Yurt İçi Raporlar

UYUM YASALARI RAPORU

 



MAZLUMDER
İNSAN HAKLARI VE MAZLUMLAR İÇİN DAYANIŞMA DERNEĞİ
İSTANBUL ŞUBESİ








UYUM YASALARI
RAPORU




5 EYLÜL 2003








Hazırlayan:
Av. Mustafa Ercan













Kocasinan Caddesi No:28 Kat:4-5-6 Fatih / İstanbul
Telefon: 0212 532 29 90 – 0212 534 52 30 Faks: 0212 532 17 55
URL: http://www.mazlumder.org E-mail: info@mazlumder.org – contact@mazlumder.org




A-Uyum Yasalarına İlişkin Bilgiler

UYUM KANUN RESMİ GAZETE
SIRA NO TARİH,SAYISI

1- 4744 19.02.2002- 24676
2- 4748 09.04.2002- 24712
3- 4771 09.08.2002- 24841
4- 4778 11.01.2003- 24990
5- 4793 04.02.2003- 25014
6- 4928 19.07.2003- 25173
7- 4963 07.08.2003- 25192

B- Uyum Yasaları ile Değiştirilen Kanunlar ve İlgili Maddeleri***

765-SAYILI TÜRK CEZA KANUNU

Madde Uyum-Madde
İDAM 3 1, Geçici 1
159 1 1
3 2-A
7 1
169 7 2
201-A 3 2-B
201-B 3 2-B
245 4 1
312 1 2
426 7 3
427 7 4
453 6 1
462 6 19-A

3713- TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

1 6 20
7 1 3
7 30
8 1 4
6 9-B
G.10 6 21

2845- DEVLET GÜVENLİK MAHKEMELERİNİN KURULUŞ VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUNUN

16 1 5
2 7-C
4 37
6 8
3842-1412-CMUK VE 2845-DGM KANUNUNU DEĞİŞTİREN KANUN

31/1 6 19-C

1412- CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU

107 1 6
128 1 7
316 4 2
327 3 7-A,13,Geçici 2
5 3,5,Geçici 1
335 3 7-B,13,Geçici 2
5 5,Geçici 1
EK-7 7 5

1086-HUKUK UZULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU

445 5 1
445-A 3 6-A,13,Geçici 2
5 5,Geçici 1
447 5 2
448 3 6-B,13,Geçici 2
5 5,Geçici 1

2577-İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU

53 6 6
Geçici5 6 7

2253 - ÇOCUK MAHKEMELERİNİN KURULUŞU, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN

6 7 8,35-A
34 4 37

353-ASKERÎ MAHKEMELER KURULUŞU VE YARGILAMA USULÜ KANUN

11 7 6

657-DEVLET MEMURLARI KANUNU

13 2 3

4483-MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN

2 4 33
430 sayılı Olağanüstü Hal Bölge Valiliği ve Olağanüstü Halin Devamı Süresince Alınacak İlâve Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname

3-C 4 32


3682-ADLİ SİCİL KANUNU

5 4 30
8 4 31
9 6 13

2908-DERNEKLER KANUNU

1 7 10
4 2 5-A
7 11
5 4 17
6 2 5-B
4 18
7 2 7-D
8 7 12
10 7 13
11 2 7-D
3 3-A
4 37
12 2 7-D
5 3-B
4 37
15 3 3-C
16 4 19
7 14,35-B
17 7 15
18 4 20
31 7 16,35-B
34 2 5-C
38 2 5-D
7 17
39 3 12-A
40 3 3-D
43 2 5-F
44 4 21
45 3 3-E
46 3 3-F
47 3 12-A
56 3 12-A
62 3 3-G
73 3 3-H
82 5 4
83 7 35-B

4721- TÜRK MEDENİ YASASI

56 7 31
64 7 32
66 7 33
82 7 34
91 4 34
92 4 35,36
94 7 35-D

2762-VAKIFLAR KANUNU

1 3 4-A
4 3
G.2 6 2




227 sayılı Vakıflar Genel Müdürlüğünün Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname

EK- 3 4-B
6 29

3194-İMAR KANUNU

EK-2 6 9

1587-NÜFUS KANUNU

16 6 5

2923 -Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi ile Türk Vatandaşlarının Farklı Dil ve Lehçelerinin Öğrenilmesi Hakkında Kanun

