<!--[if gte mso 9]><xml>
En son haberler, güncellemeler ve özel teklifler almak için abone listemize katılın, doğrudan gelen kutunuza.
<!--[if gte mso 9]><xml>
BASINA VE KAMUOYUNA...
Sağır ve dilsiz bir Dünya ya çarparak bize geri dönen sesimizi kısmadan ve kesmeden, insanlık her ne kadar ilgisiz kalsa da bizler yinede haksızlıklara karşı haykırmaya devam edeceğiz. Bu meyanda bu ayki basın açıklamamızla yine sizlerle beraberiz.
Yarın idrak edeceğimiz 2011 kurban bayramının tüm İslam Alemine ve hasetsen bölgemiz için hayırlara vesile olması temennisiyle...
Geçtiğimiz iki hafta önce 23 Ekim'de Van'ımızda, Erciş ve çevre köylerde meydana gelen depremden dolayı hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet, akraba ve yakınlarına da baş sağlığı, yaralı olanlara ise Allahtan şifa diliyoruz.
VAHÖP (Van Hak ve Özgürlükler Platformu) olarak bölgemizde vukuu bulan bu elin afetten dolayı, gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında duyarlılık gösteren ve bu duyarlılığını harekete geçirerek yardım çalışmalarında bulunan her kese Van halkı olarak teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Depremde ülkenin hemen hemen her bölgesinden gelen yardımlar kardeşlik ruhunu yeniden pekiştirmiştir. Bu depremde yaraların sarılması için 70 milyonun tek yürek haline gelmiştir. Yardımlarla doğu batı kardeşliği daha da kavileşmiştir. İlimizde meydana gelen bu depremi 70 milyonun yüreğinde hissettiğine inanıyoruz. Deprem, kardeşlik ruhumuzun ne kadar köklü olduğunun göstergesi olmuştur. Ülke insanımız deprem yaralarını sarmada doğu, batı, kuzey ve güneylisi ile tek vücut olmuştur. Göçük altında kalanlara gözyaşı döküldü. Azra bebek göçük altından çıkarılınca 70 milyonun yüzü birden güldü. İşte bu afette göstermiş olduğumuz birliktelik ruhunu, ülkemizin kanayan yarası olan Kürt sorununun çözümünde de göstermeliyiz.
Hükümetin deprem nedeni ile esnaf sanayici ve iş adamlarımıza yönelik aldığı bazı rahatlatıcı tedbirlerin alınması tarafımızca olumlu karşılanmış olup ama yeterli bulunmamıştır. İlimizde esnaf ve sanayicilerinin kamu kurumlarındaki tahakkuk etmiş olan alacaklarının ivedilikle ödenmesi depremle bozulan ilimiz ekonomisi açısından da iyi olacaktır.
Bazı televizyon kanallarının haber spikerleri ve program sunucularının afetle ilgili yorumlarında ülkeyi doğulu ve batılı gibi bölücülük ifadelerini kullanmalarını kınıyor. Her ne kadar bu tür bölücü zihniyete sahip olan birileri olsa da... Deprem sonucu oluşan yardımlaşma ve dayanışma ülke halklarının birbirlerinden kopmaz bir bütün olduğunu, milliyetçi militarist düşüncelerin halkları birbirine vurduramayacağını, tam aksine doğulusuyla, batılısıyla, kuzeylisiyle, güneylisiyle, türküyle, Kürdüyle kardeşleştiğini, barış karşıtlarına inat, barışı istediğini bir kez daha ortaya koymuştur.
Doğuda can pazarı sahneleri yaşanırken, ocaklara ateşler düşerken, yüzlerce insan hayatını kaybetmişken, yıkılan binalardan cesetler fışkırırken, akan gözyaşları daha kurumamışken, Cumhuriyet bayramı kutlamalarının iptaline itiraz eden, insanlara ve insanlığa saygısı olmayan CHP zihniyetini de kınıyoruz.
Ülkenin gelmiş olduğu kaotik durumdan çıkışın tek şartının toplumun her kesiminin, her kesin kabul gördüğü, özellikle etnik kimlik ve inanç hürriyetini önceleyen bir anayasanın ivedilikle yapılması gerektiğini belirterek... Böylece ülkenin kangrenleşmiş, oligarşik baskı ve sindirmelere maruz kalmış iki meselesi olan, başörtüsü ve Kürt sorunu da çözüme kavuşmuş olur, diye umuyoruz.
Özellikle vurgulayarak belirtiyoruz ki; yapımı düşünülen bu anayasanın halkı kuşatan bir anayasa olması düşünülüyor ise ki olması gereken budur. Bu durumda STK' ların işin içine dahil edilmesi gerekir, ki dahil edilmesi bir çok açıdan daha sağlıklı olacaktır.
Ülkemizin kronikleşmiş Başörtüsü meselesi, en temel hak olan eğitim hakkına açıkça saldırı olarak devam etmektedir. Hükümetin Avrupa Birliği Uyum sürecinde, her fırsatta dile getirdiği insan hakları söylemi, maalesef başörtü meselesini örtbas ederek kamuoyuna açıklanmaktadır. Şu an dahi birçok Üniversitenin bazı fakültelerinde başörtülü öğrenciler sınıfa alınmamaktadırlar. Bu utanç verici bir durumdur. Bu bağlamda Ülkemizdeki başörtüsü yasağı daha fazla derin yaralar bırakmadan derhal yasakçı zihniyetten vaz geçilmeli, başörtüsü serbesti yeti anayasal güvence altına alınmalıdır.
Son olarak bu ülkede yaşayan halklar ve insanlar olarak, birbirimizin haklarına saygı çerçevesinde hareketle, barış ve huzurun idame edilmesi temennisiyle...
Van Hak ve Özgürlükler Platformu adına
Kemal ÇELEN
(Van Gökkuşağı Derneği Yönetim Kurulu Üyesi)