Üniversitelerimiz
yakında öğretime başlayacaktır. Ne var ki, kızlarımızı başı açık ve başı kapalı
olarak farklı gören bölücü zihniyet hala baskılarını sürdürmektedir. Kayıtlarda
başı açık fotoğraf dayatması, kayıt bürolarına girişte başörtüsünün
yasaklanması keyfiliğin en acımasız bir biçimde devam ettiğini göstermektedir.
Hâlbuki kayıt büroları başta olmak üzere Devletin bütün kurumları kamuya, yani
millete hizmet etmek için tesis edilmiştir. Hiçbir kamu kurumu 'çağdaş kıyafet'
gerekçe gösterilerek bu milletin evlatlarına bu milletin kurumlarını
yasaklayamaz.
Kızlarımızı
üniversite kapılarından 'çağdaş kıyafete aykırıdır' gerekçesiyle geri çeviren,
kamu kurumlarını başörtülü vatandaşlarımıza kapatan 'çağdaş yaşam'cıların
Devletin içine nasıl sızdıkları, muhalifleri ortadan kaldırmak için nasıl
çeteleştikleri ve cinayetler işledikleri gün gibi ortaya çıkmıştır. Devletimizi
ve milletimizi kendi şablonlarına uygun hale getirmek için her türlü yasadışı
oluşumu gerçekleştirerek cinayetler işleyen Ergenekon, aynı zamanda başörtüsü
yasağının arkasında yer alan en büyük gücün adıdır. Devletin çeşitli
kurumlarına sızarak insan haklarını, demokrasiyi ve Türkiye'nin geleceğini
karartmaya çalışan Ergenekoncuların maskesi düşmüştür. Bu aşamada hiçbir kurum
ve kuruluşun cinayetlerle, bölücülükle ve devletin müesses nizamını zor
kullanmak suretiyle değiştirmekle yargılanan bu çeteye destek olabilecek bir
tutum ve davranış içerisinde bulunmaya hakkı ve yetkisi bulunmamaktadır. Şayet
Ergenekon davası da Susurluk davası ve Şemdinli davasının akıbetine uğrayacak
olursa, yargıya ve yargıya müdahaleye yeltenen kurumlara olan güven büyük
ölçüde sarsılacaktır.
Sayın Basın Mensupları
Hukuken
bir yasak olmamasına rağmen, en temel insan haklarından olan "eğitim hakkı"
ihlalinin sona ermesi için kimi çevreler "toplumsal mutabakat"ın
gerekliliğinden söz edip durmuşlardı. Ardından TBMM %80 bir mutabakat oranıyla
yasağı kaldırdı. Ancak yasakçıların bu söylemlerinde de samimi olmadıkları
ortaya çıktı. Şimdi de sivil ve asker bürokrasiden oluşan "kurumsal mutabakat"
aranmaktadır. 35 bin gencin öldürülmesini sorgulamaya başlayan kurumlarımız ile
yıllarca düşman olduğumuz Ermenistan'la barışmaya karar veren Devlet
kurumlarımızdan başörtülü vatandaşlarımız ile de barışmalarını beklemekteyiz.
Ancak
öyle anlaşılmaktadır ki; etnik ve kültürel kimlikleri inkâr ederek toplumsal
huzurun bozulmasına, farklı siyasi düşünceleri mahkûm ederek siyasi bunalımlara,
kılık kıyafet bahane edilerek farklı düşünen vatandaşlarımızın eğitim hakkının
engellenmesine yol açanlar, ülkemizin demokratikleşmesinden rahatsız olmakta,
siyasi iktidarları ve onların dayanağı olan TBMM'ni yok saymaktadırlar. Oysa
bütün sorunların aşılabilmesi, hâkimiyetin kayıtsız ve şartsız millete ait
olmasıyla mümkün olabilecektir. Bu bağlamda Van Hak ve Özgürlükler Platformu
olarak, her türlü yetkiyi millete devreden Sivil Anayasa çalışmalarının bir an
önce başlatılmasını zaruri görmekteyiz. İlgilileri de sorumluluklarını yerine
getirmeye davet ediyoruz.
Basına
ve kamuoyuna saygıyla arz olunur. 06.09.2008
Memur-sen Van il Temsilciliği
VAN HAK VE ÖZGÜRLÜKLER PLATFORMU
BİLEŞENLERİ
![]()
Erdem-der/ Anadolu Gençlik Derneği / Gökkuşağı Derneği /
İnsan-Der / Mazlum-Der /
Memur-Sen / Umut-Der/ İmam Hatip Mez. ve Men. Derneği