ADI 3 11-A
1 3 11-B
2-A 3 11-C
2-A,C 7 23

2911-TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ KANUNU

3 3 5-A
9 2 6-A
10 3 5-B
15 7 18
16 7 19
17 2 6-B
7 20
18 7 21
19 2 6-C
7 22
21 2 7-E

2559-POLİS VAZİFE VE SALHİYET KANUNU

8 3 10-A
9 3 10-B
11 3 10-C,12-C
12 3 10-D
13 3 10-E
EK-1 3 12-C

5442-İL İDARESİ KANUNU

29 2 1

2803-JANDARMA TEŞKİLT, GÖREV VE YETKİLERİ KANUNU
9 2 7-B
5680-BASIN KANUNU

5 3 9-A
15 4 4
16 2 7-A
21 3 9-B
22 3 9-C
24 3 9-D
25 3 9-E
30 3 9-F
31 3 12-B
33 3 9-G
34 3 9-H
EK-1 2 2-A
Ek-2 2 2-B
EK-3 3 12-B

3071-DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASINA DAİR KANUN

1 4 23
2 4 24
3 4 25
4 4 26
7 4 27
8 4 28

3686-İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONU KANUNU

7 4 29

2820-SİYASÎ PARTİLER KANUNU

8 4 6
11 4 7
66 4 8
98 4 9
100 4 10
101 2 4-A
102 2 4-B
4 11
103 2 4-C
104 4 12
111 4 13

2839-MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNU

7 4 14
11 4 15
39 4 16

2972-MAHALLİ İDARELER ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun

8 4 22
298-SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun

55-A 6 3
149-A 6 4

3984 -RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYINLARI HAKKINDA KANUN

4 3 8-A,B
7 14
15 6 15
26 3 8-C
32 6 16
G.10 6 17

2945-MİLLÎ GÜVENLİK KURULU VE MİLLÎ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU

4 7 24
5 7 25
9 7 35-C
14 7 35-C
19 7 35-C
13 7 26
G.4 7 28

2451-Bakanlıklar Ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanun

Ek-1.Cetvel 7 9

3257-SİNEMA, VİDEO VE MÜZİK ESERLERİ KANUNU

3 6 10
6 6 11
9 6 12

832 -SAYIŞTAY KANUNU

EK-12 7 7

3218-SERBEST BÖLGELER KANUNU

G.1 3 12-D

488-DAMGA VERGİSİ KANUNU

EK-1 4 5


___________________________________________________________________________________________
***Kanun no ve Adı altındaki ilk sayı; o kanunun maddesini, ikinci sayı; yukarıda kanun numarası,bilgileri verilen uyum yasa sırasını, üçüncü sayı; uyum yasasının maddesini gösterir.
765-SAYILI TÜRK CEZA KANUNU

İDAM/3/1, Geçici 1

*Bu değişiklik ile ; Savaş ve çok yakın savaş tehdidi hallerinde işlenmiş suçlar için öngörülen idam cezaları hariç olmak üzere, Türk Ceza Kanunu,Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun (bu kanun bilahere 4926 sayılı yasa ile bütünüyle değiştirildi), Orman Kanunu ile Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Kanununda yer alan idam cezaları müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülmüştür.

İdam cezası kanuni bir nedenle düşürülenlere verilen ilk temel cezanın idam olmasını düzenleyen hükümler mahfuz tutulmaktadır. Yine temel ceza olarak idam cezası yanında ağırlaştırıcı nedenler (TCK 70,73,82)var ise hücre cezaları iki katına,terör suçlarında üç katına, çıkarılmıştır. Yine terör suçlularının idam yerine verilen ağırlaştırılmış müebbet ağır cezasının hiçbir şekilde indirilmeyerek ölünceye değin devam edeceği düzenlenmiştir.

159/1/1
3/2-A
7/1

*Bu maddede yapılan değişiklikte yasama organının tereddütkar davrandığı görülmektedir. Birinci fıkrada öngörülün cezanın ağır vasfı kaldırılarak, yargılama görevi asliye ceza mahkemesine terk edilmiştir. Yine ilk değişiklikten cezanın üst sınırı 6 yıldan 3 yıla indirilmiş, gelen eleştiriler üzerine nihayet bir yıl olan alt sınırda da indirim yapılarak 6 ay olarak tespit edilmiştir. Neticeden birinci fıkradaki suç için ceza sınırı 6 ay ile 3 yıl arasında olmuştur.

Yine bu maddeye özgü bir garabet ise düşünce açıklamalarının suç olmayacağına ilişkin belirlemedir. Ki yasa ile böyle bir belirleme yapılmasına niçin gerek duyulduğu ve sonra bu belirlemenin niçin değişime uğradığı bize özgü ilginç bir durumdur. Şöyle ki; ilk belirleme, “Birinci fıkrada sayılan organları veya kurumları tahkir ve tezyif kastı bulunmaksızın, sadece eleştirmek maksadıyla yapılan yazılı, sözlü veya görüntülü düşünce açıklamaları cezayı gerektirmez”, şeklinde iken “Tahkir, tezyif ve sövme kastı bulunmaksızın, sadece eleştirmek maksadıyla yapılan düşünce açıklamaları cezayı gerektirmez” Şekline çevirilmiştir.

