YENİ ANAYASA LAİKÇİ VE IRKÇILARIN SOPASI OLMAMALIDIR<!--?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /-->
Basına ve Kamuoyuna;
Van Hak ve Özgürlükler Platformu olarak özelde başörtüsü yasağı ve genelde insan hak ve hürriyetlerine yönelik ihlalleri protesto etmek amacıyla 167. kez meydanlardayız.
Sayın Basın Mensupları;
Örtünme hakkı; eğitim hakkı, seyahat hakkı, seçme ve seçilme hakkı gibi temel insan hakları arasında yer almaktadır. Ancak ülkemizde özellikle 1982 anayasasındaki boşluklardan yararlanan laikçi çevreler hiçbir yasada açıkça ifade edilmemesine rağmen başörtüsünü yasaklamış, bazı yargı organları da kararlarıyla bu kesimlere destek olmuşlardır. Böylece ihlal edilen örtünme hakkıyla birlikte binlerce kız öğrencinin eğitim hakkı da ihlal edilmiştir. 12 Haziran seçimlerinden sonraki ilk yasama yılında Anayasa değişikliğinin, en önemli gündem maddesi olacağı şüphesizdir. Bu nedenle TBMM'den tuzaklarla dolu 1982 Anayasasında köklü değişiklikler yapmasını beklemekteyiz. Özellikle laikçilerin önü kesilmeli ve laikliğin dindar vatandaşlara karşı kullanılması önlenmelidir.
Şüphesiz 1982 Anayasası ile sadece örtünme hakkı çiğnenmemiştir. YÖK, TSK, Anayasa Mahkemesi, YSK ve HSYK gibi kurumlar mevcut Anayasadan aldıkları güç ile millete ve milletin temsilcilerine ana muhalefet partisi gibi tavır takınmıştır.
Statükodan yana taraf olan bu kurumlar her demokratik talebe irtica veya bölücülük yaftasını yapıştırarak engel olmuşlardır. Eğitim hakkı ve Kürt sorunu gibi temel sorunlar bu yüzden kangrene dönüşmüş, hak taleplerine şiddet bulaşmıştır. Onun içindir ki, Silahlı Kuvvetler Teşkilatından başlayarak bütün kurum ve kuruluşların milletin iradesine boyun eğecek düzenlemelere tabi tutulması zorunluluk haline gelmiştir.
1982 Anayasası etnik temele dayalı bir metin olarak inkar, imha ve asimilasyonu meşrulaştırmaktadır. Mevcut anayasa etnik ayrışmayı ve kutuplaşmayı körüklemekte, insanlarımız arasında yüzyıllardır tesis edilmiş olan kardeşlik hukukunu zedelemektedir. Kimi çevrelerin istismar aracı haline gelen başta 66. madde ve diğer ötekileştirici maddeler derhal yürürlükten kaldırılmalıdır. Keza diğer mevzuatta yer alan antidemokratik ve insan haklarına aykırı hükümler de ayıklanmalıdır. Bu arada İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde yer alan "öğrenci andı" ırkçı ve insani değerlere aykırılığı sebebiyle okutulmamalı, devlet okullarında anadillerin öğretimi demokratikleşmenin ilk adımı olarak derhal başlatılmalıdır.
Bu milletin ihtiyacı, daimi gündemi ve birinci önceliğinin Yeni Anayasa olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle, toplumun her ferdini kucaklayan, ırkçı söylemlerden arındırılmış, tepeden tırnağa halkın ihtiyaçları doğrultusunda yapılmış, toplumun hiçbir kesimini ötekileştirmeyen ve tamamen sivil bir anayasanın bir an önce hazırlanmasını yetkililerden talep ediyoruz.
Sayın Basın Mensupları;
Kuzey Afrika ülkelerinde tutuşturulan özgürlük ateşi Tunus, Mısır ve Libya'dan sonra komşumuz Suriye'ye de sıçramıştır. Suriye halkı tamamen barışçı ve şiddetten uzak bir şekilde hürriyet, adalet ve eşitlik talep etmekte, dikta rejiminin son bulmasını istemektedir. Barışçı ve sivil yöntemlerle taleplerini dile getiren Suriye halkını 30 yıl önce baba Esed bugün de oğul Esed tank, top ve diğer ateşli silahlar ve işkenceyle barbarca katletmektedir. Suriye yönetimi masum talepleri görmezden gelmekte;
ibadethanelere, cami imamlarına ve sivil halka saldırmaktadır. Haklı talepleri işkence ve şiddetle engellemeye çalışan Suriye yönetimi, İsrail'in Filistinlilere uyguladığı barbarlığın aynısını uygulamaktadır. Mübarek, Bin Ali ve Kaddafi'yi deviren halk iradesi Beşşar Esed'i de devirecektir. Zira zulüm ile abad olanın sonu berbad olmaya mahkumdur.
Bu çerçevede coğrafyamızda ve ülkemizde kardeş kavgalarının bir an önce bitmesini istiyor, bölgemize, ülkemize ve İslam coğrafyasına barışın, huzurun ve refahın gelmesi için yetkililerin harekete geçmesini ve üzerlerine düşen görevi bir an önce yerine getirmelerini bekliyoruz.
VAHÖP olarak Suriye halkının yanında olduğumuzu, sivil ve barışçı eylemlerini desteklediğimizi ilan ediyor ve Birleşmiş Milletleri göreve davet ediyoruz.
Değerli Basın Mensupları;
Diğer taraftan, İsrail ablukası ve zulmü altında inleyen masum Filistin halkına, yardım ulaştırmak amacıyla Mavi Marmara gemisiyle yola çıkan 9 yardım gönüllüsü, sivil vatandaşımızı uluslar arası sularda hukuksuz bir biçimde şehit eden zalim İsrail Devletini haklı çıkaran BM i, haktan ve mazlumdan yana tavır almak yerine, zalimden ve sermayeden taraf olup, İsrailin bu girişimini haklı gördüğü için şiddetle kınıyoruz. Bunun yanısıra İsraile şu ana kadar özür dilemediği ve uluslar arası hukukun gereğini yerine getirmediği için birtakım yaptırımları uygulayacağını ifade eden hükümetin bu girişimini destekliyoruz.
Basına ve kamuoyuna saygılarımızla. 03.09.2011
Fevzi ALTUNER
Van Hak ve Özgürlükler Platformu adına
Memur-Sen Van İl Temsilciliği
TOÇ BİR SEN Van Şube Başkanı
VAHÖP (Van Hak ve Özgürlükler) Platformu:
GÖKKUŞAĞI DERNEĞİ, İNSAN-DER, MAZLUMDER VAN ŞUBE, MEMUR-SEN, UMUT IŞIĞI DERNEĞİ, ERDEM-DER, ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ, VAN İMAM HATİP MEZUNLARI VE MENSUPLARI DERNEĞİ, VAN KARDELENLER KADIN DERNEĞİ, ÖZGÜR-DER.