Eğitim ve diğer kamusal alanlarda başörtüsü zulmü hala uygulanıyor olması büyük bir çelişkidir. Hükümetin yeni anayasa değişikliği ile nispeten getirmek istediği, sadece üniversitelerde serbest olmasına dahi; devlet içinde devlet olan, kendilerini güya laiklik ve demokrasi savunucusu addeden kendilerini milletin iradesinin üstünde gören bir kısım çevreler buna karşı çıkarak böylesi bir serbestliğe dahi tahammül edememekteler.
Türkiye cumhuriyetinin hukuk sisteminde başörtüsü yasağının hukuki bir temeli yoktur. Bu yasak illegaldir. Kaba bir güç sayesinde durmaktadır. Kamusal alan özel alan ayırımlarıyla veya idarenin tarafsızlığı argümanlarıyla da bu yasağa hukuka dayanan bir zemin temin edilemez. Güya laikliği koruma adına uygulanan bu yasak esasında laikliğe de aykırıdır.
Başörtüsü yasağı Türkiye'de tam bir akıl ve izah tutulması yaşandığını göstermektedir. Yasakçı zihniyet, siyaset felsefesinin ve hukukun bütün kavramlarını çarpıtmakta, akıl mantık ve sağduyuyu sükût ettirmektedir. İşin kötüsü bu konuda rasyonel, dürüst, adil ve sonuç getirici bir tartışmanın yapılamaması ve yasakçı tezlerin çürütülmesinin bu tezlerin bırakılmasını ve yasağın iptal edilmesini sağlayamamasıdır.
Anayasa ve kanunlarda başörtüsüyle ilgili bir yasak yokken, anayasa mahkemesi ve Danıştay'ın çeşitli kararlarında yasağa temel aramak; hukuku katletmektir. Böyle bir arayış ülkemizde egemen tepeden inmeci anlayışın otoriter tavrının klasik tezahürlerinden biridir. Yasakçı ve baskıcı zihniyet, anayasa ve kanunlarda bulunan hakları yönetmelik gibi daha alt ve dolayısıyla anayasa ve kanunlara aykırı olamayacak mevzuat parçalarıyla gasp etmektedir veya aynı şekilde, anayasa ve kanunlarda bulunmayan yasakları getirmekte de pek mahirdir. Başörtüsü yasağında da olay budur.
Esasen başörtüsüyle ilgili bir yasak, anayasa mahkemesi kararlarıyla konamayacağı gibi, anayasa ve kanunlarla da temellendirilemez. Çünkü bu konu; yani, kılık ve kıyafet özgürlüğü insan haklarıyla ilgilidir. Özellikle başörtüsü ALLAH'IN emri olup Müslüman bir bayan için dini bir farziyettir. ALLAH'IN emir ettiği bir haktır. Kendisini demokratik olarak lanse eden bir ülkenin böylesi bir hakka sınırlama getirmesi düşünülemez. Bu meyanda buradan yasakçı zorbalara sesleniyoruz, yeter artık kendinizle çelişmeyin.
Nurullah ARVAS
VAHÖP BİLEŞENLERİ
VİM-DER, GÖKKUŞAĞI- DER, MEMUR-SEN, MAZLUM- DER, İNSAN- DER
ERDEM- DER, ANADOLU GENÇLİK- DER, UMUT IŞIĞI- DER.