169/7/2

*Bu madde metninden “eder veya her ne suretle olursa olsun hareketlerini teshil” kısmı çıkarılarak , özellikle düşünce açıklamalarının terör örgütüne yardım gibi cezalandırılması şeklinde uygulamaya son verilmiştir. Değişiklik ile yalnızca somut yardım olan, barındırma, erzak, silah,cephane, elbise tedariki cezalandırılabilecektir.

201-A/3/2-B

*Bu madde TCK”na yeni eklenmiştir. Madde ile kısaca göçmen kaçakçılığı olarak tanımlanan suçun tanımı yapıldıktan sonra bu suç için için ağır hapis,para cezası ile müsadere cezası getirilmiştir. Suçun teşebbüs derecesi dahi cezalandırılır iken, kötü muameleler ve ölüm halinde cezalar artırılmıştır.

201-B/3/2-B

*Bu madde ile insanların zorla çalıştırılması, esir edilmesi veya organlarının alınmasını sağlayan cebir, kandırma, çaresizlikten yararlanarak bu durumlara razı etme, bu nedenlerle kaçırma,sevk, barındırma fiilleri için ağır hapis ve para cezası öngörülmüştür.

245/4/1

*Ülkemizde sıklıkla gündeme gelen işkencenin önlenmesi için bir adım olarak, işkence ve kötü muamele suçlarını düzenleyen TCK 243, 245 maddeleri uyarınca verilen cezaların para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilemeyeceği ve ertelenemeyeceği hükme bağlanmıştır.

312/1/2

*Bilindiği üzere uyum yasaları özgürlüklerin önünü açmak, soyut düzenlemeleri kaldırnmak, değiştirmek, insan hakları alanında gelişme sağlamak için yapıldığı söylenmektedir. Ancak özellikle 312.maddeye ilişkin düzenleme tam da tersini yapmış ve soyut düzenleme getirilmiştir. Daha Mesut Yılmaz hükümeti zamanında TBMM gündemine gelen esasen yasanın ilk şeklinde suçun unsuru olan , ancak sonra ağırlıştırıcı neden yapılan “tahrikin umumun emniyeti için tehlikeli olabilmesi”nin yeniden suçun unsuru yapılması ile giderilebilecek sorun, değişiklik ile daha da içinden çıkılmaz şekilde soyutlaştırılmıştır. Nitekim değişiklik üzerine yapılan yargılamalar da bunu göstermiştir. Öte yandan halkın bir kısmının tahkir edilmesi suçu ihdas edilmiştir. Maddenin bu halinin özgürlüklere uymadığı açıktır. Bu nedenle önümüzdeki uyum paketlerinde yeni bir düzenleme yapılması kaçınılmaz olmaktadır.

426/7/3
427/7/4

*TCK 426 ve 427.maddelerinde düzenlenen ar ve haya duygularını inciten cinsi arzuları istismar eden, müstenhcen eserlerden Bilim ve sanat eserleri ile edebî değere sahip olan eserlerin madde kapsamı dışında olduğu ve müstehcen eserlere yönelik imha cezasının kaldırıldığı düzenlemesi getirilmiştir.

453/6/1

*Bu madedde yapılan değişiklik ile; Öldürme fiili, anası tarafından şerefini kurtarmak saikiyle yeni doğmuş bulunan çocuğa karşı işlenmiş ise faile dört yıldan sekiz yıla kadar olan hapis cezası sekiz yıldan oniki yıla kadar çıkarılmıştır.

462/6/19-A

*Adam öldürme ve etkili eylem suçları mağdurun zinası esnasında bu nedenle işlendiğinde ceza indirimi getiren özel düzenleme kaldırılmıştır. Bu tür durumlarda artık en fazla TCK 51.maddedeki tahrik hükümleri yolu ile indirim yapılabilecektir.


3713- TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

1/6/20

*3713 sayılı yasanın 1.maddesinde yapılyan değişiklik ile hukukumuzdaki bir garabet en azından yasa düzeyinde giderilmiştir. Terörün tanımının, her türlü eyleme ilişkin olması gibi saçma bir tanıma son verilerek her türlü suç teşkil eden eylem tanımlaması getirilmiştir. Böylelikle örneğin ekonomik düzeni değiştirmeye yönelik her türlü eylem terör suçu sayılamayacaktır. Ki, maddenin ilk halinden bu anlaşılmakta idi. Bundan sonra ekonomik düzeni değiştiren suç teşkil eden eylemlerin işlenmesi halinde terör kapsamında değerlendirilecektir.

