşmanlığıyla artık anılmamalıdır. Başörtüsü ve
insan hakları ihlallerinin arkasındaki yasa dışı güç olarak beliren Ergenekon
vb. örgütlenmelerin maskesi düştüğüne göre, gereksiz korkulardan kaynaklanan
başörtüsü yasağı da sona erdirilmelidir. Devlet bütün kurum ve kuruluşlarıyla, bu
örgütün küresel bağlantılarını da çözerek milletimizin aydınlık yarınlara daha
hızlı bir biçimde ulaşmasını sağlamladır.
Basına ve kamuoyuna saygıyla arz olunur. 7 Mart 2009
Memur-Sen İl Temsilciliği
Gülşen
DALAZ
(Sağlık-Sen
Van Şubesi TeşkilatlanmSekreteri)