Bir diğer değişiklik de terör örgütü tanımındadır. “Bu Kanunda yazılı olan örgüt, iki vaya daha fazla kimsenin aynı amaç etrafında birleşmesiyle meydana gelmiş sayılır” şeklindeki düzenleme ”İki veya daha fazla kimsenin birinci fıkrada yazılı terör suçunu işlemek amacıyla birleşmesi halinde bu Kanunda yazılı olan örgüt meydana gelmiş sayılır” şekline çevrilmiştir. Böylelikle toplumsal sorunları konuşmak üzere bir araya gelen iki kişiinin terör örgütlüğü ile ilgisi olmadığı vuzuha kavuşturulmuş oldu.

7/1/3 ve 7/30

*3713 sayılı yasanın 7.maddesinin 2.fıkrası uyum yasaları ile iki kez değişikliğe uğramıştır. Daha önce propagandanın örgütle ilgili olması yeterli görülür iken, ilk değişikle; terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek şekilde örgüt propagandası suç sayılmıştır. İkinci değişiklikle ise; şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde propaganda suç sayılmıştır. İkinci değişiklikle terör yöntemi yanında şiddetin teşvik edilmesi de suç sayılmıştır. Yine ilk düzenlemedeki özendirme kelimesi teşvik ile değiştirilerek daha somut bir düzenleme yapılmıştır.

8/1/4 ve 6/9-B

*Terörle Mücadele Kanununun 8.maddesinde önce değişiklik yapılmış ancak daha sonra bütünüyle ortadan kaldırılmıştır. Böylelikle, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı hedef alan yazılı ve sözlü propaganda ile toplantı, gösteri ve yürüyüş yapılamayacağına ilişkin olan ve düşünce özgürlüğü önünde engel olarak görülen suç yasadan çıkarılmıştır.

2845- DEVLET GÜVENLİK MAHKEMELERİNİN KURULUŞ VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN

16/1/5 ve 2/7-C ve 4/37 ve 6/8

3842-1412 S.CMUK VE 2845 S.DGM KANUNUNU DEĞİŞTİREN KANUN

31/6/19-C

*3842 sayılı Kanunun 31 inci maddesi gereğince, bu kanunla değiştirilen Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 106, 108, 135, 136, 138, 142, 143, 144 ve 146 ncı maddeleri hükümleri, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanına giren suçlarda uygulanmamakta, DGM kapsamındaki suçlarda bu maddeler değiştirilmeden önceki halleriyle uygulanmakta idi.

Gerek 3842 sayılı yasa 31/1 maddesi gerek ise DGM Kuruluş yasası 16.maddede yapılan değişiklikler ile , sanığın tutuklanması, ifade vermesi, sorguya çekilmesi,her aşamada müdafi isteme hakkı, müdafiin hazırlık evrakının inceleme ve suret alma yetkisi yine müdafiin sanık ile her zaman görüşebilmesi yönünden Devlet Güvenlik Mahkemelerinde görülmesi gereken suçlamalara ilişkin hazırlık aşamasında yaşanan sorunlara son verilmiştir.

DGM uygulamasında, diğer mahkemelerden farklı olarak, DGM Kuruluş yasası 16.maddenin ilk fıkrasında yazılı gözaltı süresinin 48 saat olması, üçüncü fıkrada yazılı, olağanüstü hal ilan edilen bölgelerde yakalanan veya tutuklanan kişiler hakkında ikinci fıkrada dört gün olarak belirlenen süre, Cumhuriyet savcısının talebi ve hakim kararıyla yedi güne kadar uzatılması mümkündür. Bunlar dışında, hazırlık safhasındaki soruşturma usulleri bakımından her hangi bir fark kalmamıştır. 16 maddenin ikinci fıkrası CMUK 128.maddesi ile paralel olup bir fark oluşturmamaktadır.

1412- CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU

107/1/6

*Ceza Muhakemeleri Usulü Yasasında yapılan değişiklikler 4709 sayılı yasa ile yapılan Anayasa değişikliğine uyum sağlamaya yöneliktir. Bu cümleden olarak CMUKM 107.maddesinde yapılan değişiklik ile, tutuklanan kişinin yakınlarına yapılacak bildirimin tutuklamanın gayesini ihlal etme gibi bir neden engel sayılmaksızın ve gecikmekmeden yapılması hükmü getirilmiştir. Tutuklanın bizzat bildirme isteği ise, soruşturmayı tehlikeye düşürmemek şartına bağlanmıştır. Yine daha önce bildirimin tutuklanan ile esaslı bir alakası olan bir kişiye yapılması şeklindeki düzenleme bildirimin tutuklananın belirlediği bir kişiye yapılması şeklinde değiştirilmiştir. Maddeye eklenen yenilik ile bildirim ilk tutuklama kararı dışında, tutuklamanın uzatılmasına ilişkin her türlü kararda da yapılmasını zorunlu kılmasıdır.

128/1/7

*Bu madedde yaepılan değişiklik ile, yakalanan şahsın gözaltı süresinin savcının talebi ve sulh hakiminin kararı ile yedi güne kadar çıkarılabilmesine ilişkin hüküm kaldırılmış, tutuklamada olduğu gibi Yakalamanın ve yakalama süresinin uzatılmasına ilişkin emrin de yakalananın bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, Cumhuriyet savcısının kararıyla gecikmeksizin haber verileceği hükmü getirilmiştir.

316/4/2

*Bilindiği üzere temyiz edilen kararlara ilişikin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnameleri sanığa tebliğ edilmemekte idi. Yeni düzenleme ile tebliğ kuralı getirilmiştir. Ancak bu kuralda daha sonra 4829 sayılı yasa ile bazı sınırlamalar ile birlikte değişiklik yoluna gidilmiştir. Buna göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname, hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi halinde sanık veya müdafii ile müdahil, şahsî davacı veya vekillerine dairesince tebliğ olunacaktır. İlgili taraf tebliğden itibaren yedi gün içinde yazılı olarak cevap verebilir. Yine tebligatta Tebligat Yasası 35.madde hükmü uygulanacaktır.

327/3/7-A,13,Geçici 2
335/3/7-B,13,Geçici 2
5/3,5,Geçici 1

*3.uyum paketiyle CMUK 327.madeden sonra gelmek üzere 327/a maddesi vazedilmiştir. Bu düzenlemeye göre Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları hakkında kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde Yargıtay Birinci Başkanlığından muhakemenin iadesi isteminde bulunabilecektir. İstem,Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenerek reddedilmemesi halinde dosya davaya bakması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verecektir.

Daha sonra 4793 sayılı 5.uyum yasası ile yukarıda anılan bu düzenlemeden vazgeçilmiş, doğrudan 327.maddeye 6.bent eklenerek; “Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu halde, muhakemenin iadesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir” düzenlemesi yapılmıştır.

Bu düzenlemeden önce kesinleşmiş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları yönünden yasanın yürürlüğe girdiği 04.02.2003 tarihinden itibaren bir yıllıkbir süre öngörülmüştür.

335.madenin “Muhakemenin iadesi talebinin kabule şayan olup olmadığına dair olan karar duruşma yapılmaksızın verilir” şeklindeki son fıkrası kaldırılarak iadei muhakeme taleplerinin duruşmalı yapılması yolu açılmıştır.

EK-7/7/5

*CMUK”a eklenen bu madde ile işkence ve kötü muameleyi düzenleyen TCK 243,245.maddelere ilişkin yargılamalara sürat verilmeye çalışılmıştır. Ancak benzer düzenlemelerin uygulamada geçerliliğinin bulunmadığını, tutuklu işlerde dahi üç aya yakın duruşma günleri verildiğini ve adli tatillerdeki nöbetçi hakimlerin dosyayı bilmediği ve insiyatif alıcı kararlar vermediğini belirtmek isteriz.


1086-HUKUK UZULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU

445/5/1
445-A/3/6-A,13,Geçici 2
5/5,Geçici 1
447/5/2
448/3/6-B,13,Geçici 2
5/5,Geçici 1

*HUMK 445.madeden sonra gelmek üzere 445/a maddesi vazedilmiştir. Bu düzenlmeye göre Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları hakkında kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde Yargıtay Birinci Başkanlığından muhakemenin iadesi isteminde bulunabilecektir. İstem, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca incelenerek reddedilmemesi halinde dosya davaya bakması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verecektir.

Daha sonra 4793 sayılı yasa ile yukarıda anılan bu düzenlemeden vazgeçilmiş, doğrudan 445.maddeye 11.bent eklenerek; “Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması.” ve 447.madde 3.fıkra ile”445 inci maddenin birinci fıkrasının 11 inci bendinde yazılı sebepten dolayı iadei muhakeme müddeti Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıldır.” Düzenlemesi yapılmıştır. Bu düzenlemeden önce kesinleşmiş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları yönünden yasanın yürürlüğe girdiği 04.02.2003 tarihinden itibaren bir yıllıkbir süre öngörülmüştür.

448.madenin iadei muhakeme incelemesinin duruşmasız yapılacağına ilişkin son fıkrası kaldırılarak iadei muhakeme taleplerinin duruşmalı yapılması yolu açılmıştır.


2577-İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU

53/6/6
G.5/6/7

*CMUK VE HUMK’ta yapılan düzenlemelere paralel olarak İYUK’da da düzenleme yapılmıştır. Buna göre iadei muhakeme nedenlerini düzenleyen İYUK 53 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasına aşağıdaki (ı) bendi eklenmiştir.Şöyleki;
ı) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması.
Yine İYUK 53 maddenin (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesi değiştirilerek ; ”Yargılamanın yenilenmesi süresi, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gündür.” Şeklini almıştır. Bu düzenlemeden önce kesinleşmiş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları yönünden yasanın yürürlüğe girdiği tarihinden itibaren bir yıllıkbir süre öngörülmüştür.


2253 - ÇOCUK MAHKEMELERİNİN KURULUŞU, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN

6/7/8,35-A

*2253 sayılı yasanın 6.maddesinde Çucuk Mahkemeleri için öngörülen yaş sınırını 15’ten 18’çıkarmıştır, böylelikle bundan sonra 18 yaşıhdan küçük kişiler çocuk sıfatıyla anılan mahkemede yargılanacak ve 2253 sayılı yasanın getirdiği düzenlemelere muhatap olacaklardır.

7.uyum yasası ile Çocuk Mahkemelerinin görevlerine sınır getiren 2253 sayılı yasanın 6.maddesinin 2.fıkrası kaldırılmıştır. Bu fıkra ile ;Oloğanüstü haller, sıkıyönetim ve savaş hali ile askeri mahkemelerin görevlerine giren suçlar ve Anayasanın 143 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan suçlara dair hükümler saklı..” tutulmakta idi. Bundan sonra sayılan hallerde de çocuk mahkemeleri yetkili olacaktır.

34/4/37

*2253 sayılı yasanın 34.maddesi adli sicil ile ilgili olup kaldırılmıştır. Aşağı yukarı benzer bir düzenleme 3682 sayılı Adli Sicil Kanunun 5.maddesine eklenen fıkra ile getirilmiştir. Bu fıkraya göre de, soruşturma ile ilgili olarak savcılık, mahkeme ve TBMM seçimleri ile ilgili oarak seçim kurulları bu bilgileri isteyebilecektir. Çocuklar için tutulan sicil bilgileri başka hiçbir iş ve konu için kullanılamayacaktır.


353-ASKERÎ MAHKEMELER KURULUŞU VE YARGILAMA USULÜ KANUN

11/7/6

*Yapılan değişiklik ile Askeri Ceza Kanunu 58.maddesi yollaması ile TCK 153,155 ve 161 maddede yazılı (askerleri ve halkı askerlikten soğutmak ve savaş anında halkın mukavemetini kırmaya yönelik fiilleri içeren)suçları işleyenler Askeri Ceza Mahkemesinde yargılanmayıp, genel mahkemelerde yargılanacaklardır.


657-DEVLET MEMURLARI KANUNU

13/2/3

*657 sayılı yasanın 13.maddesi kamu görevlilerinin zarar verdiği kişilerin tazminat taleplerini düzenlemekte ve kişilere devletçe ödenen tazminatın memurdan rücuan alınacağını düzenlemekte idi. Bu düzenlemeye ek yapılarak işkence ve kötü muamele sonucu Avrupa ienszan Hakları Mahkemesi kararları uyarınca ödenen tazminattan dolayı da sorumlu personele rücuan bu tazminatı ödettirileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır.


4483-MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN

2/4/33

*Bu düzenleme ile TCK 245-son, CMUK EK-7 ile yapılan düzenlemelere paralel olarak, işkence ve kötü muamelede bulunan kamu görevlisi hakkında yetkili amirin izni alınmaksızın doğrudan Cumhuriyet savcılığınca soruşturma yürütüleceği hükme bağlanmaktadır.


430 sayılı Olağanüstü Hal Bölge Valiliği ve Olağanüstü Halin Devamı Süresince Alınacak İlâve Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname

3-C/4/32

*Maddenin bu yeni şekli ile,Hükümlü veya tutuklular, olağanüstü hal ilanına neden olan suçların soruşturulmasında ifade alma, yer gösterme, yüzleştirme, teşhis ve tıbbi muayene için Olağanüstü Hal Bölge Valisinin teklifi üzerine, yetkili Cumhuriyet Başsavcısının talebi ve hakimin kararı ile, ceza infaz kurumu veya tutukevinden alınabilmesi süresi on günden dört güne indirilmiştir. Yine hakimin karardan önce hükümlü veya tutukluyu dinlemesi gerektiği, kişinin konumunun gerektirdiği haklardan yararlanacağı ve giderek cezaevinden çıkış ve girişte doktor raporu alınmasının zorunlu olduğu düzenlemesi getirilmiştir.


3682-ADLİ SİCİL KANUNU

5/4/30

*Bu madde ile 2293 sayılı Çocuk Mahkemeleri Kuruluş kanunun 34.maddesi karşılanmıştır Adli Sicil Kanunun 5.maddesine eklenen fıkra ile ,çocuklar hakkında tutulan sicil bilgilerini, soruşturma ile ilgili olarak savcılık, mahkeme ve TBMM seçimleri ile ilgili olarak seçim kurulları isteyebilecektir. Çocuklar için tutulan sicil bilgileri başka hiçbir iş ve konu için kullanılamayacaktır.

8/4/31

Adli Sicil Kanunu 8.madde ile şu değişiklikler yapılmıştır. Eski haliyle (8-b maddesi uyarınca) silinmesi mümkün olmayan; Zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik,inancı kötüye kullanmak, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile beşyıldan fazla ağır hapis veya hapis cezasına mahkûmiyet gibi hallerde artık infazın üzerinden on yıl geçmesi ile bu kayıtların silinmesi mümkün olacaktır. Bu gibi durumlarda çocuklar için 15 ve 18 yaşa göre yapılan ayrım kaldırılarak 18 yaşa göre tek bir düzenleme yapılmış ancak düzenleme 15 yaşa ilişkin süreler korunarak yapılmıştır. (5 yıl ve 2 yıl)

9/6/13

Bu maddeye eklenen “Özel kanun hükümleri saklıdır.” Fıkrası kapsamına girebilecek özel kanunlar hakkında kanun gerekçesi başta olmak üzere bir saptama yapamadığımız için bir değerlendirme yapamıyoruz.


2908-DERNEKLER KANUNU

1/7/10

*Dernekler kanununun amacını gösteren birinci maddesinde yapılan değişiklik ile gerçek kişi yanında tüzel kişilerin de dernek kurucusu olabileceği düzenlemesi getirilmiştir. Böylelikle, dernek tanımı; kazanç paylaşma dışında ve kanunla yasaklanmamış belirli bir ortak gayeyi gerçekleştirmek üzere en az yedi gerçek veya tüzel kişyinin bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birliştirmek suretiyle oluşturdukları kuruluş şeklinde bir tanıma kavuşmuştur.

4/2/5-A
7/11

*Dernekler kanunu 4.maddesi iki defa değiştirilmiştir. Son değişiklik ile, dernek kurma hakkının istisnaları daraltılmıştır. İstisnaların birinci maddesindeki, yargı mensupları , mülki idaere amirliği kadroları ve milli eğitime bağlı özel ve kamu görevlisi öğretmen ve idareciler ve öğrenciler istisna olarak sayılmamıştır. Yalnızca Türk Silâhlı Kuvvetleri ile genel ve özel kolluk kuvvetleri mensupları sürekli olarak istisna kapsamında sayılmıştır. Bunlar dışındakiler için özel kanunlarında dernek kuramayacakları belirtilip belirtilmediğine bakılacaktır.

İşlenmiş suçlar nedeniyle getirilen istisnalar hem konu hem de süre yönünden daraltılmıştır. TCK 125-173 maddelerdoe düzenlenen devlet şahsiyetine karşı suçlardan mahkumiyet yerinde durur iken bu suçlara alenen tahrik etmek ibaresi kaldırılmıştır. Tabi ki TCK.172.madde hükümleri saklı kalacaktır. Yalnızca bunun yerine yüz kızartıcı suçları düzenleyen bendin devamına terör suçları ile terör eylemlerine katılma, tahrik ve teşvik suçlarından mahkum olma dernek kurma hakkının süreli istisnası olarak getirilmiştir. Basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflâs, kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma,devlet sırlarını açığa vurma(ki,kanımızca mükerrer ifadedir.TCK137-138 nedeniyle) suçları da iki yıllık bir süre için dernek kurma hakkının istisnası olarak sayılmıştır.
Düzenleme ile, TCK 312/2 maddeden mahkumiyet, TCKT 536/1-3, 537/1-5 madde suçlarını siyasi ve ideolojik nedenlerle işleme, herhangi bir şekilde ağır hapis, taksirli suçlar hariç beş yıl ve üstü hapis cezası almış olanlar ile bir siyasi partiden kesin olarak ihraç edilenler ve siyasi partinin kapatılmasına neden olanlara ilişkin düzenlemeler kaldırılmıştır. Bunun yanında TCK 316,317 ve 318 maddelerde düzenlenen kalpazanlık suçlarından mahkum olanlar istisna kapsamında tutulmakla birlikte iki yıllık süre sınırı getirilmiştir.

Yine kurulması yasaklanmış dernekleri kuranlar ve yönetenler ile dernekler için yasaklanmış faaliyetlerde bulunmaları sebebiyle mahkemece kapatılmasına karar verilen derneklerin yöneticileri kapatma kararının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl olan süre bir yıl olarak değiştirilmiştir.

5/2/5
4/17

*Kurulması yasak olan dernekleri düzenleyen 5.maddenin önce azınlık yaratmaya ilişkin 6.bendi değiştirilmiştir. Daha sonra 4.uyum yasası ile 13 bent halinde sayılan yasaklar kaldırılarak tek bir bende indirilmiştir. Buna göre; Madde 5. - Anayasada belirtilen Cumhuriyetin temel nitelikleri ile 174 üncü maddesinde belirtilen inkılâp kanunlarının korunması hükümlerine, millî güvenliğe ve kamu düzenine, genel sağlık ve genel ahlâka aykırı olarak; Türkiye Cumhuriyetinde ırk, din, mezhep ve bölge farklılığı veya bunlara dayanarak azınlık yaratmak ve Türkiye Cumhuriyetinin üniter Devlet yapısını bozmak; Atatürk’ün kişiliğini, ilkelerini, çalışmalarını veya anılarını kötülemek veya küçük düşürmek ya da başkalarının hürriyetlerini kısıtlamak amacıyla, dernek kurulamaz. Şeklini almıştır. Yeni düzenleme ile 5.madde sadeleştirilmiş ancak sınırlamalar azaltılmış değildir.

Düzenlemeden sonra, eski 6.bentte yazılı “Türk dilinden veya kültüründan ayrı dil ve kültürleri korumak, geliştirmek ve yaymak” yasak kapsamından çıkarılmıştır.

11.bentte düzenlenen siyasi içerikli çalışma da dernekler kanunu kapsamından çıkarılmıştır. Ancak bu tür çalışmalar için siyasal partiler yasası ve diğer özel yasalar ile dernek tüzüğünün de uygunluğunu aranacaktır.

Yeni düzenleme ile Yüksek öğretim kurumlarındaki derneklerin bir tane ile sınırlanması kuralı da dernekler yasasından kaldırılmıştır.

6/2/5-B
4/18

* 6.maddede yapılan değişiklik özellikle dile ilişkin olanıdır. Buna göre Türkçe’den başka bir dille hazırlanmış yazılı, sesli ve görsel malzemeler dernekler tarafından kullanılabilecektir. Dile ilişkin tek sınırlama, Türkiye Cumhuriyetinin resmi kurumları ile yapılacak yazışmalarda Türkçe kullanılmasına ilişkindir. Bu sınırlama 2.uyumda bütün resmi işlemler için getirilmiş idi. 6.maddede getirilen düzenleme ile , derneklerin mühür ve başlıklı kağıtlarda isim ve varsa işaret dışında başka isim ve işaret kullanmasına ilişkin sınırlama da kaldırılmıştır. Yine dernekler için getirilen sınırlamalara dernek üyelerinin de uymasını öngören düzenleme kaldırılmıştır.

7/2/7-D

*Dernekler kanunu 7.madde kaldırılarak derneklerin uluslarası faaliyet yasağı, yurtdışında kurulan dernek ve kuruluşlara katılma yasağı ve yurtdışında kurulan derneklerin Türkiye’de şube açma yasağı kaldırılmıştır. Ancak Medeni Yasa 94.madde ile yabancı derneklerin faaliyetleri içişleri bakanlığının iznine tabi bulunmaktadır.

8/7/12

*Düzenleme ile, dernek tüzüğünde kurucuların unvan (ad-soyad yanında), (meslek ve sanat yanında) faaliyet konularının da dernek tüzüğünde belirtilmesi kuralı getirilmiştir.

10/7/13

* Düzenleme ile birden fazla ilde faaliyet gösterecek derneklerin kuruluş bildirisi ve eklerinin doğruluğu ile tüzüklerinin içişleri bakanlığınca denetlenmesinin (eski; doksan gün değil) altmış gün içinde olacağı belirtilmiştir.

11/2/7-D
3/3-A
4/37
12/2/7-D
3/3-B
4/37

* 7.madde ile birlikte 11 ve 12 maddeler de kaldırılarak derneklerin yurt dışı faaliyeti yine yurt dışında kurulan derneklerin Türkiyede şube açabilmelerinin önü açılmıştır. Ancak Medeni Yasa 94.madde ile yabancı derneklerin faaliyetleri içişleri bakanlığıının iznine tabi bulunmaktadır.

15/3/3-C

*15.maddenin eski halinde Emniyet Genel Müdürlüğüne verilen kayıt işlerinin bu defa İçişleri Bakanlığı nezdinde Dernekler Daire Başkanlığınca görülmesi kararlaştırılmıştır. İllerde il emniyet müdürlüğü nezdinde tutulan kayıtların da valilikler nezdinde tutulacağı kararlaştırılmıştır.

16/4/19
7/14,35-B

* 16.maddede de 4.maddede yapılan değişikliğe uygun olarak, 3.paragrafın birinci cümlesinde yazılı istisnalar(ki,yeni şekli ile yüz kızartıcı ve terör suçlarına ilişkindir ) ile 4.paragraf( ki, dernek kapatılması ve siyasi pa